Yazı

Nazım Hikmet…
Nazım Hikmet… 

Yaşar Varış

Nazım Hikmet aramızdan ayrılalı tam 46 yıl oldu. Bu büyük şairimizi EĞİTİM-SEN Ödemiş temsilciliği belediye nikâh salonunda düzenlediği güzel bir çalışma ile andı.

EĞİTİ-SEN Ödemiş temsilcisi TAYFUN BENGİ’yı ve yönetim kurulu üyelerini yürekten kutluyorum.
Kimdir Nazım Hikmet?
Nazım Hikmet 15 cak 1902’de Selanik’te doğdu. Heybeliada Bahriye Mektebi’ni bitirdikten sonra Hamidiye Kruvazörü’nde güverte subayı olarak görev yaparken rahatsızlığı nedeniyle bu görevinden ayrılmak zorunda kaldı.
1921 yılında kurtuluş savaşına katılmak için Anadolu’ya geçti. Bolu’da öğretmen olarak görevlendirildi. Daha sonra Moskova üniversitesine devam ederek siyaset ve iktisat okudu.
1924 yılında yurda döndü. Bazı gazetelerde şiir ve siyaset üzerine yazılar yazmaya başladı. Şiirleri ve yazıları nedeniyle sık sık kovuşturma geçirdi, hapse atıldı. 1938 yılında düşüncelerinden dolayı 28 yıl hapse mahkûm olup Çankırı ve Bursa cezaevlerinde hapis yattı.
1950 yılında özgürlüğüne kavuşunca ülkesinde rahatça şiir yazamayacağını, kitaplarını yayınlayamayacağını anladığı için tekrar Moskova’ya gitmek zorunda kaldı. 1951 yılında TC vatandaşlığından çıkarıldı. 3 Haziran 1963 yılında geçirdiği bir kalp krizi nedeniyle vefat etti. Moskova’da Novodeviçye mezarlığında toprağa verildi.
Bu güne kadar çok şey söylendi Nazım Hikmet için.
Kimi bağnazlar O’nun için “vatan haini “ dediler. Kimileri “gominist” dedi. Kimileri de onu “bir büyük Türk şairi” olarak bildi, ama söyleyemedi. Kimileri de O’nu “hem bir vatansever, hem de uluslar arası usta bir şair” olarak hep haykırdılar.
Doğrusu da bu idi.
Nazım Hikmet Türkiye’nin yetiştirdiği dünya çapında bir şairimizdi. Ona “gominist” diyenler bile partilerinin kongrelerinde onun
“Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür,
Ve bir orman gibi kardeşçesine” şiirini okuyarak adeta ondan özür dilemek zorunda kaldılar. Gelişmeler ve zaman onu haklı çıkardı. O, hak ettiği büyük yeri insanlığın gönlünde aldı.
Bu gün, her 3 Haziran’da Nazım Hikmet mezarı başında anıldığı gibi, ülkemizin her yerinde salon toplantıları ile panellerle anılıyor.
Edebiyat öğretmenimiz SELİM ŞAHAN’ın sunuculuğunu yaptığı ve arada okuduğu güzel Nazım şiirlerleri ile izleyicileri coşturan gece de bu anma toplantılarından biri idi.
Sevgili  MELİH UZUNKOL’un ezbere okuduğu şiirlerle solonu dolduran konuklar onu daha iyi anladılar, duygulandılar, düşündüler.
Bir dönem öğretmenliğini yapmaktan onur duyduğum İBRAHİM FİLİZKIRAN da Nazım Hikmet’in şiirlerinden oluşan Türkülerle geceye daha bir renk kattı. O’na sazı ve gitarıyla eşlik eden HAKAN ve ABİDİN öğretmenlerimiz de başarılı idiler.
Gecenin hazırlanmasında emeği geçen ve izleme cesareti gösteren herkesi kutluyorum. Nazım Hikmet ülkemizin yetiştirdiği ender insanlardan biridir. O’nu geçmişte çok üzmüşüz. Vatan hasreti ile yurt dışında ölüme zorlamışız. Bari bundan sonra bu gibi toplantılarla anıp kendimizi affettirelim.
Bir de vasiyetini yerine getirip onu Anadolu’da bir köye taşıyıp, mezarı başına da bir çınar ağacı dikersek sanırım bizi affeder. 10.06.2009

10 Haziran 2009  14:36:10 - Okuma: (506)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik