Yazı

Obama geldi geçti mi, deldi geçti mi?
Obama geldi geçti mi, deldi geçti mi? 

Etem Kutsigil

Bu başlığı gören okuyularım; “Günaydın. Obamanın gelip gittiği kaç gün oldu...

Yeni mi uyanıyorsunuz.” dediğini duyar gibiyim. Haklısınız. Fakat TV’deki karşılama ve uğurlamaları seyrederken hissettiklerimden başlayarak, ilk izlenimlerimi hemen yazmak istemedim. Tepkim büyüktü ve sinirlerimin yatışmasını bekledim. Zira bir Türk vatandaşı olarak gördüklerimden, duyduklarımdan utandım.
Neydi o vıcık vıcık yağcılık kokan sahte gülücükler, zevkten dört köşe olmuş, baygın bakışlar, el ele tutuşarak yürüyüşler... Kendilerini hoş göstermek için, çocuk kandırır gibi kandırmaya çalışan tavırlar, sözler..
Adamlar bizim sosyal bünyemizin MR’ını (emarını) çekmişler. Hassas olduğumuz noktaları kavramışlar. Daha sonra da bu bilgileri buzdolabına koyup beklemişler. Toprağa atılan tohumun çimlenmek için, uygun koşulların oluşmasını beklemesi gibi...Sırası gelince de istediklerini çatır çatır yaptırmaya çalışacaklar.  
Onlara kızamıyorum. Ağaç baltaya ne demiş.. bilirsiniz ama... Bilmeyenler için yazayım. Balta darbelerinden canı yanan ağaç, “Dallarım, gövdem baltayla kesilirken canım çok yanıyor. Ama kızamıyorum. Zira baltanın sapı benden.” diye yakınmış.
Bilmem anlatabildim mi?
Obama’nın en güzel jesti, Anıtkabir’de yazdıklarıdır. İnanarak mı yazdı, hoşumuza gideceğini bildiğinden, ilerisi için olumlu bir ortam yaratmak için mi yazdı .... bilemem. İnşallah yazdıklarında samimidir.
Bu ziyretin bende bıraktığı bir izlenim de, Obama’nın kadife eldiven giymiş demir yumruk olduğudur.  
Ben ABD başkanlarını, trenlerin makinistlerine benzetiyorum. Düşünecek olursak tren makinisti ne yapar? Treni yürütüp durdurur, hızlandırıp yavaşlatır, o kadar. Treni yönlendirenler, nereye doğru gideceğini sağlayanlar ise “makasçılar”dır. Makasçılara emir verenlerdir.
Ülkelerin politikaları satranç oyununa benzer. Oyuncu vardır on-onbeş hamle sonrasını planlar. Oyuncu vardır, ilerisini düşünmeden bekler, “Dur bakalım o oynasın, ona göre düşünüp hamlemizi yaparız.” diye düşünür. İçimde öyle bir izlenim var ki, ABD dış politikası, beşer onar yıllık planlarla, en az elli yıl sonrasını programlamıştır. Başkanlar onu hızlandırıp yavaşlatmaya yetkilidir. Belki zaman zaman balans ayarı yapmaya... Durdurmaya bile yetkili olduklarını zannetmiyorum. Bu bakımdan, Obama’nın “Başkanlık” sıfatından fazla bir şeyler beklemek saflık olur. Onlar için önemli olan ve uygulanan “ABD’nin ÂLİ MENFAATLERİ”dir. Gerisi hikâye... İnanmayan, demokrasi gelmiş Irak’ın şimdiki haline baksın.
 
BİZE GELİNCE
Bu politikalar bizde “MEMLEKETİN ÂLİ MENFATLERİ” diye tanımlanır. Ama bizde, kimisi “yüksek” anlamına gelen ve üzerinde özel işaretle yazılann ÂLİ kelimesini, sadece ALİ diye anlayınca her işimiz, değil elli yıllık, elli günlük hatta elli saatlik bile planlanamıyor.. İnanmayan “kırmızı çizgilerimizi” hatırlasın... Ama aramasın boşuna. Yok artık o kırmızı çizgiler. O çizgiler, yok olası o kalitesiz boyacıların, hileli boyayla çizdiği çizgilerdi. Güneşten soldular. (!)
Şu da var ki, bu hastalığımız bugün en berbat dönemini yaşıyorsa da, bunun günahı, sadece şimdiki iktidarın değildir. 1950 hatta 1945’ten itibaren zaman zaman artarak, zaman zaman azalarak devam eder bu maraz. Bana hak vermeyen KIBRIS POLİTİKALARIMIZI İNCELESİN.
Obama şimdi elinde bir şişe “tiner”le geldi. Tiner, öyle böyle tiner değil, gayet etken gayet kuvvetli etkiye sahip. Kalan kırmızı değil, kıpkırmızı çizgilerimizi de silip yok etmeye geldi. 150 yıldan beri ilk resmi ziyaretinde bize gelmeyen bunca ABD başkanından sonra, bu iltifat neden? Buna bizde; “Bayram değil, seyran değil, eniştem beni neden öptü?.” derler. Vardır eniştemizin bir bildiği...
Şimdi Obama gitti. Fakat geçenlerde bir TV programında da belirtildiği gibi, “pimi çekilmiş bombalar bırakarak” gitti. Onları temizleyip, zararsız hale getirmek için :
HÜKÜMET VE TBMM’NİN UNUTMAMASI GEREKEN BİR ŞEY VAR. DIŞ ÜLKELER SİZİ ŞAŞIRTACAK KADAR SAMİMİ, İÇTEN VE SIRADIŞI DAVRANIŞLAR YAPARLARSA, O ORANDA ÇOK ÇOOK ÇOOOOK DİKKATLİ OLMALISINIZ.
DEVLETİMİZİN SELÂMETİ İÇİN, BU KONULARDA İKTİDARLA MUHALEFETİN ORTAK ÇALIŞMALAR YAPMASI ŞARTTIR.
AYIPTIR SÖYLEMESİ ZAMPARA GÖZ DİKTİĞİ KIZI-KADINI   GÜLER YÜZLE, TATLI DİLLE, ÂFAKİ VAADLERLE KANDIRIR VE..... GÖTÜRÜR...
 
SARKOZY VE MERKEL GİBİ ASLÂ DAVRANMAZ.

YİNE UNUTMAYIN Kİ, GÜVENİLEMEYEN DOST OLACAĞINA, MERT BİR DÜŞMAN OLSUN DAHA İYİ.



12 Nisan 2009  00:40:33 - Okuma: (393)  Yazdır




İstatistik