Yazı

Son kez polemik
Son kez polemik 

Konuk Yazar

Masalcıdan gerçek masallar ve son kez polemik

Geçtiğimiz günlerde “Bir Selçuk Masalı” isimli bir yazı yazdım. Amacım gelecekte hiçte düşünmek istemediğim, kendimi olmayacağına inandırmaya çalışsam da ülkenin bir çok yerinde 1994 yerel seçimlerinden sonra İstanbul ‘la başlayan bir takım değişimlerin olabilme ihtimalini göz önüne sermek, yaratabileceği değişimi de vurgulamaktı. İlçemiz özelinde.
 
Neden buna gerek duymuştum? Ülkeyi saran “Bırakınız yapsınlar, bırakınız geçsinler” yaklaşımı beni çok rahatsız etmişti. Çünkü Cumhuriyet kazanımları kolay elde edilmemişti. En azından ilçemin bu girdaba kapılmasını istemiyordum.
 
Ancak yeni Selçuklu olduğunu söyleyen bir arkadaşımız beni aldı Selçuk’tan biraz gerilere götürmek zorunda bıraktı yazıları ve cevaplarıyla.
 
Hadi başlayalım bakalım gerçek masalımıza…
 
Hepimiz, önümüzde duran diğer Müslüman ülke örneklerinin birçoğunun, bağımsızlıklarını kazandıktan sonra çağdaş dünya normlarına ulaşmak yerine nasıl gerilediklerini, nasıl bağnazlaştıklarını özellikle son yirmi yıllık süreçte yakından gördük. Cezayir, Irak, İran… Şimdi Pakistan, yarın Hüsnü Mübarek sonrası Mısır, dünün ve yarının en iyi örnekleridir.
     
1950’den sonra ülkeye hakim olan popülizmin yani kelime anlamı Halkçılık olsa da geçerli anlamı “halk yardakçılığının” bizi getirdiği noktayı hep beraber yaşadık ve yaşıyoruz. Tabi bir taraftan yardakçılık yapılırken diğer taraftan en kolay işlenebilen, en kolay kullanılan din tacirliğini de unutmamak gerekir. Din tacirleri bir taraftan izledikleri politikalarla oy topladılar, bir taraftan da ebediyen kendilerine oy verecek kitleleri, hazır kıtaları yarattılar.
 
Devrim yasaları orada durup üzerinin tozlanması sağlanırken tekke ve zaviyeler tekrar canlandırıldı. Dergâhlar, müritler, şeyhler, hoca efendiler tekrar girdi toplumun hayatına. Hatta bazıları başbakanlıkta ağırladı o tarikat şeylerini. Türkçe Ezan gitti, geldi Arapça Ezan. Devlet eliyle İmam Hatipler açıldı. Sonra birileri onlara “bizim arka bahçemiz” dedi.. “Kanlı mı kansız mı olacak” sesleri yükseldi. Bu arada Muammer Aksoy, Abdi İpekçi, Bahriye Üçok, Çetin Emeç, Ahmet Taner Kışlalı, Uğur Mumcu, Necip Hablemitoğlu gibi Cumhuriyet aydınları öldürüldü. Cumhuriyetin bu aydınlık kalemleri bazı liboşlar ve ikinci cumhuriyetçiler gibi satılık olmayınca, susturulamayınca kırıldılar. Onların kalemleri kırılınca,  kalanların çoğu da çalıştıkları yerden atılınca ve ardından yandaş medya ve koca göbekli liboş kalemler çoğalınca her şey daha kolay oldu
   
Davos’da kızmış gibi yapıp İsrail’le askeri işbirliği anlaşması yapan onlardı. İsrail uçaklarına Türk Hava Sahası’nda uçuş eğitimi izni veren yine onlardı. Sonra Gazze’de o pilotlarca öldürülenlere timsah gözyaşı dökende. Irak’ta askerin başına çuval geçirilirken seyredende onlardı. Allah Rızası için topladıklarını Deniz Feneri’nde kaybedende. 86 yıllık Cumhuriyet’in ne kadar para eden kurumu varsa satan da onlardı. Jet Fadıl’da onlardandı, Mercimek’te ve isminin gerisinde koca koca HOLDİNG yazan, yurtdışında yaşayan işçilerimizin biriktirdikleri paraları iç edenlerde. İnanca ve yaşayışa saygı isterken İnönü Üniversitesi’nde, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde oruç tutmadıkları için gencecik çocukları öldürenler, Sivas’ta aydınları diri diri yakıp bir de o otelin altına kebapçı açan da, benzer zihniyet değil miydi?
    
