Yazı

Tutuklama…
Tutuklama… 

Yaşar Varış

Anayasamızın 19. maddesi “Herkes, kişi Hürriyeti ve güvenliğine sahiptir .Suçluluğu hakkında kuvvetli belirti bulunan kişiler ,ancak kaçmalarını,delillerin yok edilmesini veya değiştirilmesini önlemek maksadıyla veya bunlar gibi tutuklamayı zorunlu kılan ve kanunda gösterilen diğer hallerde hakim kararıyla tutuklanabilir” demektedir.

         Ayrıca, 5271 sayılı Ceza muhakemeleri Kanununda Tutulama konusu 100 ila 108. maddeler de düzenlenmiştir. Buna göre de tutuksuz yargılanma esas, tutuklama istisnadır.
         Birleşmiş Milletler İnsan hakları Beyannamesinde, Avrupa insan hakları sözleşmesinde de “ herkesin kişi özgürlüğüne ve güvenliğine hakkı vardır. Yukarıda belirttiğimiz ve anayasamıza giren koşullar oluşmadıkça kimse tutuklanamaz” denmektedir.
         Son dönemde Ergenekon adı verilen bir dava dolayısıyla bir yılı aşkın süreden beri dalga dalga operasyonlar yapılmakta, suçlu veya değil,bir çok insanın evi gece yarıları jandarma ve polisler vasıtası ile adeta basılmakta, evlerdeki tüm eşyalar alt üst edilmekte,çuvallar dolusu kitap, bilgisayar, dosya ve diğer eşyalara el konmakta, kişiler usulüne uygun olmayan bir şekilde göz altına alınmaktadırlar..
Ve işin garip tarafı gizli olması gereken bu soruşturmalar önceden medya kuruluşlarına yapılan servislerle kamuoyuna da naklen duyurulmaktadır.
Bu kişiler arasında üniversitelerde hocalık yapmış,yöneticilik yapmış bilim adamları olduğu gibi, ömrünü terörle mücadeleye adamış kahraman askerler v e emekli paşalar da bulunmaktadırlar.
Bunların bir çoğu anayasamızda ve anayasamızın 90. maddesine göre iç hukuk kuralı sayılan düzenlemelere göre  tutuklanmaması gerekirken ne yazı ki tutuklanmışlardır.
Bu insanların pek çoğunun kaçma şüphesi yoktur.Kovsanız yurt dışına gitmezler.Gece yarısı baskınları ile ellerindeki tüm eşyalara el konduğu için delilleri değiştirme, karartma olanakları da yoktur.
Öyle ise bu insanlar neden tutuklanmışlardır? Neden medya çağrılarak suçluymuş gibi televizyonlara çıkarılmakta onların onurları ile oynanmaktadır?
Tutuklamadan sonra aylar geçtiği halde neden bu insanlar hakkında iddianame hazırlanmamakta, insanlar ne ile suçlandıklarını  bilmeden aylarca tutuklu tutulmaktadır.
Yasalarımıza göre “hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı olmayan herkes masumdur”.Masumiyet karinesi diye bilinen bu kural neden ihlal edilmektedir.
Yapılan işlemler yanlıştır.Hukuki değildir.
Yasalarımıza ve bağlı bulunduğumuz uluslar arası sözleşmelere göre tutuksuz yargılama esastır. Tutuklu yargılanmak özel bir durumdur.Tutukluluk hiçbir zaman infaza dönüşmemelidir.
“Bir kişinin haksız yere tutuklu kalmasının bedelini hiçbir devlet hazinesi ödeyemez” sözü çağdaş ceza yargılamasının temel ilkesi olmalıdır.
Yargılama sonunda suçlu bulunursa onun cezasını çektirmek kolaydır. Ama yargılama sürecini tutuklu olarak çektirip de beraat eden insanın onurunu,şerefini iade etmek imkansızdır.
Kişilerin Avrupa insan hakları mahkemesine bireysel başvuru hakkı vardır. Bu tür uygulamalar Bu mahkemeden “adil yargılama yapılmadığı” gerekçesi ile geri dönmekte,ülkemiz binlerce avro cezaya çarptırılmaktadır.Onun için hukuktan, hukukun üstünlüğü ilkesinden sapmamak gerekmektedir.20.01.2009

21 Ocak 2009  18:30:03 - Okuma: (585)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik