Yazı

Beşparmak’ta 24 Saat–4
Beşparmak’ta 24 Saat–4 

Asil S. Tunçer

Buradaki tanrı figürlerinin kafasında yer alan T biçimli şekillerin benzeri Göbeklitepe’deki tapınakta bulunan taşlarda da var.

Tam dalmışken burnuma çalınan kızarmış sucuk kokusuyla kendime geliyorum. Gürül gürül yanan ateşin başında sıcacık çayımı yudumlarken Erdinç’in hiç bitmeyen hikâyelerinden birini daha dinliyoruz. Saatler 22.30: yatma vaktinin çoktan geldiğini bildiriyor etrafta uçuşan ateş böceklerini zar zor gören yorgun gözlerim. Yumuşacık uyku tulumlarımıza doluşup gecenin ıssız karanlığında bırakıyoruz kendimizi tabiat ananın kucağına. Hem çok yorgunum hem çok mutlu. Dışarıda bazen şiddetlenen lodosun gürültüsü…
 
Döşeğimiz kaya,
Yastığımız taş;
Uykuya dalıyor hızla,
Yere düşen üç yorgun baş.
 
Sabah nasıl olsa zor kalkarım yorgunluktan diye saatimi kuruyorum yine 06.00’ya ama uyandığımda saatin kaç olduğunu tahmin edebiliyor musunuz? 03.30. Göl ile karışık dağ havası bizi hızla dinlendiriyor. Biraz da rekor kırmanın heyecanı olsa gerek. Kolay mı 3 günlük etabı bir günde bitirmek… Çakı gibi kalkıp oturuyoruz; her yer karanlık ve mecburen uykuya tekrar dalıyoruz. Sert bir rüzgâr sesiyle kendimize geldiğimizde yavaş yavaş toplanmaya başlıyoruz. Bir yandan da etrafın aydınlanmasını bekliyoruz. Keklik sesleri arasında tekrar ateş yakıp çay demliyoruz. Zeytin ve tulum peyniriyle dağda kahvaltı: işte hayat bu…
 
Doğa tüm hızıyla uyanırken biz bu sefer zirveden aşağıya yani Karahayıt’a doğru yollanıyoruz. 8 saatte tırmandığımız 1.300 metreyi bu defa 4 saatte ineceğimizi söylüyor kılavuzlarımız. İniş etabımız kıvrımlı, dolambaçlı patikalarla ve iniş-çıkışlarla dolu bir 6 km var önümüzde. Şunu çok iyi anlıyorum ki çıkmak kadar inmek de ayrı bir zanaat. Ayrıca ayakkabılarınız mutlaka dağ tırmanış ve inişine uygun olmalı. Ben bu konuda sınıfta kaldım. Bir anda verilen sürpriz bir kararla ve biraz da iddialaşmayla çıktığımız yolun, çok daha kolay olacağını düşündüğüm iniş etabının da hiç de öyle zannedildiği gibi olmadığını çünkü ayaklar zaten bitmiş durumda. Ayakkabı konusu çok önemli; neredeyse yalınayak yürüyeceğim. Her kaya ve her ağacı ayrı ayrı bellenilmiş ki kılavuzlar yolumuzu rahatlıkla buluyorlar. Saatlerdir büyük bir gürültüyle aktığı halde bir türlü kendisini göremediğimiz Karadere’yle nihayet kesişiyor yolumuz. Bu dağın bu tarafında akan ikinci büyük su bu ve ikisinin de adları aynı. Erdinç bu taraftakine şeker su adını takmış. Şişelerimizi doldurup antik yolla tekrar buluşuyoruz. Kuvvetli rüzgâr ve sel sularının etkisinden yer yer devrilmiş ve kopmuş çam dalları arasında nihayet düzlüğe yani Karahayıt zeytinliklerine ulaşıyoruz.
 
Zirveden ayrılalı 2,5 saat oldu. Patikadan yürürken yer yer yol kenarında duran sıkılmaya hazır zeytin harallarını görüyorum. Köyün girişindeki bir ağaç altında oturan yaşlı nine bizi selamlıyor gülümseyerek. İşte Bafa insanının farkı: dağa çıkanlara “güle güle” inenlere de “hoş geldiniz” deniliyor. Bu insanlar dağı gölden yolcuyu da kendilerinden ayırt etmiyorlar. Göl de dağ da onların bir parçası olmuş. Bu coğrafyada ne varsa her şeyi ve herkesi kanıksamışlar; kucaklamışlar.
 
Sayıları 170’i bulan Latmos-Beşparmak Dağları, kaya resimleri Anadolu’nun en eski tanrı betimlemeli, ayinle ilgili tasvirler ve aile tablosu sayılıyor. Buradaki tanrı figürlerinin kafasında yer alan T biçimli şekillerin benzeri Göbeklitepe’deki tapınakta bulunan taşlarda da var. Neolitik resimler, Hitit Yazıtları, Miken, Helenistik, Roma ve derken Bizans daha sonra da Osmanlı… Nihayet Cumhuriyet Eserleri ile 10.000 yıllık bir yerleşim Herakleia dolayısıyla Kapıkırı...
 
Köye tahminimizden 1 saat daha erken dönüyoruz. Yorgunlukla mutluluk; uykusuz huzur sarhoşluğu… Çocuklar okullarına çoktan gitmişler. Sığırtmaçlar gözden kaybolmuşlar bile. Athena Tapınağı yine öksüz. Akşama kadar yol gözleyecek; öyle ya çevresinde oynayan çocuklar okullarından dönsün de Agora’daki melengiç ağacının altında cıvıldaşsınlar diye… En son dün dağa çıkarken bakmıştım; şimdi tekrar bakıyorum uzun uzun. Sonra gözümün önüne geliyor o kara gözlüklü sıska adam: Athena’nın son tapınak bekçisi…
 
Sürecek…

8 Mayıs 2009  00:36:42 - Okuma: (1095)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik