Yazı

Ne Kafa Be
Ne Kafa Be 

Özcan Nevres

Değerli okurlarım. Aşağıdaki satırları okuduğunuzda siz de mutlaka benim söylediğimin aynısını, hatta fazlasını söyleyeceksiniz. Mutlaka bu ne kafa bu ne engin bilgi diyeceksiniz.

Tüm İslam alemindeki sivil toplum örgütleri şöyle göze görünür bir birlik oluştursun ve tepkide bulunsunlar gerçi buna içerdeki yandaşları izin vermezler ya yine de yapalım  mulumanlar yayn yuruse israil tukmukle bogulurlar haydi oyunlarını bozlım israili yerle bir edelim İslam özel natosunu kuralım çok gönüllü katılacaktır buna.
selamlr
s.o
 
Mail ile gelen bu yazının tamamını Orijinal haliyle aktarmış oluyorum. Ne müthiş bir bilgi bu. Tüm Müslümanlar birleşirse İsrail'i tükürükle boğarmış. Belli ki bu kişinin altı gün savaşlarından haberi yok. Tüm Arap ülkeleri birleşip İsrail'e saldırmışlardı. Amaçları İsrail devletini yok etmekti. İsrail'in çok iyi eğitilmiş üstün teknolojiyle donatılmış ordusunun karşısında Arap orduları ağır bir yenilgiye uğramışlardı. Golan tepeleri ile Sina yarım adası İsraillilerin eline geçmişti. Yıllar sonra Mısır ile yaptıkları dostluk anlaşmasından sonra Sina yarım adasını Mısır'a geri verdi ama Golan tepelerini hala geri vermemiştir. Kalıcı bir barış sağlanmadıkça geri vermeye de niyetleri yok. Gerçi o savaşta Amerika Akdeniz'deki savaş gemilerinden Arap ordularının haberleşme sistemini bozan yayınlar yaparak Arap ordularını kör bir dövüşe sokmuştu. Bu gün yine Amerika'nın desteği İsrail'in arkasında. Bu günkü desteği eskisinden çok daha fazla. Bu nedenle bu küçük ülkenin dev ordusunu tükürükle yok etmek olası değildir. Bu söylem söyleyenin cehaletini gösterir. Bu cehalet değil mi ki Arapların sürekli yenilmelerine neden olan. İsrail modern silahlarla donatılmış tanklarını Filistinlilerin üzerine sürerken Filistinli gençler ve çocuklar İsraillilerin ölüm kusan tanklarına sapanla attıkları taşlarla karşılık veriyorlar. Oysa düşmana karşı kullanılacak en iyi silah düşmanın kullandığı silahtan üstün olması, en azından benzer olması gerekir. Sapanla taş atarak yenemedikleri İsrail'i şimdi de tükürükle boğup yok edeceğiz. Bu öneri en ilkel topluluklarda bile mizah konusu olur. Bu öneriye yapan nereden bilecek nükleer gücün ne olduğunu. İsrail nükleer güç değilken bile tüm Araplar onunla savaşta yenilgiye uğradılar. Bir de tükürükle İsrail'i nasıl boğacağını izah etse de biz de öğrensek.
Bu günkü kanlı olaylara Hamas'ın altı aylık ateş kes süresi dolduğunda ateş kes anlaşmasını uzatmayacağını söylemesi ve ardından da füzeleri ateşlemesine İsrail'in karşılık vermesiyle başlamıştır. Hiçbir ülke kendisine saldıran düşmanına çiçek atmaz. Düşmanını etkisizleştirmek için gerekeni yapar. Bu savaşın en acı tarafı iki tarafın da çoluk çocuk gözetmeden silahlarını ateşliyor olmaları. Savaş Hiçbir zaman sorunları kökünden çözmez. Sorunları kalıcı olarak çözmenin tek bir yolu vardır. O da barış yoludur. Peki, İsrail ile Filistin arasında kalıcı bir barış olası mı? Bu günkü koşullarda hayır. Zira Kudüs üç semavi dinin önem verdiği kutsal bir kenttir. Bu nedenle bu kent özerkleştirilmeli ve kent her dini temsil eden üç yönetici tarafından eşit şartlarla yönetilmelidir. Bu sağlandığında İsrail ile Filistin arasındaki hudutlar yeniden çizilir. İki devlet de kendilerine yeni bir başkent inşa ederler.
Bu iki ülke arasındaki savaş eğer yayılacak olursa bizim kesin olarak taraf olmamamız gerekir. Birleşmiş milletlerin alacakları ateş kes kararını desteklemekle yetinmeliyiz. Filistinliler tek bir yumruk olmayı başardıkları gün haklı davalarında başarılı olurlar. Filistin de El-Fetih ile Hamas birbirlerini yemek için uğraşmaktan vazgeçip birlik olmaya çalışmalıdırlar. El-Fetih in kontrolundaki bölgelerden Hamas'ın kontrolündeki bölgelere ne ilaç ne de de diğer yardımları dahi geçirmeye izin yoktur. Hamas'ın kontrolundaki bölgelerden de El-Fetih'in kontrolundaki bölgelere de ilaç dahil hiçbir yardım gitmez. Bu nasıl bir kardeşliktir? İki grup arasındaki bu çekişme İsraillilerin işine yaramaktadır. Savaşlarda en geçerli kural böl, parçala ve yendir. Bu kuralın yararlarını Filistinliler İsraillilerin eline kendi elleri ile vermektedirler. Düşmana karşı savaş birlik olunursa kazanılır. Hem kendileri birbirleriyle kavgalı olacaklar, hem de düşmana karşı zafer bekleyecekler. Böyle şey olur mu? Akıl ve mantık bunu kabul eder mi?
Devlet adamlarımız barışı sağlamak için araya girmelidirler. Savaş mağdurlarına yardım elini uzatmalıdır. Protestolarla Hiçbir şey elde edilmeyeceği bilinmelidir. Zira düşmanına karşı üstün olan ülke protestoları dikkate bile almaz ve bildiğini okur. Bu günlerde İran'ın dikkatle izlenmesi gerekir. Yapacağı fevri bir hareket üçüncü dünya savaşı için fitili ateşler. Savaş kandır, ölümdür ve sefalettir. Kazanan taraf kazandığını sansa da aslında o da çok şeyler kaybetmiştir. Özellikle ateşli silahların bu denli bol ve güçlenmiş olduğu ortamda savaşın galibi olmaz. Sonuç yine masa başına oturmaktır. Bu nedenle bu iki ülkenin arasındaki, sorun da masa başında çözülmelidir. Savaş meydanlarında değil.
Özcan Nevres www.ozcannevres.com

31 Aralık 2008  15:41:27 - Okuma: (636)  Yazdır




İstatistik