Yazı

Dokunulmazlılar kalkmalı artık…
Dokunulmazlılar kalkmalı artık… 

Yaşar Varış

22 Nisan 2009 günü bilgisayarıma bir ileti geldi.

Başlığı “Şu harika(!) adamlara bakın” idi.
Merak edip baktım. Gelen ileti aynen şöyle idi.
“500’ den fazla çalışanı olan ve bu çalışanların aşağıda belirtilen suçları işlediği bir kurum düşünün.
Suçlar ve suç işleyenlerin dökümü şöyle.
Üç kişi tecavüzden yatmış,
Yirmi dokuz kişi eşine karşı şiddet kullanmaktan suçlanmış,
Yedi kişi sahtekârlıktan tutuklanmış,
On dokuz kişi karşılıksız çek kullanarak dolandırıcılıktan yargılanmış,
Yüz on yedi kişi doğrudan ya da dolaylı iflas etmiş,
Seksen dört kişi geçen yıl içinde alkollü araba kullanmaktan hakkında işlem yapılmış,
Yetmiş dört kişi kötü kredi geçmişi nedeniyle bankalardan kredi kartı alamıyor,
On dört kişi uyuşturucu ile ilgili suçlardan tutuklanmış,
Sekiz kişi mağazada hırsızlık yaptığı için tutuklanmış,
21 kişi halen bir davada sanık olarak yargılanıyor.”
              Arkadan soru geliyor.
              Bilin bakalım bu kurumun adı nedir?
Ben tahmin ettim ama gene de yanılıyor muyum diye devam ettim.
              Ne göreyim? Yanılmamışım. Kurumun adı Türkiye Büyük Millet Meclisi.
              İsyan edesim geldi.
              Türkiye Cumhuriyetini kuran, Mustafa kemal Atatürk’ün başkanlığını yaptığı, ulusal kurtuluş savaşımızın öncülerinin kurduğu mecliste bu insanların ne işi var?
              Halkın temsilcisi diye seçtiğimiz insanların içinde bunların ne işi var.
              Veya soruyu başka türlü sorarsak insanlarımız böylelerini nasıl seçiyor?
              Hadi, Seçim yasaları ve siyasi partiler kanunumuza göre milletvekillerini belirleme hakkı vatandaşların elinden alındı. Milletvekillerini halk belirlemiyor, parti genel merkezleri sıralama yapıyor, halk sadece oy veriyor. Parti genel başkanları bu insanları nasıl aday gösteriyorlar? Başka temiz insan bulamıyorlar mı?
              Yine diyelim ki gözden kaçtı, böyleleri de seçildi. Peki, Milletvekilleri suçlandıklarında neden sade vatandaşlar gibi yargılanmıyorlar? Bu dokunulmazlık denen zırh milletvekillerinin sırtından neden çıkarılıp atılmıyor?
              Tüm dünyada “Kürsü dokunulmazlığı” ile sınırlanan dokunulmazlık bizde neden hala duruyor?
              Seçimlerden önce liderler televizyonlarda dokunulmazlıkları kaldıracaklarına söz verdikleri halde neden sonradan cayıyorlar? Cayan lidere neden hala oy verilip yalancılık ödüllendiriliyor?
              Biz böyle şüpheli, sanık ve suçlu insanlarla temsil edilmek zorunda mıyız biz? Değiliz elbet.
              Meclis teki siyasi partiler bir an önce bu dokunulmazlık zırhını vekillerin sırtından çıkarıp atmalıdırlar. Dokunulmazlık batı demokrasilerinde olduğu gibi kürsü dokunulmazlığı ile, kürsüde söylenen sözlerle sınırlandırılmalıdır.
         Cumhuriyet halk partisi bu konuda olumlu oy vereceğini sık sık beyan etmektedir. İktidar ve çoğunluk partisi AKP de bu konuda gerekli adımları atmalı, ülkemiz ve meclisimiz bu ayıptan bir önce kurtulmalıdır. 29.04.2009

28 Nisan 2009  22:52:42 - Okuma: (372)  Yazdır




İstatistik