Yazı

AHISKA TÜRKLERİ–13
AHISKA TÜRKLERİ–13 

Asil S. Tunçer

1944 yılının 14–15 Kasım gecesinde, Stalin'in emriyle eli silah tutan erkekler Almanlara karşı savaşmak için cepheye gönderilirken,

17.000'i çocuk ve 13.000'i yaşlı kadın ve erkekten oluşan toplam 30.000 Türk, Ahıska ve çevresinden olmak üzere yaklaşık 220 köy ve yerleşimden toplanıp, hayvan vagonlarına 60'ar 60'ar doldurularak, vatanlarından çıkartılarak Özbekistan'a yani Orta Asya'ya sürgün edilmiştir. Üzerlerinden kilitlenmiş ya da kaynaklanmış kapılar ancak 1 hafta ve bazen 10 günü bulan sürelerden sonra ancak belli istasyonlardaki duraklamalarda açılmıştır. Bu da sadece içerideki ölüleri alıp dışarı atmaya yaramıştır. Çünkü insanlar yeme-içme ve tuvalet gibi ihtiyaçlarını karşılayamadıklarından çoğu kendiliğinden yaşamını yitirmiş, kimiyse (ki özellikle kadınlar) intiharı seçmişlerdir. Toplam 1,5 ay süren bu yolculuktan sonra toplam 30.000 Türk bu şekilde soykırıma tabi tutulmuştur. Operasyon, yük ve hayvan taşımakta kullanılan trenlerle gerçekleştirildiğinden, insanlar vagonlara çuval gibi sıkış-tepiş doldurularak kapılar üstlerinden kilitlendiğinden, vagonlardaki insanların gidecekleri yere varmadan yolda ölmeleri amaçlanmıştır. Cesetler, vagonlardan alınıp, alelacele açılan çukurlara atılmıştır. Ahıska Türklerinin sağ kalabilenleri, işte böyle bir yolculuktan sonra, yalnızca üzerlerindeki elbiselerle Fergana Vadisi'ne gelebilmişlerdir. Sovyet idaresi; bir şekilde hayatta kalmayı başarabilenler içinse onların açlıktan, hastalıktan, soğuktan ve mikroptan ölmeleri için de elinden gelen her türlü şartı hazırlamıştır.
 
Bazı kaynaklar bilinçli olarak Almanlara karşı ön saflarda ileri sürülen Türk askerlerinin çoğunun geri dönmediğini ve bir başka deyişle bilinçli katliama tabi tutulduğunu belirtirler. Bu rakamları da soykırıma tabi tutulan Ahıska Türklerinden hayatını kaybedenlerin sayısına ilave edecek olursak şayet bu rakamın çok daha yukarılara çekilebileceğini unutmamak lazımdır. Kısaca Stalin'in döneminde sürgüne maruz kalan toplam Ahıska Türkünün 120.000 civarında olduğu ve neredeyse bu rakamın yarısının soykırım, katliam ve bilinçli öldürme, işkence ve sakatlanmaya maruz bırakıldıkları söylemek mümkündür.
 
Öte yandan farklı zaman ve yollarla Özbekistan'da ikamete zorlanan Ahıskalı Türklerin sayısının 1989 yılına gelindiğinde, çoğunluğu Özbekistan'ın Fergana Vadisi'nde olmak üzere 106.000 Ahıska Türkünün yaşamakta olduğunu biliyoruz. Daha sonra kendilerine karşı düşmanca davranılması nedeniyle Ahıska Türklerinin çoğunun Özbekistan'dan ayrılmak zorunda kaldığı da bilinenler arasındadır.
 
Kendilerine 'Ahıska Türkler' denilmesinden hoşlanmayan bu insanlar sadece "Türk" diye çağrılmaktan hoşlanıyorlar: 
 
" Biz, Osmanlı Türkleriyiz. Siz ne kadar Türk'seniz, biz de o kadar Türküz".
 
Biz yine de hoşgörülerine sığınarak, çoğunluğunu oluşturdukları bölge adıyla adlandırıp bu yazı boyunca kendilerinden 'Ahıska Türkleri' olarak söz edelim. Onlar gerçekten Osmanlı Türkleri olarak anılmaya değer kardeşlerimiz, bizim insanlarımızdır.
 
Sovyet Sosyalist Cumhuriyetleri Birliği (SSCB)'nin dağılmasıyla bağımsızlığına kavuşan Türk Cumhuriyetleri'nde, Kırım'da ve Tataristan'da Türkler yaşıyorlar. İçlerinde Türk olduklarını kabul etmeyen insanlara rastlamak mümkündür. SSCB yönetimi, idaresi altındaki Türklere, yaşadıkları bölgelere göre milliyetler yakıştırıp etiketlemişlerdir: Azerî, Özbek, Kazak, Kırgız ve Tatar gibi. Gezip görenler, inceleyenler bilirler; bu insanlar kendilerini " biz Özbek'iz" veya "Tatar'ız" ya da "Kazak'ız" diye tanımlarlar. Ahıska Türkleri ile Gagavuz (Gökoğuz) Türkleri ise istisnasız olarak " biz Türküz" derler.
 
Özel ilgi ve bilgi sahibi dışındaki insanlarımız Ahıska Türklerinin mevcudiyetinden 1989 yılında haberdar oldular. O tarihte Ahıska Türkleri, Özbekistan'ın Fergana vadisinde sürgün hayatı yaşıyorlardı. Komünistlerin provakasyonu ile bölgenin yerlisi olan Özbek kardeşlerimiz, taş ve sopalarla Ahıska Türkleri kardeşlerimize saldırdılar. Yaklaşık 500 Ahıskalı Türk bu saldırılarda öldü. Binlercesi de yaralandı. Çatışma gazetelerde ' Özbek-Meshet / Misket Kavgası' başlıklarıyla yer aldı.
 
Nereden çıkmıştı bu Meshet-Masket-Misket ismi?
 
Ahıska ve çevresine, bölgede bulunan Rusların verdiği coğrafî isim: Mesketya idi. Bölge halkına da Mesketler deniliyordu. Gürcüler de bu ismi benimsemişlerdi. Daha sonra bölgenin Türkçe ismi öğrenildi ve doğrusu kullanılır oldu.
 
Tarihin her döneminde mazlum, her döneminde mağdur edilmiş Türkler içerisinde vatansız bırakılmış, vatansızlığa mahkûm edilmiş tek grup, Ahıska Türkleri'dir. Kırım ve Kazan Türkleri, Çeçenler ve diğerleri... Hepsi iyi veya kötü şartlarda eski vatanlarına döndüler. Bu hak yalnızca Ahıska Türklerine verilmedi.
 
Ahıska Türkleri'ni bulundukları ülkede gemi mühendisi, öğretmen, inşaat ve makine mühendisi, doktor veya kimyager olarak görmek mümkün. Pek çoğu aynı zamanda müzisyendirler. Acılarını notalara döküyorlar veya yorumlarıyla tarihlerini yaşatıyorlar.

6 Haziran 2007  22:20:38 - Okuma: (997)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik