Yazı

Seçime Dokuz Gün Kala
Seçime Dokuz Gün Kala 

Özcan Nevres

İki gündür soğuk algınlığı yüzünden yorgan döşek yatıyorum.

Bir ara kalkıp sokak kapısının kilidini açtım. İyi ki açmışım. Zira postacı Menemenin Sesi gazetelerini yağmur altında bırakmak zorunda kalacaktı. Her zaman yaptığım gibi gazeteleri dikkatle okudum. Bu gün postacının getirdiği gazetelerden Sayın Nurgül Uçar'ın DSP den aday olmasına engel olan mahkeme kararının yapılan itirazla kaldırıldığını ve adaylığının gerçekleştiğini öğrenmiş oldum. Nurgül Uçar'ın Menemen'e çok iyi hizmet yapacağına olan inancım nedeniyle çok sevindim. İnanıyorum ki eğer seçimi kazanırsa Menemen kabuğunu kıracak ve hak ettiği şekilde modern bir şehir olacaktır.
Yıllar öncesine geri dönelim. Belediye başkanlığına aday olduğumda Modern bir menemen için neler yapmak istediğimi açıklamıştım. Bilindiği gibi Menemen sanayi sitesi ile modern olması gereken Menemen oto garajı tam bir mezbelelik içerisinde. Kaldı ki seksen dükkanlı sanayi sitesi olamaz. Olsa olsa aynı sanayi dalında çalışanlar için lonca olur. Sanayi sitesinde ne dükkanlar, ne de sokakları kesinlikle sanayiye uygun değildir. Üstelik Menemen'den geçenler için o sanayi sitesi çok çirkin bir görüntü arz etmektedir. Bunu net olarak gördüğüm için o sanayi sitesini oradan kaldıracağımı, en az üç yüz dükkanlı yeni bir sanayi sitesini Korkulu derede yaptıracağımı, yıkılan dükkanların yerine büyük bir havuz ve çevresinde çay bahçeleri yapacağımı hem sözlü, hem de yazılı olarak beyan etmiştim.
Modern Menemen için projelerim bundan ibaret değildi. Şimdiki belediye binasının olduğu yeri ve etrafındaki demirci ve nalbant dükkanlarını kaldırıp o alan üzerine Menemen'e yakışır zemini pasaj olacak bir belediye binasını Menemen'e kazandıracaktım. Görüntüsüyle bırakınız cadde olmasını, sokak bile denilemeyecek İzmir caddesi mutlaka genişletilecek ve Menemen'in o bölgede de kalkınmasını sağlayacaktım.
Ana kanalın üzerini kapattıracağımı söylediğimde bu düşünceme karşı çıkanlar olmuştu. Karşı çıkanlara şehir içinden korumasız olarak böyle bir kanalın geçirilemeyeceğini ve DSİ nin bu kanalın üzerini kapatmak zorunda olduklarını söylemiştim. Ya kanalın üzerini kapatırlar, ya da kanallarını alıp giderler demiştim. Haklılığımı fark eden DSİ kanalın etrafına tel örgüleriyle çevirmişti. Her yıl çocuk boğulmalarına neden olan o kanal için bu tedbirin yetersiz olduğunu her gören göz çok iyi görür. Bir de Menemen kanalizasyonunun içine aktığı pis kanalın üzerini de en kısa zamanda kapattıracaktım. Bu projelerimden sadece pis kanalın üstünü kapatmak uygulanmış. Çevreci bir avukatımız ama ne kapatma diyor bu kapatma işi için. Nedenini bilmiyorum ama Menemen'e geldiğimde tabiri caizse Alaşehir usulü kapatılmış olan bu kanalı tetkik edecek ve nasıl olması gerektiğini yine köşemden Menemen halkına duyuracağım.
Değerli okurlarım. Geriye dönüp bakın. Ben bu projelerimi tam yirmi altı yıl önce açıklamıştım. Bu işlerin nasıl yapılabileceğine dair kaynak da göstermiştim. Menemen çabalarım sonucunda üçüncü sınıf turistik bölgelere dahil edilmiş olduğundan bu projelerime Turizm Bakanlığı mutlaka destek verecekti.
Yıllar önce Menemen'in üçüncü sınıf turistik bölgelere dahil edildiğinde Turizm bakanlığı bir çok defa Menemen belediyesinden turizm ile ilgili envanterler istemişti. Ne yazık ki Menemen belediyesi bu isteğe yanıt bile vermemişti. O günlerdeki belediye başkanı zabıta Müdürü Mustafa Göksu'ya bu gelen yazılara nasıl bir yanıt verelim diye sorduğunda Mustafa Göksu bu işle Özcan Nevres ilgileniyor. Ona danışalım dediğinde başkanın yanıtı esef vericiydi. Bırak onu, o halk partili demiş. Oysa benim için Menemen'in gelişmesinde particiliğim hep arka planda kalır. Belediye başkanının duyarsızlığı yüzünden Menemen'imizin neler kaybettiğini düşünmek bile istemiyorum. Eğer o günler turizmin önemi kavranılmış olsaydı yalnızca Taşhan'ın restore edilmesi ile yetinilmezdi. Aynı külliye içinde yer alan bedesten de restore edilip müze olurdu. Başta Larissa olmak üzere Üç tepelerdeki antik şehir Louke de yapılan kazılarda elde edilen değerli eserler Menemen'e ait müzede halkımızın ve turistlerin hizmetinde olurdu. Sanırım dünyada eşi emsali olmayan ve Larissa'daki kazılarda elde edilen sütun başlarının İstanbul ve İzmir müzelerini süslediğini Menemenlilerin çoğu bilmez. Bilselerdi başta bedesten olmak üzere kazı yerlerinden elde edilen eserlere de sahip çıkarlardı.
Turizme olan sevdam yüzünden başıma gelen bir olayı da anlatayım. Asarlık altındaki eski (ikinci) Menemen'de bulunan mezarlara dadananlar kaçak kazı yapıyorlardı. İzmir Arkeoloji Müzesi Müdürlüğüne bir telgraf çekerek durumu bildirdim. Tarihi eserlerden sorumlu olan Milli Eğitim Müdürünü de motor sıkletimle götürüp kazılan alan hakkında bilgi verdim. Bir gün karakola çağrıldım. O günlerde karakol amiri Kemik kıran lakaplı Ahmet beydi. Karakola gittiğimde gel bakalım mezar kazıcısı dedi. Hayrola dedim. Suçlu muyum yoksa şikayetçi mi? Tabi ki suçlusun dedi. Savcılığın talimatına göre ben suçluydum. İyi ki çektiğim telgrafın kopyası elimdeydi. Böylece Jandarma karakol komutanının tahkikat raporunu çürütmüş oldum. Bu savunmam üzerine savcılık hakkımda ademi takipsizlik kararı vermişti.
Gazeteciliği de siyaseti de halkımıza hizmet için yaptım ve halen de yapıyorum. Hiçbir olumsuzluk bu konuda beni engelleyemez.
Umarım yeni oluşacak Menemen belediye yönetimi birikimlerimden yararlanmak ister. Bu konuda üzerime düşeni yapmaya hazırım.
Özcan Nevres www.ozcannevres.com

20 Mart 2009  15:00:39 - Okuma: (532)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik