Yazı

Küresel Soygunun Adı... Olmuş Kriz!
Küresel Soygunun Adı... Olmuş Kriz! 

Etem Kutsigil

Ekonomik krizin nasıl bir yıkım olduğunu, ailemin de aralarında olduğu, milyonlarca kişinin felâketine sebep olan 1929 Dünya Mâli Krizi”nden biliyorum.

Bir süre önce ziyaretime gelen bir beyle son krizden konuşurken , “Okuduğum bazı yabancı ekonomi dergilerinin yorumcuları, son krizin, ABD’ndeki Arap “petrol dolarları” ile satın alınan hisse senetlerinin, değerleri düşürülerek ve Bankaların iflâs ederek, -tabir yerindeyse- Arap dolarlarını iç etmek için, çıkarıldığı ihtimalinin de olduğunu yazıyorlar.”
Son günlerde ise gazetelerdeki bir haber bu görüşü adeta doğrular nitelikteydi. “Dünyanın en büyük fon yöneticilerinden olan ve Toplamda 377 milyar dolar, gelişmekte olan ülkelerde de yaklaşık 20 milyar dolalık bir fonu yöneten Mobius, artık hisse alım zamanının geldiğini söyledi.” (Hürriyet 12.Mart 2009)
Düşünün ve vahşi kapitalizmin geldiği yere dikkat edin. Dolarları piyasadan çek, paranın dolaşımını engelle, bankalar, işyerleri iflâs etsin, kriz çıksın sonra dolarları ortaya çıkar, her şeyi ucuz ucuz satın al.
Dünya alt-üst olmuş, insanlar yokluktan aile fertlerini öldürüp intihar edecek hale gelmiş. Adamın yediği....halta bakın!
“KOYUN CAN DERSİNDE
KASAP ET DERDİNDE” diye buna derler.
---------------------------------
BEN-SEN-BENİM
Gençlik yıllarında çok müreffeh bir hayat yaşamamış olanların veya geldiği yere uygun kişiler olmayanların, ilerleyen yıllarda yakalandıkları bir hastalık vardır. Bu hastalığa “Egomania” denir. Türkçesi, bana ait anlamında “BENİM’CİLİK” tir.
Bu hanımlar veya beyler, yönetici olarak görevlendirildikleri kurumlarda, kendilerini “Müdür, Genel Müdür, Başkan veya Başbakan... vs” olarak değil, oranın tapulu sahibi zannederler. Bazıları bunu, o kurumu sevdiği için söylediğini iddia edebilirler. Mümkündür.
Fakat öyle olsaydı ben söylerdim. Çünkü; 1969 yılında Ortaokul Müdürü olarak atandığım zaman, yerden bitme okulların müdürleri için söylenen “Bir mühür bir Müdür” sözü yaygındı. Benim ise, “Bir mührüm bile yoktu.” Okulumu adı vardı da, okulun binası, öğretmenleri yoktu. 57 öğrencim, bitmez tükenmez bir idealim vardı. İki “sürgün” dışında 15 yıl görev yaptım burada. Bir gün dahi Karpuzlu Ortaokulu için, “benim okulum” kelimesini kullanmadım. O hepimizin okuluydu. Ama bazen bana, “ilk çocuğum” gibi geldiği olurdu. Selçuk Lisesine atanınca, mezun öğrencilerimle yapacağımız bir “Mezunlar günü”, bana çok görünce, kırıldım. Okul bana, “Boşadığım kadın” gibi gelmeye başladı. Öğretmenlerin de yeni müdürle, anlaşamadıklarını duydukça, “Üvey baba elinde kalmış yavrularım” gibi gelirdi. Fakat onlar hiç “benim öğretmenlerim” olmadı. Okulumuzun öğretmenleriydi.
Demek ki Türkiye’mizdeki her şey bizim, hepimizin. Hatta Valimizin de!, Bakanımızın da! Hatta o, “Türkiye Cumhuriyetinin’nin Başbakanı”, benim değil !
*
İdarecilerimizin kimisinde “Bizim” kelimesini kullanmama alışkanlığı varsa, aynı kişilerde, “Siz” kelimesini kullanmamama özelliği de vardır.. Oysa ki, bu bir nezaket uslûbudur. Hatta ingilizce bilenler, derler ki, onlarda “sen” kelimesi yoktur. Almancada iki tane “siz” vardır. Birisi çoğul üçüncü şahıslar için kullanılır, diğeri nezaket anlamında.
Bizde de, normal hayatta, yaşça, makamca, saygınlıkça büyüklerimize SEN” diye hitabetmek en hafif deyimiyle AYIPTIR. Eskiden külhanbeyi ağzıyla konuşanlara, kendilerine gelmeleri için, “EDEP YAHÛ” denirdi.
*
Başbakanımıza adamın birisi panakart açmış “Son Osmanlı padişahı” diye. Ne derler bilisiniz.
 “ŞEYH UÇMAZ, MÜRİTLER UÇURUR.
*
 
“BAŞBAKAN KREDİ KARTI MAĞDURU OLMAZ” DİYOR.
Bu söz bana Nasrettin Hoca’nın bir fıkrasını hatırlattı.
Timur bir gün askerlerden birisine çok kızmış. “Yatırın herifi, bin değnek vurun!” diye emretmiş. O sırada orada bulunan Hocanın kıs kıs güldüğü dikkatini çekince, daha da kızmış. “Hoca ben burada ciddi bir emir veriyorum, sen orada gülüyorsun.” Diye azarlayınca Hoca gayet sakin bir tarzda cevabı yapıştırmış; “Madem ki verdiğin emre kendin de gülmüyorsun, ya dayak yememişsin, ya sayı bilmiyorsun.”   Şimdi Başbakana şöyle cevap vermeli kredi kartı borçluları. “YA EKONOMİK KRİZDEN HABERİN YOK, YA DA İŞSİZLİK NEDİR BİLMİYORSUN.
Milletin hâli pür melâlini her akşam haberlerde seyrediyoruz. Endişeyle içimiz yanıyor. Fakat arkasından AKP Başkanı çıkıyor, CHP ve MHP başkanlarıyla, kayıkçı kavgası yapıyor. Ayıptır yahû. Millet evine bir lokma ekmek götürememenin sıkıntısı içinde, Tayyip beyin tek derdi Ankara, İstanbul, bilhasa gâvur İzmir’de seçimi kazanmak.
Söylenesek söz çok da dinleyen ÇOOOOOKKKKK MEŞGUL


21 Mart 2009  15:01:13 - Okuma: (481)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik