Yazı

Bir Ulu Çınar Devrildi
Bir Ulu Çınar Devrildi 

Özcan Nevres

Tüm yaşamını bilime, insanlığa ve eğitime adamış bir büyük bilim adamıydı Türkan Saylan.

Yalnız Türkiye değil tüm dünya için ağır bir kayıptır Saylan'ın ölümü. Hastalığının en ağır seyrettiği süreçte bile yardım severliğinden en küçük bir ödün bile vermemişti. O bilim adamlığı yanı sıra yoksul çocukların okumasını sağlamak için her türlü fedakarlığı yapan büyük bir insandı.
Cüzzam nedir bilir misiniz? Tıptaki adıyla lebra. Gençlerimiz nereden bilecekler bu meşum hastalığı? Ben bile bu hastalığı Datça'da yaşadığım yıllarda öğrendim. Su motorları tamir eden bir ustanın babası cüzzamlıydı. Hastalık burnunu tamamen yok etmiş, burnunun olması gereken yerde sadece iki delik vardı. Bir kulağının kepçesi de bu hastalığa kurban gitmiş olduğu için kulağın olması gereken yere kalın bir bez tampon uygulamıştı. Adamın bu halini ilk gördüğümde babanıza ne oldu böyle diye sordum. Zira cüzzam hastalığı hakkında filmlerde gördüklerimden başka Hiçbir bilgim yoktu. O filmler sayesinde cüzzamın son derece bulaşıcı olduğunu öğrenmiştim. Türkan Saylan'ın Türkiye genelinde yok ettiği bu korkunç hastalığa yakalananlar tüm insanlardan tecrit ediliyorlardı. Arkadaşım babamın bu durumuna cüzzam hastalığı neden oldu dediğinde bildiğim kadarıyla bu hastalık son derece bulaşıcı dediğimde artık cüzzam tedavi edilebilir bir hastalık oldu. Bu yüzden de artık bulaşıcı değil dedi. Aradan yirmi beş yıl geçtiği halde halen o adamın o hastalıklı hali gözlerimin önünden gitmiyor. Eğer Türkan Saylan cüzzamın tedavi edilmesi sağlanmasaydı o adamın ve aynı hastalığa yakalanın durumu ne olurdu diye düşünmek bile istemiyorum.
Türkan Saylan öncesi cüzzam hastalarının yanına Hiçbir doktor ve sağlık uzmanı yaklaşmak istemiyordu. Ama o hiç çekinmeden gidip hastaların yanına oturmuş. Onları tedavi etmekle kalmamış çok iyi bir moral kazanmalarını da sağlamıştır. Onun sayesinde artık cüzzam hastalığı görülmediği gibi o hastalığın ne olduğu da bilinmez olmuştur.
Türkiye'nin geleceğini karartmak isteyenler, Türk kadınının özgür olmasını hazmedemeyenler Türkan Saylan'ın ölümüne açık açık sevindiklerini belli etmekten utanmıyorlar. Onun gerçek kimliğine yakışmayacak iftiralar yağdırıyorlar. Oysa tüm dinler ölen bir insanın arkasından kötü sözler söyleyenleri hoş karşılamıyor ve günah sayıyor.
Ömrünü bilime ve insanlığa hizmete adamış olan bu değerli insanımızın yaşamı sürece aldığı ödüllere ve yazdığı kitaplara bir göz< atalım. Onun ölümüne sevinenler belki biraz utanırlar.
 
