Yazı

Psikoloji ve Spor
Psikoloji ve Spor 

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

Özellikle ülkemizde spor alanında henüz oturmamış konulardan bir tanesi de sanırım Spor psikolojisi olsa gerek; şayet spor psikolojisini tam anlamıyla kullanılabilseydik, bu gün tam karşılığı olan ve özellikle profeyonel futbol da tam anlamıyla bir kaos olarak yaşanan bazı olaylar yaşamazdık kanısını taşıyorum;

Burada sporda başarılı olmanın, ya da sporcunun performansını optimal düzeye ulaştırılacak asıl parametrelerin hiç kuşkusuz; o spor dalına uygun yeteneklerini, kişilik yapısını ve kendi spor dalına bakış açısı ile motivasyonuna bağlı olduğunu bir kez daha hatırlatmakta yarar görmekteyiz.
 
Spor psikolojisinin; iki önemli konu üzerinde yoğunlaşır, bunlardan birincisi; sporcunun performansını engelleyen gerek içsel ve gerekse dışsal psikolojik faktörlerileri(kaygı, korku v.s.) ortadan kaldırmaya yönelik çalışmalar yaparken, ikinci işlevi olan; sporcuların performanslarını optimal düzeye ulaştırabilecek (motivasyon, dikkat, konsantrasyon vs.) yollarını araştırır.
 
Durum böyle iken günümüz sporu yönetenlere baktığımızda en alttaki bireyinden (sporcunun kendisinden) en üstteki bireyine (sporu yöneten ve yönlendirenlere) kadar her bireyin kendine göre haklı sayılabilecek ama özünde olmaması gereken açıklamalarını ve tartışmalarını izliyor ve üzülüyoruz.
 
Sporda belirli bir aşamayı elde etmiş toplumlarda olaylar çok daha farklı bir boyutta tartışılırken; yani sporcunun sadece fizyolojik parametreleri değil aynı zamanda psiko-sosyal yapısı toplum içerisinde örnek davranışlarıyla tartışılırken, bizlerin özellikle ülkemizde bulunan futbol külüplerimizin % 90 nının batacak durumda olması bizleri son derece üzmaktadir.
 
Bu durumu gördükçe sanırım spor psikolojisinin yeni bir araştırma alanı olarak sporcuların dışında Yönetici, antrenör, hakem, gözlemci ve seyircilerle ilgili oldukça fazla çalışmalar yapmasının gerekli olduğunu kanıtlamaktadır.
 
Özellikle Profesyonel spor kulüplerinde yöneticilik yapan kişilerle de psikolojik destek çalışmaları yapılmalı, yol göstermeli diye düşünüyorum, bunun gerekçesi olarak, günümüzde sporu bir entegre (karma) bilim dalı olarak kabul eden ve onu bu şekilde algılayan gerek antrenör ve gerekse yöneticiler daha başarılı olmaktadırlar.
 
Bunun altında yatan en önemli kavramdan bir tanesi de, hani sık sık kullanılan “Takım olabilmek” “Takım ruhu” vs. gibi kavramlarını sıkça duyar olmamızdır.
 
Ne varki, iyi bir takım ruhuna sahip olabilmenin altında yatan önemli bir faktör bireylerin ayrı ayrı hem bilgi birikimine, hemde bilimselliğe ve hem de yaptıkları işi önemsemelerine bağlıdır.
 
Sosyal Psikolojisinin en önemli konularından biri, Denetim Odağı”dır. Burada sporcular başarı ve başarısızlıklarını ya kendi yetenek çaba ve çalışmalarına bağlarlar, ya da bunların dışında kalan şans gibi dışsal faktörlere yüklemlerler.
 
Bu kural, yaşamımızın her alanında geçerli olduğu gibi, takımları yöneten idareciler için de çok önemli ve geçerlidir.
 
Köneticilerin kendi spor kulübünü oluşturan bireylerle mutlaka sağlıklı bir iletişim kurmaları gerekir, kuramamaları durumunda, sonuç sanırım hüsran olur.
 
O halde yapılması gereken önemli bir konu vardır; oda yetkilerinizin olduğu dönemlerde sadece takımın bazı bireyleri ile değil takımı oluşturan tüm bireylere sağlıklı bir iletişim kurarak onları eğitmekle mümkün olacağı kanısını taşımaktayım.
 
Burada, futbolda takımını oluşturan bireyler; sporcusu, antrenörü, idareci, masörü, doktoru, psikologu, teknik elemanı ve tabii ki seyircisi akla gelmelidir.
 
Ayrıca unutmamamız gereken; şayet futbol sporu söz konusu olduğunda burada takımı oluşturan bireyler; Federasyon Başkanı, Kulüpler ve kulüp yöneticileri, Teknik Adamlarla Antrenörler, Medya, Hakem ve Taraftarlar oluşturur. Bu farklı spor dallarındada aynen böyledir.Şayet bir başarısızlık ve düzensizlik varsa yukarıda saydığım her kişi sorumludur.
 
Şayet biz bu takımı tam anlamı ile eğitip, oluşturabilirsek başarısız olmamızın altında tek bir neden kalır, oda yetenek, çaba ve çalışması bizden daha iyi olan rakiplerimiz kazanacaklardır. Ne zamanki böylesine bilimsel çalışmalara inanmaya başlar kazanma ve kaybetme nedenlerimiz üzerinde ciddi araştırmalar yaparız, işte o zaman sporda başarılı olma yolunda aşama kaydetmiş oluruz. En içten saygılarımla.
 
Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

13 Haziran 2009  16:16:28 - Okuma: (572)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik