Yazı

Gölge Adama ithaf olunur
Gölge Adama ithaf olunur 

Konuk Yazar

Bir Selçuk Masalı…

Masal bu ya malum partinin adayı Mart 2009 yerel seçimlerini; kızgınların, küskünlerin, sözde demokratların ve cumhuriyetçilerin, aldıkları haksız yardımların ya da sosyal bir devletten zaten doğal olarak alması gereken yardımların mecburen diyetini ödemek zorunda kalanların, cemaat evlerinde ve yurtlarında yetişenlerin oylarıyla kazanmış.
 
              Mart 2009 yerel seçimlerini kazanan kişi son derece çalışkan. Ankara’nın da desteğiyle sürekli yatırım yapıyor. İşsizlik neredeyse kalmadı, Bir fakülte 2 yüksek okul açıldı. Toki, moki, doğal gaz da geldi. Herkes mutlu ve mesut. İyi ki seçmişiz iyi ki genel yönetimle yerel yönetimi birleştirmişiz diye düşünüyor.
              Hem fena mı oldu Ankara’dan bu güne kadar yapılmayan, yapılması hayal edilemeyecek yatırımlar geliyor. Zaten başkan da malum partinin ilçe başkanı da bizim gibi :)). Onların da hanımlarının başı açık. Dinci falan da değiller. ”Hakikaten bu parti çoook iyi ya” diye düşünüyor büyük çoğunluk.
              Bu arada 5 yıl su gibi akıp gitmiş Mart 2014 yerel seçimleri yaklaşıyor önce partilerin ilçe kongreleri yapılıyor. Şok şok şok. 2009 da seçilen ithal ilçe başkanının yerine  cemaatçi bir ilçe başkanı seçildi.İthal ilçe başkanı isyan ediyor “ Bunların gerçek yüzü ortaya çıktı.Seçimi kazanabilmek için bizi kullandılar “diye.(Son pişmanlık…….)
            Ama geçmiş olsun halk mutlu ve mesut kendini avutuyor. “Olsun yeni seçilen ilçe başkanı cemaatçi ama o da iyi bir insan. Hem hiçbir şey değişmeyecek Selçuk’ta” diyor.
            Birinci şok atlatılmadan ikinci şok yaşanıyor. O çok başarılı olan, kendiside cumhuriyet ilkelerine son derece bağlı olduğunu söyleyen başkan da aday yapılmıyor…
            Yakın çevresinin anlattığına göre “Ben ne yaptım. Nasıl inandım benim yüzümden Selçuk elden gitti” diye pişmanlık duyuyor ve uzaklara dalıp gidiyor.
            Onun yerine başkan adaylığına yine ilçe başkanı gibi biri seçiliyor.. Halk şaşkın. Ama şaşkınlık çabuk geçiyor. “Dinciler ama çalışıyorlar. Bakın hepimizin refah düzeyi yükseldi. Ne olacak canım hem bizde Müslüman değimliyiz” diyerek kendini avutuyor ve içini rahatlatıyor.
             Bu arada zaman çabucak geçmiş 2014 yerel seçimleri yapılmış ve malum partinin yeni adayı seçimi kazanmış. Öyle ya çok çalışıyorlar Ankara kimi koysa kazanır.
            Başlangıçta icraatların da hiçbir anormallik yok. Zaten yaparsa bir daha ki seçimde seçmeyiveririz. Ama gerçek öyle değil. İlkönce bir tane işçi statüsünde türbanlı bir bayan işe başlıyor. Ardından bir tane daha ve artık neredeyse belediye çalışanlarının yarısı türbanlı. Belediye kreşinde türbanlı öğretmenler var. Küçücük çocuklar “Anne cehennem ne demek” diye soruyor korku içinde. Yine “Anne senin başın niye kapalı değil” soruları geliyor annelere peşi sıra. Belediye de çalışan erkek işçilerin çoğu da sakallı. Namaz vaktine yakın iş için belediyeye gittiğinizde işinizi yaptıracak doğru dürüst adam yok ortalıkta. Ramazanda oruç tutmayanlar bile tutuyormuş gibi yapıyor işini kaybetme korkusuyla. Hem zaten tutmasan da çarşıda yemek yiyebilecek bir yer yok. Hepsi ramazan nedeni ile kapalı.
          Halkın artık azınlıkta kalmış kesimi homurdanıyor sessizce “Ah! Nerde o eski Selçuk” Genç kızların ve delikanlılarının rahatça dolaşabildiği, kafe ve barların olduğu Selçuk yok artık. Alkollü içki satan yerler iyice şehrin dışında Türkiye’nin Avrupa’ya açılan kapısı kapanmış artık. Dönüşü olamayan yola girilmiş bir kere. Seçmenin çoğunluğu da gelen göçlerle onlar gibi.
          Artık dönüş yok. Son pişmanlığın fayda etmediği gibi
 
 NE ZAMAN ADAM OLURUZ?
Sorunlarımızı dışarı çıkmak, mevzilerimizi terk etmek yerine içerde kalıp mücadele etmeyi öğrenince.
 
Gölge Adama ithaf olunur.

17 Şubat 2009  20:15:32 - Okuma: (798)  Yazdır




İstatistik