Yazı

Bir Garip Şikâyetname
Bir Garip Şikâyetname 

Ali Can

İşgal sabahı (15 Mayıs 1919) ilk saatlerden itibaren İzmir şehri büyük bir gerginlik içerisine girmişti.

Yunanlıların İzmir'e asker çıkaracağı söylentileri de basında devamlı konu edilmişti. Diğer taraftan işgalin olduğu gün, Vali İzzet Bey’in Köylü Gazetesi'nde çıkan tekzibinde Yunanlılar'ın İzmir'i işgal edeceği söylentilerinin yalan olduğu ifade ediliyordu. Bütün bunlardan anlaşıldığı üzere, Vali İzzet'in bu sırada büyük bir aymazlık içinde olduğu görülmekte idi. Halbuki gelişmeler valinin ifadesinin tam aksi yönünde gelişmekteydi. Türk tarafında sessizlik hakim iken İzmir Kordonboyu'nda bulunan Rum ve Yunan uyruklular, ellerinde bayraklarla tezahürata başladıkları gibi, Rum kızları da mavi beyaz kumaştan elbiseleri ile sahil boyunda toplanıyorlardı. Sahil boyunda bulunan bir bando devamlı Yunan marşları çalarken; İzmir Ortodoks Metropoliti Hrisostomos ve öteki papazlar da, işgal birliklerinin karaya çıkacakları Pasaport Meydanı'nda bekliyorlardı. Bunların yanında Yunan millî kıyafeti içerisinde silâhlı Rum gençleri ve diğer azınlıklar bulunuyordu. Sabah saat 6.00 sularında İngiliz, Fransız, İtalyan ve Amerikan gemileri eşliğinde ilerleyen Yunan gemileri; saat 7.00 civarında ilk birlikleri karaya çıkararak Alsancak ve Pasaport karakollarını işgal ettiler. İşgalin fiilen başlaması üzerine, Rumlara ait fabrikalar başta olmak üzere kiliseler düdük ve çanlarını çalmaya başladılar. Metropolit Hrisostomos ve yanındaki papazlar da karaya ayak basan Efzun Alayları’nı takdis ettikten, geleneksel tuz ve ekmek sunma merasimi yapıldıktan sonra, Albay Stavrianos komutasında Konak istikametine yürüyüşe geçtiler. "Zito Venizelos" sloganları ile bir saatte Konak Meydanı'na gelen Efzun Alayı birliklerinin önünde gönüllü Rum gençlerinden oluşan milisler gidiyordu.
 
 
İZMİR -15 MAYIS 1919
Buraya kadar olan kısım herkes tarafından bilinmektedir. Yukarıda adı geçen İzmir Ortodoks Metropoliti Hrisostomos’un (metropolit: Hristiyanlıkta bir bölgenin tüm kiliselerinden sorumlu piskopos veya başpiskopos) Selçuk’taki meslektaşı Yovakim ve bölgedeki diğer metropolitlerin İtalyanları, Yunan Başbakanı Elefterios Venizelos’a şikayet eden bir mektupları bulunmaktadır.
Selçuk metropoliti Yovakim,  İzmir metropoliti Hrisostomos, Aydın metropoliti Smarados ve Söke metropoliti Aleksandros tarafından Venizelos’a gönderilen mektup:
 
“Türklerle İtalyanların işgal ettikleri mevkilerde Hıristiyan ahali müthiş fena muamelelere maruz kalmaktadır. Türk zabitanı tarafından kumanda edilmekte olan hesapsız Türk çeteleri, Türk memurlarının himayesi altında bulunmakta, Hıristiyanları kesmekte ve mallarını gasp etmektedirler. İtalyanların işgalinde bulunan Kuşadası, Söke, Muğla ve Güllük Havalisi Hıristiyan aleyhtarı hareketin merkezi olmuştur. İtalyan torpidoları cephane ile beraber Türk çete reislerini taşımaktadır. İtalyan kıtalarının, Türkleri teşci ve tahrik etmekte olduğundan, uzaklaştırılmasını insaniyet namına istirham ederiz”
 
                                           İmza
 Hrisostomos(İzmir metropoliti)       Yovakim (Ayasuluğ-Selçuk metropoliti)
             Smarados(Aydın metropoliti)      Aleksandros(Söke metropoliti)
 
 
         Mektuptan da anlaşılacağı üzere Yunanlılar kısaca: “İnsaniyet namına, şu İtalyanları uzaklaştırın da biz de işimize bakalım, şu Türkleri halledelim” demektedirler.
 
2009 yılına girdiğimiz şu günlerde -çok şükür ki- metropolitler artık yok.
Ancak 9. sınıfa giden yeğenim bir imza kampanyası başlatıldığını ve birilerinden özür dilendiğini, bizi şikâyet ettiklerini söyledi. “İnanmıyorum” dedim. “Neden inanmıyorsun” dedi. “Metropolitler öleli çok oldu, o yüzden” dedim. Daha sonra Asil S. Tunçer’in yazılarını okudum. Meğer doğruymuş…  ALİ CAN-2009

2 Ocak 2009  10:37:39 - Okuma: (1415)  Yazdır




İstatistik