Yazı

Yüreğimden bir yolculuk…
Yüreğimden bir yolculuk… 

Elvan Songun

Yüreğimden bir yolculuk…

"yarın... yine yarın... yine yarın...
sürüklenip gidiyor böyle bu boş yaşam,
kayıtlı zamanın son hecesine kadar...
yaşam dediğin yürüyen bir gölge,
bir garip oyuncu;
bir hışım sahnede dolanıp boy gösteriyor;
sonra haber çıkmıyor zavallıdan.
yaşam bir masal; kaçığın birinin anlattığı.
şamata ve öfke dolu baştan başa;
hiç bir anlamı yok…"           
         W.Shakespeare
 
         Senden uzakta böyle düşünüyorum işte. Zaman geçer ve biz büyürüz. Sertleşir dünya.
Ne kadar da kısa hayat. Beni sana bağlayan bu duygu... hep aynı yanım hasret, hep aynı yönüm eksik. Her geçen an… Yaşanmışlıklarımızı çalıyor. Yaşanmamışlarımıza ekliyor bir yenisini.

Söylenenleri söyleme sırası bende.
Yazılanları yazma, anlatılanları anlatma.
Savaşma ya da vazgeçme,
Hissetme ya da yitirme sırası...

Varsayımsal sınırlarımızın derinleşmesi…
ya da yitmesi...
ya da sonradan öğrenilmişliklerin
geri dönüşsüz izleri…
Büyümek yani…

Yenilere bırakacak şeylerim olacak,
Yerimi yenilere bırakacak kadar büyümüşüm de
Yaşamı sorgulayıp duruyorum sürekli.
Yaşam savaşını bir kenara bırakmışım da
Yaşam nedir savaşı veriyorum benliğimle.
 
Ne kadar da özlemişim annem seni. Yine özlem dolu bir sabaha açtım gözlerimi. Bugün senin günün. Bugün, en sevdiğimin en sevdiği o kadar sarılmak isterdi ki ona. Öpmek doyasıya. Sarılmak sımsıkı, hissetmek sıcaklığını. Sana duyduğum öyle sevgi falan değil. Özlem de olamaz bu sadece. Bu öyle bir şey ki içimde, bir türlü geçmek bilmez yarası yarısı yokken yanımda. Beni sana bağlayan bu görünmez bağ. Bu aşk değil de nedir? Bu sana duyduğum: sevgilerin en yücesi, aşkların en tutkulusu, sonsuz özlem, bir yaşama sebebi, hayatımın en güzel bağımlılığı ve en anlamlı varlığım. Birtanem. Annem.
 
Yüzünü birkaç saniye ekrandan görmek bile ne kadar coşturur yüreğimi. Kanatlanır kalbim, yerinden çıkıp yanına uçası gelir bir anda. Her bir müzik; pianonun masumiyeti, gitarın hırçın teli, kemanın yumuşacık sesi titretir yüreğimi.
 
Meleğim… Sevgilerime kanat taktım bugün, ayaklarına da bir not iliştirdim düşlerimden. Kalbimden havalandırıyorum şimdi, yüreğine bir öpücük konduracaklar gelince. Gözlerimdeki tutkumun ışıltısını verdim yıldızlara, üzerine yağdıracaklar bu gece ışıklarını. O parlaklık benim işte. Hep yanında olduğumu hatırlatacak sana. Sıcaklığımı da gözlerinden süzülen o minicik sevgi dolu yaşlara bıraktım, yüreğimden taşan tutkulu sevgimi hissettirecekler sana.
 
Sana sahip olduğum için o kadar şanslıyım ki. Dilerim herkes böyle bir sevgiyi hisseder. Böyle bir duyguyu yaşar bir ömür. En önemlisi kıymetini bilir annesinin, karşılıksız sevgisinin, sefkatinin… Seni çok seviyorum canım annecim. Bana verdiğin her şeyin, bu sıcacık sevgin, kocaman yüreğin, kendimi dünyanın en şanslı kızı gibi hissettirdiğin ve daha niceleri için sana çok teşekkür ederim annecim. Sen benim sol yanım, sağ omzumdaki meleğimsin. Sahip olduğum en büyük güçsün. Her şeyimsin.

10 Mayıs 2009  17:19:18 - Okuma: (1960)  Yazdır




İstatistik