Yazı

Direksiyon
Direksiyon 

Nuri Gökgöz

Köşe yazarımız Ümran SONGUN’ un “TABU” başlıklı yazısını okuyunca çok etkilendim ve bu yazımı kaleme aldım.

Direksiyon, dünya, savaşlar ve tabular içinde yaşadığımız dünya ve biz insanlar.

Bizler, dünya üzerindeki tüm güzellikleri yok etmek için özel olarak seçilmiş canlılar mıyız diye düşünüyorum. Acaba yanılıyor muyum bu düşüncemde diye soruyorum kendime. Cevabı gecikmiyor tabi ki. Haklısın yerden göğe kadar diyor içimdeki bir ses.

Gerçekten haklıyım değil mi? Sizler ne diyorsunuz?

Şimdi şu soruları soralım kendimize.

Tüm insanlığa yetecek kadar toprak ve su varken nedendir toprak ve su için savaşlar?

Eğer insanoğlunun gözleri, renkleri seçemeyip de her şeyi tek renk görse idi yinede aramızda fark olur muydu acaba?

Bir ses diyor ki içimden. Olurdu. Sen sus olmazdı diyorum. Israr ediyor, olurdu diyor ve ekliyor. Sizler o zaman uzun, kısa, zayıf, şişman derdiniz. Galiba haklı bu ses diyorum. Bir an geriye gidiyorum çocukluğumdaki yaşadığım anlara. Mahalle kavgaları geliyor aklıma. Doğru. Doğru vallahi diyorum.

Sahi biz o zaman neyi paylaşamadık acaba. Hala çözemiyordum ama bu gün, sitemizin köşe yazarı Ümran Songun Hanımefendinin “TABU” başlıklı yazısını okuyunca aradığım yanıtı bulmuştum. Altı çizilecek olan şu sözlerde saklıydı.

“ Sanırım yaşadığımız dünya negatif düşüncelere daha çok açık”

Köşe yazarımız Ümran Songun Hanımefendiye teşekkür ediyorum. Maalesef ki insanoğlu olarak dünyaya hep negatif gözle bakıyoruz. Ümran Songun Hanımefendinin aynı yazısında yer verdiği bir söz daha vardı altı çizilecek.

“Söz uçar yazı kalır.”

Ne kadar anlamlı güzel bir söz değil mi? Geçen gün İzmir’de Şair Eşref Vakfına uğramıştım. Orada çok sevdiğim Manisa Kırkağaçlı Selçuk SATI ile kahvelerimizi içerken Büyük üstadımızın resminin altında bir söz ilgimi çekti. Yanımda Selçuk’lu arkadaşın Ali KARAYİĞİT vardı. Beraberce okuduk. Şu söz aklıma geldi bu yazıyı okuyunca. “ Yazı yazmak istersen, al kalemi durma yaz. Yazı yazmak istemezsen, al eline kazmayı durma kaz” Sonra küçük not defterime yazdım bu sözü. Neden yazdım tabiî ki unutmamak için. O yazdığım sözü de sizlerle paylaşmak istiyorum.

“İnsanlar başaklara benzer, içleri boşken başları havadadır, doldukça eğilirler” Moltke

Bu sözden de alınması gereken dersleri aldım tabi ki. Selçuk SATI ağabeyimizin sesi çok güzeldir ve Türk Halk Müziğine gönülden bağlı biridir. Bu güzel sesten bir türkü dinlemek istedim. Ne söyleyeyim dedi. Bu sözlere gidebilecek olan bir türkü olsun dedim. Tamam dedi ve başladı o yumuşak sesiyle mırıldanmaya.

“Dersini almış da ediyor ezber
Sürmeli gözlerin sürmeyi neyler
Aman aman ben yarelendim aman”

Ben ve Ali KARAYİĞİT alacağımız dersi almıştık artık. Teşekkür ederek ayrıldık
ŞAİR EŞFER vakfından. Akşam eve geldim. Şair Eşref’in kitabını elime aldım. Şu beyitle karşıladı beni üstat.
“Suyu toprağı, ateşle havayı eyle hizmetkar,
Bütün dünyayı gez, mümkünse seyyah-ı semavat ol!”

Bu sözü okuyunca Mustafa Kemal Atatürk’ ün bir sözü geldi aklıma. “ İSATİKBAL GÖKLERDEDİR”
Evet değerli okurlarım, Umran SONGUN’ un yazısından yola çıkarak bir hayli ilerledik.

Yaşadığımız dünyada direksiyonu karada havada ve denizde birde pozitif şeylere karşı çevirebilsek her şey iyiye güzele gidecek ama. Keşke.

Yolumuzu aydınlatan ışıklar daima sizlerle olsun.

Nuri Gökgöz(Toprağın Sesi)


13 Ocak 2009  14:43:28 - Okuma: (1122)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik