Yazı

Bahar Geldi
Bahar Geldi 

Özcan Nevres

Bahar geldi ama kötü havalar gitmemekte ısrarlı.

Bir haftalığına Yenifoça Gencelli'ye Menemen'deki işlerim için gitmiştik. Giderken gerçek baharı yaşamıştık. Bu yolu kullanırken Dikili üzerinden Çandarlı yolunu kullanmayı yeğlerim. Zira Ovacık yolunun bende çok acı bir anısı var. Teyzemin oğlu pazarlama işini bitirip İzmir'e geri dönerken Ovacık'ta trafik canavarı bir kamyoncu tarla yolundan kara yoluna birden çıkmıştı. Gece yarısı sonrası yüz seksen kilometre hızla giderken önüne fırlayan kamyonu gördüğünde iş işten geçmişti. Kullanmakta olduğu arabanın parçalarıyla birlikte tüm bedeni parça parça dağılmıştı. Yeğenimin bedenini dağıldığı yerden parça parça toplayarak bir ceset torbasına doldurmuşlardı. O günden bu yana Menemen ile İstanbul arasında sık sık seyahat ederken hep çandarlı yolundan gidip gelmeyi yeğlerim.
Dikili'den geçerken Çamlaraltı lokantasında lavaş ve döner yemeden geçmek olur mu? Lokantanın belleği çok güçlü bir sahibi var. Bizi görür görmez yanımıza geldi ve biz burada kazandık. Sizin orası ne oldu dedi. Biz de kazandık hem de iyi bir farkla dedim. Bu sefer Osman Özgüven'e her zamankinden çok daha fazla oy çıktı. Zira AKP kazanmasın diye Osman Özgüven'e AKP dışındaki tüm partiler destek verdi. İnşallah genel seçimde de sağ duyu hakim olur ve AKP yi tarihin tozlu sayfalarına gömeriz dedim. Yemeğimizi yedikten sonra ikram edilen kahvelerimizi içtik ve yolumuza devam ettik.
Kardeşimin Gencelli'deki villasına vardığımızda belki de Gencelli'nin tertemiz havası nedeniyle yol yorgunluğumuzdan eser kalmamıştı. Gecenin birine kadar sohbet ettik. Sabah kalktığımızda sağanak yağmur yağıyordu. İşlerimi bitirip geri dönüş için arabamıza bindiğimizde halen hava açmamıştı. Sert esen rüzgarın etkisinden olsa gerek evimize vardığımızda olabildiğince yorgunduk. Belli ki Silivri'de yokluğumuzda yağmur yağmamıştı. O yorgunluğuma rağmen tüm çiçeklerimi sulamadan dinlenmeye çekilmedim. Ertesi gün de Ormancı Ahmet Koç'un bana hediye ettiği çekirdeksiz nar fidanlarını, çiçekçiden satın aldığım kırmızı begonvilimi diktim. Daha sonra da fidancıdan almış olduğum biber fidanlarını diktim.
Evimize vardığımızda bizi çok tatlı bir Sürpriz karşılamıştı. Üzerlerine titrediğim ama soğuklar yüzünden bir türlü serpilip büyüyemeyen ve çiçek açmakta zorlanan çiçeklerimiz coşmuşlar. Öyle güzel açmışlar ki inanılacak gibi değil. Meğer biz Gencelli'de günlerimiz yağmur altında ve serin havada geçirirken Silivri baharı yaşamış. O güzel bahar havası yalnızca çiçekleri coşturmamış. Yabani otları da coşturmuş. O günden bu yana aralıksız ot temizliği yapıyorum. Bu uğraşın neden olduğu yorgunluk yüzünden yazı yazmaya da ara vermek zorunda kaldım.
Kardeşimin gelini dayı senin sitene girip baktığımda resimler bölümündeki balkonunuzda yetiştirmiş olduğunuz begonvilinizin resimlerini gördüm ve hayran oldum. Onu nasıl yetiştirdin dedi. Oysa bu soruyu soran yalnız o değildi. Zira özellikle pembe begonvillerin yetiştirilmesi sabır ve emek istiyor. En küçük bir hata o güzel bitkinin ölümüne neden oluyor. Nitekim yaptığım bir hata yüzünden o güzel begonvilimin kurumasına neden oldum. Şimdi onun yerine üç yeni begonvil yetiştiriyorum. Mor, pembe ve kan kırmızısı. Hele onlar bir yetişsin. Yine onların güzelliklerini sitemde siteme girenlere sunacağım.
Donmasından korktuğum ve koca kış naylon hararlarla koruduğum melisalarım da yeşermişler. Bu yıl melisalarım geceleri yaydıkları o nefis kokularını daha erken ve daha uzun yayacaklar. Bu bölgede begonviller gibi melisalar da pek tanınmazlar. Bu yüzden o nefis kokusunu algılayanlar sokak değiştirip kokunun kaynağını arıyorlar.
Menemen'de üç ana caddenin kesiştiği yerdeki apartmanımızın oturmakta olduğum dairenin balkonunda iki adet melisa yetiştirmiştim. Kendisini rahmetle andığım babam bir gün bana bizim eve gelirken çok şahane bir koku duyuyorum. O koku nereden geliyor biliyor musun demişti? Benim balkonumdan dediğimde şaşırmıştı. Bizim balkona da dikelim dediğinde gerek yok demiştim. Zira kokuları rüzgarın etkisiyle çok uzaklara kadar gidebiliyor. Bu yüzden benim balkonumda veya senin balkonunda olması bir şey değiştirmez demiştim. Melisa'yı balkonuma Datça'dan getirmiştim. Şimdi Ege sahil kesiminde hemen hemen her yerde yetiştiriliyor. Silivri'ye de sanırım ilk ben getirdim. Silivri'ye ilk yerleştiğimde tohumundan yetiştirmiş olduğum yirmi beş fidanı dostlarıma dağıtmıştım. Bu yıl melisalar erken çiçek açacaklarından bol tohum alma olasılığı yüksek. Eğer iyi tohum alırsam tohumdan yetiştireceğim fidanları isteyenlere ücretsiz olarak vereceğim.
Özcan Nevres www.ozcannevres.com

16 Nisan 2009  23:59:57 - Okuma: (461)  Yazdır




İstatistik