 
Yukarıda yazdıklarım, ülkenin demokrasi adı altında yaşadığı değişim, yaşananların binde biri değildir. Herkes hafızasını zorlarsa yüzlerce örnek bulabilir. Ama bulmak isteyen tabii ki…
 
Ama sözüm onlara değil. Çünkü onlar hep aynı çizgiyi takip ettiler. Sözüm liboşlara, sözüm ikinci cumhuriyetçilere, sözüm dönmek için genelde ve yerelde liderleri bahane edip dönen döneklere. Çünkü onların yeni yerlerinde kendilerini ispat etme çabası gibi kompleksleri var.O zaman da gereğini yapmak lazım.Gereği ne peki ? “Bu CHP’den adam olmaz” cümlesini mümkün olduğu kadar ağza dolamak lazım.Peki neden ?Çünkü CHP onlara göre çağa ayak uyduramıyor.Gerekçe hazır .Hala laiklikle uğraşıyor.Hala 20.yüzyılın başında ki ilkeleri savunuyor..Halka güvenmiyor.Bal gibi bu attıklarının iftira olduğunu bilmelerine rağmen bunu yapmaya devam ediyorlar.Kıbrıs Sorunu , Ermeni Sorunu , Ortadoğu Sorunu ,Kıta Sahanlığı sorunu ve bir cümle sürüsüyle dış tehditler dururken ve yine aynı güçler içerde kendilerine ortak bulurken , “şeriat isterükten” Ilımlı İslam isterize dönüşürken ,ATATÜRK heykelleri ve portreleri tartışmaya açılırken ,Ülke bölünmeye çalışılıp , ABD güney komşumuz olurken, vaaay  nasıl olurda  CHP  bunlara karşı çıkar..Olsun liboş kalemşorların eleştirileri şeref sayılır.
 
Gerçi takla attıranlar utansın ama bizim üç kuruşluk kömür, beş kuruşluk buzdolabı, ya da lüküs hayatlarını devam ettirmek için takla atanlar gibi olma zorunluluğumuz yok.
 Yine kendine 15 milyonluk İstanbul’un İstiklal Caddesi’nde ikbal bulamayıp Selçuk’ta ikbal arayanlar gibi olma zorunluluğumuz da yok. Çark etmeye de hiç niyetimiz…
 
Aydın olacaksın, demokrat olacaksın, Cumhuriyetçi olacaksın, sonrada 1950 ‘den bu yana yukarıdakileri yapanlar gibi olmadığı için, onlar gibi yapmadığı için doğru dürüst iktidar olmamış, olduğunda Kıbrıs’a çıkmak zorunda kalan, çiftçisinin geçinmek için tarımını yaptığı afyon ekimi nedeniyle ambargoya uğrayan, onlardan kalan borçlar nedeni ile krizle boğuşmak zorunda kalan CHP’ yi suçlayacaksın. Yok öyle yağma .Hoşlansan da hoşlanmasan da meydan boş değil
 
İkbal uğruna çark etmek için vuracaksın CHP’ye, yerelde ve genelde. Kendi ifadenle yedi aydır Selçuk’ta yaşamana rağmen üstün yeteneklerinle Selçuk’u tahlil edecek ve ahkâm keseceksin. Bu kadar tahlil yeteneğin varda gelmeden önce göremedinmi Selçuk’un durumunu. Bu da yetmeyecek Asım Arslan’ın ortaokul ve lise öğrencileri seviyesinde hazırladığı, o seviye için son derecede yararlı bulduğum Sömürülen Atatürk ve Atatürkçülük kitabını, anlamadan yarım yamalak okuyacaksın, sonra da Atatürkçülük’ten bahsedeceksin.
 
Sanki ulufe dağıtan padişahlar gibi sadaka dağıtanlar, ülkeyi sadaka toplumu haline getirenler, oy vermezsen iğne yaparım haaaa diyenler dururken, fenercileri üç dört aydır  , güvenmekten hiçbir zaman vazgeçmediğimiz Türk adaletinin önüne getirmemek için bin bir takla atanlar dururken kalkacak CHP’yi eleştireceksin.Madem hiçbir partiye üye değilsin ( siz yazmışsınız.Neden bunu birçok yazınızda tekrarladığınızıda anlamış değilim ) niye sadece CHP.?
 
