Yazı

Siyasette ilkesizlikler
Siyasette ilkesizlikler 

Özcan Nevres

Siyaset ilkelere göre yapılır. Sağcı sağda, solcu solda, merkezciler de merkezde siyaset yaparlar.

Yapmalıdırlar da. Seçim sürecine girdiğimiz şu günlerde ne yazık ki ilkesizlikler diz boyu. Sap ile saman birbirine karışmış. Ayırmak olası değil. Ertuğrul Günay’ın AKP den aday olması beni hiç şaşırtmadı. Zira onun Kanal 7 de boy gösteriyor olması son oluşumun göstergesiydi. Ertuğrul Günay sıradan biri değildi. CHP de Genel Sekreterlik yapmış, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığına aday gösterilmiş. Dahası CHP genel başkanlığına aday olmuş. Başkanlık yarışını kaybedince de partisinden kopmuş Bu durumda yeni arayışlara girmiş olması gayet doğaldır. Anormal olanı ise ömrünü CHP ye adamış olduğu halde aşırı sağ bir partiden milletvekilliğine aday olması. İnşallah seçilemez ama seçilirse eski partisine karşı nasıl davranacak? Geçmişte övgü ile söz ettiği CHP ilkelerine nasıl tu kaka diyecek. Politika çok yüzlülüktür ama bu kadarına da pes doğrusu. Bu kural diğer parti değiştirenler için de aynen geçerlidir. Bu ikiyüzlülüğün başarısız olması için seçmenlerin ikiyüzlülere gereken tepkiyi göstermesi gerekir. Bu gibi ikiyüzlüler hangi partinin listesinde var ise o partiye oy vermeyerek bu döneklere hak ettikleri dersi verirler.
                                                              ***
Abdüllatif Şener bu seçimlere girmeme kararı almış. Nedeni ise il kongresinde desteklediği adayın kazanamamış olması. İlkeli olmaya olabildiğince güzel bir örnek. Niceleri var ki bırakın destek verdiği adayın kazanamamasını, girdiği her seçimi kaybetmesine rağmen kapıdan giremediği yere bacadan girmeye çalışabilmektedir. Üstelik o kişiye göre o partisinin en büyüğüdür. O olmazsa partisi ayakta bile duramaz. İlkeli olan bir siyasetçi seçimi kaybettiğinde partisine küsüp başka partilerde yer edinmeye çalışmaz. Partisinden kopmaz ve bir dahaki seçimde başarılı olmak için var gücüyle çalışır. En ilkeli olanı ise hiçbir yere aday olmamasına rağmen partisinin başarılı olması için var gücüyle çalışır.
                                                              ***
Karikatürcü Memocan’ın eşi AKP den milletvekilliğine aday olmuş. Daha doğrusu sağlam bir yerden aday gösterilmiş. Aday karikatürcü olunca ilk işi gazetecilere yemek vermek olmuş. Yemeğe katılanlardan birkaç isim vermek bile Memocan’ın eşinin nasıl bir siyasetçi olacağını göstermeye yeter de artar bile. Cengiz Çandar, Mehmet Barlas, Ahmet Altan ve aynı çizginin adamı diğerleri. Yani AKP yanlısı gazeteciler. Oysa Memocan yıllardır AKP iktidarını yerden yere vuran karikatürler çizen bir karikatürcüdür. Eşinin AKP den aday olması bu nedenle yadırganmaktadır.
                                                              ***
Değerli okurlarım. Önümüzdeki seçimin çok büyük önemi vardır. Bu seçimi ya Atatürkçüler. Cumhuriyete ve laikliğe sahip çıkıp aydınlığı seçenler kazanacaktır. Ya da laikliğe ve Cumhuriyete karşı olanlar ve kadını bir eşya gibi görüp kafes arkasına saklamak isteyenler, daha doğrusu ülkemizi karanlığa sürüklemek isteyenler kazanacaktır. Dikkat ederseniz halen türban tartışma konusu edilmektedir. Annemizin başörtüsüne hiçbir Atatürkçü, laik ve Cumhuriyetçi karışmaz. Karşı olmaz. Karşı oldukları rahibe kıyafetlerinden esinlenilmiş, tarikat simgesi olmuş olan modeldir. Siyaset hiçbir zaman kadın giysileri ve din üzerinden yapılmamalıdır. Siyaset ekonomik kalkınma, işsizliği yok etme ve daha çağdaş ve refah bir Türkiye için yapılmalıdır.
Özcan Nevres


1 Haziran 2007  15:05:25 - Okuma: (567)  Yazdır




İstatistik