Yazı

İsyan Eden İnek…?
İsyan Eden İnek…? 

Yaşar Varış

Dün öğleden sonra adliyeye giderken Mezarbaşı diye bilinen mevkide, DP adayı Asil Sönmezoğlu’nun seçim bürosunun önünde bir kalabalık gördüm. Dikkatimi çekti. Biraz yanaşıp baktım.

Bir aracın arkasına bindirilmiş bir süt ineği maketi. Sevimli mi sevimli. Boyun tarafına asılan bir kartonda “ Ne olur beni kesmeyin,yaşamak istiyorum” anlamına gelen bir yazı.
Yan taraflarına asılan kartonlarda da” AKP hükümetinin dışarıdan et ve süt tozu ithal etmesi sonunda işe yaramaz hale geldim. Bu yüzden kesiliyorum” diyen yazı.
Arka tarafta ve memelerinde ise “ Artık Süt yok” diyen bir yazı.                        
Hangi arkadaşın aklına geldi bilmiyorum ama güzel bir buluş.Gerek yerel medyada,gerekse ulusal medyada yer alacak haber niteliği taşıyacak bir muhalefet yöntemi.
Biliyorsunuz gazetecilikte bir ölçü vardır.Bilinen bir örnekle “ köpek insanı ısırdığında bu olayın haber değeri yoktur.Haber olarak gazetelerde yer verilmez. Ama insan köpeği ısırırsa o haber olur” derler.
Bu protesto biçimi de ses getirecek bir yöntem.
Bildiğiniz gibi uluslar arası yeni sömürü sisteminde Amerika’nın başını çektiği ülkeler,Özelleştirme adı altında sürdürülen bir kampanya ile sömürmek istedikleri ülkelerde iktidara getirdikleri yandaş partiler vasıtasıyla kamuya ait ne kadar zenginlik varsa yok fiyatına özelleştirilip çoğunun yabancı ortaklı şirketlere peşkeş çekiyorlar.
Ülkemizde bu özelleştirme  politikası 1980 sonrası 24 ocak kararları ile başlatıldı. AKP döneminde yoğun bir şekilde uygulandı.
Bu anlamda yıllardır ülke ekonomisine gerek gelir olarak gerekse iş olanağı olarak katkıda bulunan Tekel, Pektim,Tüpraş, Telekom, Erdamir,İsdemir, Tedaş, Seka,Toprak mahsülleri ofisi, Et-Balık kurumu,Boğaz köprüleri, Hava ve deniz limanları,şeker fabrikaları Bankaların çoğu ve buraya sığmayacak kadar ulusal değerlerimiz yok pahasına satıldı.
Örneğin Koskoca TELEKOM 2.5 yıllık karı karşılığında,TEKEL yine 2.5 yıllık karı karşılığında,TÜPRAŞ 3 yıllık karı karşılığında satıldı.
Bunları satarken gerekçe şu idi.
a)    Böylece ekonomide verimlilik artışı sağlanacak,
b)    Bu kuruluşlar devletin sırtına yüktür.Böylece kamu giderleri azaltılacak.
Öyle mi oldu acaba?
Rakamlar onu göstermiyor.Özelleştirmelerden toplam 14.5 milyar dolar gelir elde edilmiş.Buna karşılık da Özelleştirme giderleri ise 13.9 milyar dolarmış.Yani sonuç olarak kamuya ait olan bu ulusal değerlerimiz halk deyimi ile çar-çur edilmiş.
Bu yüzden AKP iktidara geldiğinde var olan dış borçlar iki katına çıkmış.Yani elde edilen gelirlerle dış borçlar ödenmemiş.
İşsizlik Türkiye tarihinde görülmemiş düzeye çıkmış.. Yeni fabrikalar kurulmadığı gibi, var olanları da kapanmış, işçileri sokağa atılmış.
Yani ne devletin verimliliği arttı. Ne de masrafı.Giden güzelim kurumlara oldu.
Satılan et-balık kurumu, Süt Endüstrisi Kurumu (SEK)hayvancılığı destekleyen,piyasada denge unsuru olan kurumlardı.Bunları alanlar çoğunu kapattılar.Bu yüzden dışarıdan et ithal edilmeye başlandı.Süt tozu ithal edilmeye başlandı.Bazı büyük firmalar süt yerine üretimlerinde süt tozunu kullanmaya başladılar.Bu yüzden hayvancılık büyük zarar gördü.
Bu nedenle  Asil Sönmezoğlu’nun reklam için kullandığı inek isyan etmekte haklı..
Bu gidişe dur demek için tüm ineklerin, inek sahiplerinin isyan etmesi,yerel seçimlerde bu politikalara dur demesi gerekiyor.24.03.2009


26 Mart 2009  20:30:26 - Okuma: (344)  Yazdır




İstatistik