Size hiç bir şey denmemişken, yazıma yorum yazıp karşılığını alınca, sorduğum sorulara cevap vermek yerine bilgiden bahsedip bilgiçlik yapan, bilgili insan gibi davranmayıp kullandığı sözcüklerle tartışma kalitesini düşüren de sizsiniz sayın avukat. Çünkü siz ve sizin gibiler kendinize demokratsınız. Aman Allah’ım sizin fikirlerinize karşı çıkan olduğunda demokratlığı unutup;
 
SEN  (Defalarca  )
ÖĞREN
DEVEKUŞU
ANTİ DEMOKRAT (Hatta ima yoluyla Faşist )
MİLLETİ  İLLE HALKI MALK SANMAK
MÜFTERİ (Ne alakaysa? Ben sadece soru sordum )
İFTİRACI-ÇAMUR (Nerede attıysam)
KRALINA YAĞ ÇEK
ADD PARKINA GİT (Onur duyarım )
VİZYONSUZ
KRALINA TAPIN
 
Sözcüklerini benim için kullanmışsınız.
 
Bunların içinde öğrenmekten , ADD parkında oturmaktan gurur duyarım.Ancak ne halkı malk ne de milleti illet zannederim.Ama halk yardakçılığı da yapmam hayat çizgimde çarkta etmem bunları yaparken.Diğer sözcükleri de size iade etmeye bile gerek görmem .Çekerim sifonu olur biter.
Üzüntüm ise avukat etiketini de taşıyan bir kişinin görüş bildirirken dahi hitap seviyesini böyle alçaltması. Sanırım daha önce boş meydanda atıp tutarken birden bire işlerin değişmesi sinirinizi bozdu. Hani demokrattınız? Bu tahammülsüzlük neden? Yoksa sorularıma cevap verememek mi gerdi sizi. Sayın yeni Selçuklu, eski CHP’li arkadaşıma hiç yakıştıramadım hem de hiç. Ama bana bir faydanız oldu ki kendime daha iyi bir rumuz buldum. Hani büyük kalemşör, Bilderberg toplantılarının katılımcısı, Abant toplantılarından eksik olmayan sevgili üstadınız F.Koru’nun rumuz kullandığı gibi ...  “MASALCI”
 
Ha bu arada “Hangi çağda yaşıyoruz? Siz hala toplumu, halkı 20.yüzyıl başındaki gibi mi sanıyorsunuz siz?” diye sormuşsunuz. . Evet, liboşları da sayarsak % 46 + 2 +5‘i aynen öyle 20.yüzyılın başında sanıyorum. Hatta eminim. Onun içindir ki  Atatürk ilke ve İnkılâpları, Cumhuriyetin değiştirilemez nitelikleri Devletin Üniter yapısı içinde bölünmez bütünlüğü, hala geçerliliğini koruyor. Bu nedenle biz %1’de de kalsak vazgeçmeyeceğiz bunları savunmaktan. Sırf bu nedenle statükocu olmakla suçlanmaktan da   onur duyarız.
 
Ayrıca kızmayın bu kadar. Sayemde popülariteniz arttı.( seçime doğru yazısı okunma 130 cevap yasısı okunma 230 )Bu da benim size faydam olsun diyeceğim ama o % 46 + 2 + 5 ’ten Selçuk ta yok.
 
Biliyorum.Bu yazıyı okuyunca yine köpürecek ,sinirlenecek ,seviyeyi daha da düşüreceksin.Ama emin ol ki bu benem size verdiğim son cevap.Saldır saldırabildiğin kadar başka yerlerde bu saldırılar pirim yapar ama burası SELÇUK.Burada 29 Martta size KIRMIZI KART var
 
Siz yine de sevgiyle kalın   :))
 
NOT : Önceki yazılarımı ve polemiğin geçmişini öğrenmek isteyen sayın okurlarımız konuk yazar bölümündeki siyah altı çizili yazıya tıklayarak ulaşabilirler.


1 Mart 2009  18:23:35 - Okuma: (1031)  Yazdır




İstatistik