Yazı

Cumhuriyet ve Kadın
Cumhuriyet ve Kadın 

Asil S. Tunçer

BM’in, 8 Mart’ı “Dünya Kadınlar Günü” olarak kabul etmesinin üstünden 34 yıl geçti. 1910 yılına ait ilk karardan daha farklı olarak bu sefer sadece çalışan kadınları değil bütün kadınları kapsaması ve belki de daha önemlisi özgürleşmeyi sadece ekonomik talepler olmaktan çıkarıp kadının toplumda erkekle eşit statüye getirilmesini amaçlamasıdır.

Ülkemizde ilk kutlama 8 Mat 1921’te Ankara’da yapılmıştır. O zamanın kadın hareketi liderlerinden Cemile, Naciye ve Rahime Hanımların önderliğinde.
 
8 Mart’ın anlamı tarihsel açıdan çok önemli bir olaydan geliyor: ABD’nin New York kentindeki bir tekstil fabrikasında çalışan işçi kadınlar, 1800’lü yılların ortalarından itibaren daha iyi çalışma koşulları ve daha iyi yaşam şartları için mücadele etmektedirler. Bunun için de greve giderler. Yalnız işveren greve saldırıyla cevap verir ve grevci kadınlarla diğer yandaşlarını fabrikaya kapatır; üstlerinden kilitler. Bu sırada fabrikada yangın çıkar, kısa bir süre içinde bütün binayı sarar. İçerde bulunan kadınlardan çok azı kurtulur çünkü fabrika işverence ablukaya alınmıştır ve kaçıp kurtulmak zordur. Sonuç: 100’ün üzerinde kadın işçi yanarak can verir. Bu tam manasıyla bir katliamdır ve yeni grevleri tetikler. 1909 yılında Manhattan’da tekstilde çalışan 20.000 kadın işçinin gittiği grevde ise binlercesi tutuklanır. Buna rağmen grev ve direniş engellenemez. Sonunda kadın işçilerin dediği olur ve haklarını elde ederler. İşte 8 Mart, o günün simgesidir.
 
Ülkemizde Mustafa Kemal Atatürk tarafından Avrupa’daki birçok ülkeden daha önce kadınımıza hak ettiği hakları verilmiştir.  Türk kadının hiç savaşım vermeden bu hakları elde ettiğini söyleyenlere en güzel yanıt yine Gazi’den gelir:  
Türk kadınına bu hakkın bir lütuf olarak verildiği düşüncesinde değiliz. Bir memlekette ki, yurdun her tarafı istilaya uğradığında kadınlar ateş altında erkeklerle beraber omuz omuza çalıştılar; memleketin geri kalan kısmını korumak ve beslemek için tarlanın kara toprağından yiyecek çıkarmaya uğraştılar. Elbette bu varlıkların, yurdun her köşesinde ve her tabakasında söz söylemeye hakları vardır”.
"Mevlüt Kandiliniz Mübarek Olsun!"

İşte Kadınımızın Siyasi Haklarını Elde Edişinin Seyri: 
03 Nisan 1930, Belediye Seçimlerinde Türk Kadınına Seçme ve Seçilme Hakkı.
26 Ekim 1933, Türk Kadınının Köy İhtiyar Heyetlerine Seçilme Hakkı.
08 Ağustos 1934, Türk Kadınının Milletvekili Seçme ve Seçilme Hakkı.
05 Aralık 1934, Kanu’nun Yürürlüğe Girmesi.
05 Aralık 1934, Milletvekili Yasası’nın 05., 11., 16., 23. ve 58. maddelerinin değiştirilmesi; “Kadınlara Seçme - Seçilme Hakkı”nın yasalaşması.
 
Ve işte beklenen: 1935’teki ilk seçimlerde 17 kadın milletvekilinin seçilmiştir. 2000’lerde henüz bu rakamlara pek ulaşamadığımızı üzülerek söylemeliyim. Ayrıca Meclis’te kadın milletvekillerinin çok daha çalışkan ve üretken olduklarına bizzat şahidim. En sonuncusunu da geçtiğimiz Ocak sonunda yaşadım: Balıkesir-Burhaniye’deki Üvecik Deresi’nin çevredeki fabrika atıkları ile kirletilip bir doğal faciaya sebep olunması nedeniyle toplam 5 önemli kişi ve kuruma yazdım. Bunlar:  Sn. Ayşe AKBAŞ, (Vekil) AKP; Sn. Hüseyin PAZARCI, (Vekil) DSP;   Sn. Ali Osman SALI, (Vekil) AKP; Sn. Edip UĞUR, (Vekil) AKP; Sn. Selahattin HATİPOĞLU, Vali (Balıkesir); Sn. Fikret AKOVA, Bel. Bşk. (Burhaniye).  Sonuç sizce? Evet! Bir tek hanım milletvekilimiz Sn. Ayşe AKBAŞ’tan yanıt geldi.  Kendisine buradan bir kez daha teşekkür ediyorum.
 
Tüm kadınlarımızın bu özel gününü yalnız bugün değil her gün geçerli olmak kaydıyla kutlarken sözlerimi, uzun süren turlarımdan birinde Sevgili Eşim Rukiye Tunçer’e yazıp kendisine cep telefonunda okuduğum bir şiirle bitirmek istiyorum.
 
29 Mayıs 2002, Adıyaman-Nemrut.

Kadınım...                   
Bir Gülün Dikeni Batar Ya Ele,
Batmışsın Kalbime Sen Öylesine,
Hani, Doruklar Bulutları Arar Ya!
Ararım Ben de Seni Böylesine.

“Dağ Dağa Kavuşmaz, İnsan İnsana Kavuşur”muş,
Yalan Demiş Söyleyen… Ya Bizi Hiç Tanımamış,
Ya da Boş Otel Odalarında Uykusuz Sabahlamamış.


Sen! Çocuklarımın Anası, Anam,
Sen! Her Zaman Sıcak Bulduğum Yuvam,
Sen! Menekşe Gözlerine Bakmaya Doyamadığım,
Kadınım, Kraliçem, Ana Tanrıçam...

"Mevlüt Kandiliniz Mübarek Olsun!"


8 Mart 2009  14:59:13 - Okuma: (480)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik