Yazı

Hamdolsun Kriz Teğet Geçti
Hamdolsun Kriz Teğet Geçti 

Özcan Nevres

Sayın Başbakana göre dünyayı saran ekonomik kriz bizden teğet geçecekti.

Zira ülkemizin ekonomisi çok güçlüydü. Üretmeyen, üretemeyen bir ülkede ekonomi nasıl güçlü olur anlayamadım? Anlayan beri gelsin. Televizyon kanalları gerektiği kadar tarafsız olmadıkları için işlerinden olan işçiler ile ilgili çok az haber yapıyorlar. Oysa işinden olan işçiler ne yazık ki göz yaşlarına boğuluyorlar ama onların perişanlıklarını görmek ve göstermek istemiyorlar. O işsizler ki, bu ekonomik kriz nedeniyle iş bulamayacaklarını ve kim bilir ne kadar bir süre işsiz kalacaklarını biliyorlar. İşsiz kalmak ise sefalete ve açlığa mahkum olmak demektir. Bakın bu konuda Makine mühendisi bir arkadaşımız ne diyor?
Yıllardan beri, bir çok işçi çıkarmalara şahit oldum, çok krizler yaşadım. Ama inanın bu sefer yaşadığımız, bir kriz değil, bu daha başka bir şey sanki. İnsanların üzerine çöreklenmiş bir doğal afet. "Teğet geçti" diyen o Başbakanda biraz cesaret varsa gelsin buralara, Organizede yanına koruma almadan bir gezsin. Kimse saldırmaz üstüne merak etmesin. Cesareti varsa derken sadece işten çıkarılan işçilerin gözlerine baksın. Sadece baksın eğer cesareti varsa, o umutsuzluğu o tükenişi görsün. Başka hiç bir isteğim yok.
Kusura bakmayın, bu sabah çok doluyum, her taşına emek verdiğim, makinelerini, bilgisayarlarını, masalarını elimle taşıdığım, yüklemeleri forkliftimiz henüz gelmediği için ellerimizle yaptığımız, sonra neşe içinde ama hiç yorulmadan hiç yüksünmeden oturup sigaralarımı içtiğimiz, beni ben yapan, şu anda çalışmadığım ama benim fabrikamı kaybettiğim için çok üzgünüm. Kusura bakmayın.
Arkadaşımız bir de not eklemiş.
Son bir kaç ayda Çerkezköy organizede sadece bizim bildiğimiz ciddi çıkış yapan işletmeler :
profilo Telra : tamamen kapandı yaklaşık 1000 çalışanı vardı. Hema : son bir ayda 1000 kişi çıkardı
Volkswagen : Nisanda kapanıyor, yaklaşık 1000 çalışanı var. Kapanan Tekstil fabrikaları : 50 civarı olduğu söyleniyor, yaklaşık 3000 kişi çıkardılar. Çorlu tarafında Atateks, yaklaşık 1000 çalışan
Edip İplik : yaklaşık 400 çalışan ve sürüp gidiyor bu liste.
Bizi teğet geçmedi arkadaş bu iş, geçmedi. Bu arkadaşsızın acısına ortak olmamak olası mı?
Televizyonlardan birinde İzmitteki bir lastik fabrikasından çıkarılan işçiler ile ilgili bir haber vardı. İşten çıkarılan işçiler, işten çıkarılmayan şanslı işçilerle vedalaşırlarken göz yaşlarını tutamayanlar vardı. Peki, işten çıkarılmayan işçiler hallerinden memnun muydular? Nasıl memnun olsunlar ki? Zira tümünde bir gün kendilerinin de işsiz kalacakları korkusu var.
Hayatım boyunca işsizlik sorunu yaşamadım. İşsiz kalma acısını yaşamadım ama yaşayanlar kadar acı çektim. Kendim için değil tüm emekliler adına korkuyorum. Zira bu üretime dayanmayan ekonomik modelle bir gün bu iş buraya kadar artık emeklilere maaş yok diyecekler mi? Derlerse artık ellerinden hiç bir iş gelmeyen yaşlılar ne yaparlar? Olmaz olmaz dememek gerekir. Zira bu kadar kötü yönetilen bir ülkede her şey olur.
Yıllar önce o fakirlik yıllarının yaşandığı dönemde iş bulamayan tarım işçileri günlük nafakalarını çıkarmak için Tabak Ali Beyin çiftliğine meyan kökü kazmaya giderlerdi. Akşama kadar kazdıklarını denk edip sırtlarına alırlar ve en az beş kilometre yol yürüyerek tek alıcı olan FORBES e götürüp satarlardı. Kolay mıydı akşama kadar çapa sallayıp sonra da atmış yetmiş kiloluk yükü sırtında taşıyarak beş kilometre yol yürümek? Yine de o insanlar evlerine ekmek götürebildikleri için mutluydular. Şimdi işsiz kalanların o günlerdeki işsiz kalanlar kadar şansları var mı? Elbet deki yok. Zira ne kazılacak meyan kökü kaldı ne de meyan kökü alacak olan bir firma. Bunları düşünürken içim burkuluyor ama elden ne gelir? Bu işsizler ordusu mensupları ne yapacaklar? İşsizliğin aman vermeyen duvarlarını nasıl yıkacaklar? Ve bu kötü süreçte ne yiyip ne içecekler. Elleri boş evlerine gittiklerinde çocuklarının ve bakmakla yükümlü olduklarının yüzlerine nasıl bakacaklar. Bu gün de iş bulamadım. Kusuruma bakmayın mı diyecekler? Kusur onlarda değil ki. Kusur sıcak parayı yeğleyip yatırıma yönelmeyenlerde ama bunu bakmakla yükümlü olduklarına nasıl anlatacaklar.
Bu gün bir alış veriş merkezinden yoğurt alırken yaşlı bir hanıma çalışanlardan biri, teyze bak bunun kampanyası var alsana dedi. Sanki kadının bam teline basmıştı. Al diyorsun be oğlum, kredi kartımın dolduğunu ve ödemekte zorluk çektiğimi biliyor musun? Benim aylığım beş yüz lira. Bu para ile nasıl geçinilebilir bana anlatabilir misin dedi? Kadın yerden göğe kadar haklıydı. Zira bu günkü gazetelerde dört kişilik bir ailenin açlık sınırının iki bin üç yüz lira olduğu haberi vardı. Dört kişilik bir ailenin dördü de çalışıyor olsa ki bu olası değil. Beşer yüz liradan iki bin lira eder. Bu bile açlık sınırını aşmalarına yetmiyor.
Ne yazık ki üretimi desteklemeyen hükümetin ceremesini işsizler ordusuna katılanlar ödeyecekler.
Özcan Nevres www.ozcannevres.com

30 Ocak 2009  00:26:59 - Okuma: (486)  Yazdır




İstatistik