Yazı

Seçime Gün Sayarken
Seçime Gün Sayarken 

Özcan Nevres

Yerel seçimlere bir buçuk aydan az bir zaman kaldı.

Sandık başına gittiğimizde kendi irademizi kullanarak değil, partilerin genel başkanlarının dikte ettirdiği şekilde oylarımızı kullanacağız. Yani biz seçmenlerin gönlünde yatan adaya değil, parti başkanlarının ver diye emrettiği adaylara içimiz sızlaya sızlaya oylarımızı vereceğiz. Oy vermek vatandaşlık görevidir. Bu nedenle içimiz sızlasa da gönül vermiş olduğumuz partinin adayına oyumuzu vereceğiz.
Sekiz yıl Menemen CHP de yöneticilik yapmış olduğum CHP bu günkü CHP değildir. Bu günkü CHP Sayın Rahşan Ecevit'in adam öğütme taktiklerine sahiplenmiştir. Demokrasilerde yönetim seçilenlerin elindedir. Oysa CHP de seçilen yöneticiler genel merkezin güdemeyeceği kişilerden oluşmuşsa tıpkı geçmişteki DSP de olduğu gibi seçimle gelmiş yönetim azledilir ve yerine atanmışlar gelir. Bu CHP ki sembolü olan altı okun en önemlisi olan devletçilik okunu kırıp atmış, laiklik ilkesi de aynı akıbete uğramak üzere. İstanbul Büyük Şehir Belediye Başkan adayı sayın Kemal Kılıçdaroğlu bile türbanı ve kara çarşafı savunabildiğine göre vah CHP vah demekten başka elden ne gelir.
Baykalizm Silivri'de halkın nabzını tutmuştu. Silivri belediye başkanlığına aday olan dört ismi sormuş ve sorgulamaya katılanların büyük bölümü Selami Değirmenci ile seçimi kazanmanın mümkün olacağını söylemişler. Böylece ilk etapta aday olarak Selami Değirmenci'nin adı geçmişti. İki gün sonra ise aday değiştirilmiş ve yerini alan isim Özcan Işıklar olmuştur. Eğer söylenenler doğru ise bu değişikliği Büyük Şehir adayı Kemal Kılıçdaroğlu istemiş ve bu isteği kabul edilmiş. Bakalım bu değişiklikten hangi taraf kazançlı çıkacak. CHP mi yoksa diğer partilerden biri mi? Oysa genel kanı eğer Selami değirmenci aday olmuş olsaydı bir dönem AKP ye kaptırılmış olan belediye yönetimi bu seçimde geri alınacaktı.
CHP iktidar yolunu açmak için üç büyük ilimizin belediye seçimini kazanmayı hedefliyor. Bunun için de en isabetli isimleri aday olarak göstermiştir. Karayalçın CHP ye geri dönmüştür. Genel başkanlık için oldukça tehlikeli bir isimdir. Ondan daha da tehlikeli olanı Kılıçdaroğlu'dur. Eğer ikisi de kazanırsa beş yıl daha Sayın Baykal için Hiçbir tehlike olmayacaktır. Kazanamazlarsa yıpranmış isimler olarak Baykalizm için hiçbir tehlike arz etmeyecektir. Sayın Baykal kongrede göğsünü gere gere kazanın da gelin diyebilecektir. Başkaları seçim kazanamamışsa bu kazanamayanlar için büyük sorundur. Beş seçim üst üste seçim kaybetmiş olan Baykal için ise sorun değildir.
Sayın Kemal Kılıçdaroğlu türban ve kara çarşafa seçimi kazanmak için taviz verse de kazandığı takdirde Baykalizmi sona erdirir ve CHP eski devletçi ve laik kimliğine geri dönmesine neden olur umuduyla oylarımızı Kılıçdaroğlu'na vereceğiz. Dahası biz Kılıçdaroğlu'nun yolsuzlukları ayyuka çıkmış olan Topbaş yönetiminin ipliğini pazara çıkaracağına yürekten inanıyoruz. Bu yüzden de Sayın Baykal'ın hesapları ne olursa olsun Kılıçdaroğlu'nun kazanmasına tam destek vereceğiz.
CHP Genel Başkanlığına aday olmuş olan Şişli'nin başarılı belediye başkanı Mustafa Sarıgül partisinden ihraç edilmiştir. Oysa Mustafa Sarıgül ile birlikte hareket eden Menemen Belediye Başkanı Sayın Tahir Şahin aday olarak yerinde bırakılmıştır. Bırakılmış olmasının nedeni ise onun genel başkanlıkta gözünün olmamasıdır. Peki Esenyurt'un eski belediye başkanı Sayın Gürbüz Çapan nerede? O Baykalizmin affı şahanelerine mazhar olamadı mı?
Belde belediyelerinin kapatılmasıyla ilçe belediyeleri de büyük şehir belediyeleri gibi ağır bir yükün altına girdi. Merkezlerde bile başarılı olamayan belediyeler o kadar geniş bir alanda nasıl başarılı olabilecekler? Hani demokrasilerde belirleyici olan halktı. Şimdiye kadar hangi belde halkına siz ilçe belediyesine katılıp ilçenin mahallesi olmak ister misiniz diye soruldu? Ne demokrasisi? Her şey bu ülkede ben yaptım oldu olarak değerlendiriliyor. Bu dayatma karşısında da köylerin köy kişiliğine ait tüm malları büyük şehir belediyesine geçmiş oldu. Köylerin mahalleye dönüşmesi köylülerin yaşam standardını yükseltti mi? Bakın bir beldenin halkından biri ne diyor. Büyükşehir belediyesine bağlanmadan önce suyun tonuna sekiz yüz bin lira ödüyorduk. Şimdi ise bir buçuk milyon lira. Yeni TL ye çevirirsek eskiden seksen kuruş ödüyorlardı. Şimdi ise yüz elli kuruş. Meğer mahalle olmanın bedeli buymuş. Bu gün bir oylama yapılacak olsa tüm köyler ve beldeler mutlaka eski kimliklerine dönmek isterler. Oysa dönemezler. Zira demokrasi yönetilenler için değil, yönetenler içindir.
Özcan Nevres www.ozcannevres.com

11 Şubat 2009  19:56:08 - Okuma: (556)  Yazdır




İstatistik