1996’da İstanbul Üniversitesi kendisine “Atatürk İlke ve Devrimleri” ödülünü vermiştir.
İngiltere dermatologlarının derneği olan Dowling Kulübü (1978) ve "Kuzey Amerika Klinik Dermatoloji Derneği" (1996) tarafından onur üyesi seçilmiştir. Bugüne kadar çok sayıda ödüle layık görülmüştür.
“Atatürk İlke ve Devrimleri Ödülü” İstanbul Üniversitesi (1996),
“Ülkemizde Yılın Kadını Ödülü” (1990),
“Melvin Jones Ödülü” (1991),
“Atatürkçü Düşünceye Hizmet Ödülü” İncirli Lions (1996),
“Kuvayi Milliye Ödülü” Haliç Rotary (1997),
“Fahrettin Kerim Gökay Ödülü” Türk Lions Vakfı (1997),
“Türkiye Ziraatçiler Birliği Dayanışma Ödülü” (1998),
“75. Yıl Ödülü” Türk Kadınlar Birliği Şişli Şb. (1998),
“Uğur Mumcu – Muammer Aksoy Ödülü” ADD İstanbul Şubesi (1999),
“Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi Onur” Ödülü” (2000),
İtalya “Foyer des Artistes Kurumu Ödülü” (2001),
Cüzzamlı Hastalara verdiği uzun süreli hizmet ve getirdiği bakış açısı nedeniyle “Hasta ve Hasta Yakını Hakları Derneği 2001 Yılı Ödülü”,
“Atatürk Ödülü” Amerika / Atatürk Topluluğu (2001),
“Sanat Kurumu Onur Ödülü” (2002),
“Atatürk / Çağdaşlık Ödülü” Dünya Atatürkçü Kuruluşları (10 Kasım 2003),
Üstün Hizmet Ödülü” Yıldız Teknik Üniversitesi (2004),
Eğitime yaptığı katkılar nedeniyle “Eğitim Ödülü” TED Koleji,
“Kendinden once hizmet” ilkesine örnek davranışı nedeniyle “100. Yıl Mesleki Başarı Ödülü” Rotary Kulübü,
“İnsan Hakları Ödülü” İzmir Karşıyaka Belediyesi (2004),
Türkiye’nin En İyi Eğitimcisi” Ödülü - Tempo Dergisi (2004),
Kültür Üniversitesi’nin İstanbul genelindeki üniversitelerin öğrenci ve öğretim üyeleri arasında yaptığı anket sonucunda “Yılın En Yürekli Kadını Ödülü” (2004) ,
“Puduhepa Ödülü” - Adana Kütür Sanat Derneği (2005),
“Meslek Hizmetleri Ödülü” Ankara Emek Rotary Kulübü (Ekim 2005),
Toplumsal Barış Ödülü” Barış Radyo,
“İnsan Hakları, Demokrasi, Barış ve Dayanışma Ödülü” -
SODEV Sosyal Demokrasi Vakfı (2005),
“İyi Kalpli Ol Ödülü” Türk Kalp Vakfı (2006),
“Yılın Başarılı İş Kadınları Ödülü” Dünya Gazetesi (2006),
“ÇEK Eğitim Ödülü”, Çağdaş Eğitim Kooperatifi (2006).
Yayınları
2005 yılı başı olarak, toplam 440 yayını bulunmaktadır. Bunların 50’si yabancı dergilerde yayınlanmış tıbbi çalışmaları, 204’ü tıbbi, sosyal ve siyasal içerikli gazete makaleleri, 186’sı ise Türkçe tıbbi dergilerde ve kongre kitaplarında yayınlanmış araştırma, derleme ve olgu bildirimleridir.
2’si kitap, 3’ü seminer kitabı olmak üzere 5 yayını editör grubunda yer almıştır. 1. Basamak Sağlık Hizmetlerinde Deri ve Zührevi Hastalıklar El Kitabı adlı ve 5 baskı yapan ders kitabı, makalelerini içeren ve üç baskı yapan Cumhuriyetin Bireyi Olmak, çocukluk yaşamını anlatan ve 4 baskı yapan “AT KIZ”, son yazılarının toplandığı ve 2003’de yayınlanan Cumhuriyetin Bireyi Olmak II, 2004’te Mehmet Zaman Saçlıoğlu’nca kaleme alınıp T. İş Bankası’nca bastırılan, yaşamının öyküsünü içeren ve altı baskı yapan Güneş Umuttan Şimdi Doğar, 2006’da yayınlanan Cumhuriyet Radyo’da konuklarıyla yaptığı söyleşilerden oluşan “Geçmişten Geleceğe Radyo Cumhuriyet’te Çağdaş İnsan Söyleşileri” olmak üzere altı kitabı yayınlanmıştır. 2005’de Cumhuriyetin Bireyi Olmak I ve II, son dönem yazıları da eklenerek genişletilmiş ve birleştirilmiş baskı şeklinde yayınlanmıştır. Zehra İpşiroğlu’nun Türkan Saylan’la yaptığı, uzun zaman dilimini içine alan bir söyleşiyi kapsayan kitap Yapıcılığın Gücü 2006’da yayınlanmıştır.
Özcan Nevres


19 Mayıs 2009  13:53:51 - Okuma: (508)  Yazdır




İstatistik