Yazı

Futbol tarihine kısa bir yolculuk
Futbol tarihine kısa bir yolculuk 

Ahmet Mocan

Bugün milyarlarca insanın ilgiyle takip ettiği bir spor olan futbolun geçmişine dair neler biliyoruz acaba?

İnsanları stadyumlara dolduran, televizyon karşısına mıhlayan bu spor nasıl, nerede ortaya çıktı? İlk kimler tarafından oynandı? Ben, dilimin döndüğünce bu konudan biraz bahsedeceğim sizlere…
        Bugün oynadığımız, izlediğimiz futbolla pek benzerliği olmasa da ilk top oyunlarının temeli Aztekler’e, Mayalar’a, Çinliler’e kadar uzanır.
        O zamanlarda da top yuvarlak, saha dikdörtgendir. Bunun sebebi topun güneşi, sahanın da dünyayı temsil etmesidir. Tabii ki o zamanlarda dünyanın dikdörtgen kabul edildiğini unutmamak gerekir…
        Top oyunları genellikle bereketi arttırmak için tören şeklinde oynanır; ancak ilk zamanlarda önemli olan, topu yere düşürmeden oynamaktır.
        Çinliler’de ise futbol askerlerin savunma becerilerini geliştirmeleri için keşfedilmiştir. “Ts’u kü” denilen bu oyun hakkındaki yazılarda Çinliler taktikler, tüyolar ve en az yetmiş tane şut türü anlatırlar.
        Japonlar, futbolu Çinliler’den gördükten sonra kendilerine has üsluplarıyla yorumlayıp bu oyunu, bir çeşit top sektirme oyunu hâline getirirler.(Rekor 1683 yılında kaydedilen 5158 vuruştur)
        Avrupa’da futbol ilk olarak İngiltere, İskoçya ve Kuzey Fransa’da belli kurallara bağlı olmadan oynanır.
        Bugünkü futbola benzeyen futbol ise ilk olarak Fransa ve İngiltere’de ortaya çıkar. Ancak futbolun o zamanki hâli oldukça barbardır. Bu konuda bizlere bilgi veren kaynakların yaralanma ve ölüm üzerine mahkeme kararları, belediyelerin kararnameleri ve kralların futbolu yasaklayan fermanları olması bu oyunun ne kadar barbar bir ortamdan geldiğinin kanıtıdır.
        Futbolda oyuncu sayısı 19. yüzyıla kadar kesin olarak belirlenememiştir. Bu nedenle maçların küçük çaplı bir savaşa dönüştüğü söylenir. 1321 yılında William de Spalding adlı din adamının kaması maç sırasında bir arkadaşının ölümüne yol açtığı için o zamanki Papa 22. Jean’dan affı istenmiştir.
        Futbol ortaya çıkana kadar halk izin günlerinde okçulukla uğraşırken futbolun hayatlarına girmesinin etkisiyle okçuluk zayıflar. Bu nedenle futbol, İngiltere ve Fransa’da fermanlarla yasaklanır.
        Tarihte bilinen ilk futbol kulübü 1421-1423 yılları arasında futbolcuların kurduğu “Futbolcular Cemaati”dir.
        Rönesans döneminde futbol yasakları devam etse de Oxford ve Cambridge öğrencileri maç yapmayı sürdürürler. O sıralarda pedagoglar da futbolun bedeni geliştirdiğini anlatma çabasına girerler.
        1720 yılında yazılan “Bir Futbol Maçı” tarihte tamamen futbol üzerine yazılan ilk eser olma özelliğini taşır.
        18. ve 19. yüzyıllarda futbola olan ilgi giderek zayıflar.
        1860’lı yıllarda Cambridge kuralları yayımlanır. 1862’de oynanan maçlar ile uygulanmaya başlanan bu kuralların bir bölümü bugün de kullanılmaktadır. Takımların on birer kişi olması, her takımın bir kaptanının olması, hakem zorunluluğu, süre kısıtlaması o tarihten bugüne kadar gelen kurallardır.
        Bu yasalar 1863 yılında son şeklini alır ve Londra’da kurulmuş olan Futbol Federasyonu bu kurallar ile modern futbolun temelini atar.
        1863’ün Aralık ayında çalım atarak topu kapmak oyun kuralları içindeki yerini alır. Topu ele almak, çelme takmak ve tekme atmak yasaklanır.
        Ofsayt kuralı ilk zamanlarda top ile rakip kale arasında bulunan her oyuncuyu kapsayan bir kuraldır. Bu nedenle atağa tek sıra hâlinde çıkılır, topu taşıyan oyuncu gerideki arkadaşlarına pas atamaz, sadece yanında bulunan arkadaşına pas verebilirdi. Bugün ise öne atılan paslarda, pası karşılayacak oyuncuyla kale arasında üçten az rakip oyuncu varsa bu kural uygulanır.
        O tarihten sonra Futbol Federasyonu’nun bazı iyileştirmeleriyle futbol kulüplerinin sayısı artar.
        Yakın zamana kadar sadece üniversite takımlarından meydana gelen lige, işçilerin takımları da dahil olur. Futbol, seyirci sayısının artmasıyla da para kazanılan bir spor hâline gelir.
 
Ahmet MOCAN      


30 Mayıs 2007  19:37:44 - Okuma: (786)  Yazdır




İstatistik