Yazı

Ahıska Türkleri–8
Ahıska Türkleri–8 

Asil S. Tunçer

Doğu Anadolu'da Mondros Mütarekesi'nin şartları karşısında İtilâf Devletlerine karşı gerçekleştirilen örgütlenme faaliyetlerini engellemeye yönelik faaliyetler için İngiliz General Milne hemen girişimlere başlamıştır.

Öncelikle İstanbul'daki İngiliz Yüksek Komiserliğine gönderdiği rapor doğrultusunda Doğu Anadolu'daki Türk örgütlenmelerine destek veren 9. Ordu Kumandanı Yakup Şevki Paşa'nın bu türden faaliyetlerinin sonlandırılması konusunda Osmanlı Hükümetine baskı yapılmasını sağlamıştır. Üstelik Samsun ve havalisinde güvenliğin sağlanması için güvenilir bir üst düzey Osmanlı Subayının bölgeye tayin edilmesini istemiştir. Padişaha ve saraya yakınlığı ile bilinen Mustafa Kemal Paşa, Samsun ve havalisinde güvenliği ve sükûneti sağlamak amacıyla dönemin Osmanlı Hükümeti tarafından 3. Ordu Birlikleri Müfettişi olarak atanmıştır. 19 Mayıs 1919'da Samsun'a çıkan Mustafa Kemal Paşa, Türk topraklarında İtilâf Devletinin belirleyeceği düzene muhalif bir düşünceyle, Türklerin profesyonelce örgütlenebilmeleri amacıyla askeri ve sivil erkân ile sağlam ilişkiler içerisinde çalışmalarına başlamıştır. Mustafa Kemal Paşa, İngiliz istihbarat faaliyetlerini göz önüne alarak Samsun'da kalmasının uygun olmadığı kanısına varmıştır. Harbiye Nezareti'ne 24 Mayıs 1919 günü gönderdiği telgrafta, Anadolu içlerinde daha güvenli yerlere ulaşmak amacıyla Havza'ya geçeceğini bildirmiştir. Böylece Mustafa Kemal Paşa ve müfettişlik karargâhı 25 Mayıs 1919 günü Havza'ya naklolunmuştur. Bundan sonra M. Kemal Paşa ve heyeti kendilerine ayrılan Mesudiye Oteli'ne yerleşmiş, 18 gün boyunca burada kalmıştır. Türklerin yaşadıkları topraklarda tekrar özgürce yaşayabilmelerini, onların birlik olma ve mücadele etmekle elde edileceğini düşünen M. Kemal Paşa, İtilâf Devletleri'nin dayatmacı politikalarına karşı örgütlenme çalışmalarına hemen başlamıştır.
 
            Ahıska, Ahılkelek ve Batum'un Türk Ordusu tarafından işgali ve meydana gelen gelişmelere göz atacak olursak Gürcü Hükümeti'nin Sovyetlere karşı Türkiye'yi koruyucu devlet olarak gördüğüne şahit oluruz. Sovyet Kızıl Ordu'nun Gürcistan'ı üç tarafından abluka altına alıp sınırlarına askerlerini yığmaya başladıkları bir dönemde Ankara'da bulunan Gürcü Elçi Mdivani, ülkesinin bazı bölgelerini özellikle de Batum'u Sovyet işgalinden kurtarmak için, buraların Türkler tarafından geçici olarak işgal edilmesini teklif etmiştir. Bu konunun TBMM açısından önemine baktığımızda ise Batum'un sahip olduğu Türk ve Müslüman nüfus, Türkiye'ye olan tarihi ve kültürel yakınlığı gibi nedenlerden ötürü daha önce Misak-ı Milli sınırları içersinde sayılmıştı. TBMM Hükümetine göre bu durum en iyi şekilde değerlendirilmeliydi.
 
            Sovyetlerin Gürcistan topraklarını 20 Şubat 1921'de işgale başlamasıyla da TBMM Hükümeti, 22 Şubat 1921'de Gürcü Hükümetine bir nota göndererek Brest-Litovsk antlaşması ile Türkiye'ye verilen ve hala Gürcülerin elinde bulunan Artvin ve Ardahan'ın iade edilmesini istemiştir. Türkiye'nin bu sert tutumu karşısında istenilen şartları kabul eden Gürcüler, Ardahan ve Artvin'i Türklere bırakmışlardır. Sovyet orduları karşısında zor durumda kalan Gürcistan Hükümeti, bu kez de Ankara'ya hem elçisi Mdivani, hem de Sovyet işgalleri karşisinda önce Batum'a sonra da Kutayis'e çekilen Türk temsilci Kâzim (Dirik) Bey aracılığıyla Ahıska, Ahılkelek ve Batum'un Türkiye'nin geçici askeri işgali altına alınmasını önermiştir. Türk Hükümeti Batum hariç, Ahıska ve Ahılkelek için gerekli önlemleri almış olmakla birlikte, Gürcü Hükümeti'nin bu üç bölgeyi de Türk işgali altına verme isteklerindeki ısrarı göz önüne alarak 8 Mart 1921'de bu talebi kabul etmiştir. Ancak Türk Hükümeti'nin almış olduğu bu karar ve Türk ordusunun başlatmış olduğu askeri harekât Gürcistan'ı Bolşevikleştirmek için büyük çaba harcayan Sovyet Hükümeti ve Kızıl Ordu tarafından itirazla karşılanmıştır. Her iki tarafın dostluk ilişkilerine önem verdiği ve Moskova'da anlaşmak üzere olduğu bir sırada ortaya çıkan bu durum yine her iki tarafı birbirine zarar vermeyecek bir şekilde dikkatli olmaya zorlamıştır. Türkler, Gürcüler ve Sovyet Ruslar arasında böylesi yoğun diplomatik ilişkiler yaşanırken Türk birlikleri 7 Mart'ta Ahıska'ya girerek gereken tedbirleri almıştır. Türk birliklerinin ardından 8 Mart'ta bir Kızıl Ordu müfrezesi Ahıska'ya gelmiş ve her iki taraf birlikleri aldıkları talimat gereğince dostluk ve anlayış içinde kasabayı iki kısma ayırarak ortaklaşa bir idare kurmuşlardır. (Kızılordu Kumandanı Hekker, 9 Mart 1921'de Kazım Karabekir Paşa'yı telgraf başında arayarak, Ahıska'da her iki taraf ordularının samimi temasını tebrik ediyor, Kazım Karabekir Paşa da bu kutlamaya teşekkürle karşılık veriyordu). Ahılkelek ise 5 Mart'ta Bolşeviklik ilân ettiğinden yine böyle bir durumla karşılaşılması büyük bir olasılık olarak görülmüştür. Fakat Kazım Karabekir Paşa Batum konusunda oldukça endişeli bir tutum sergilemiştir. Ona göre korunması güçlükler yaratacak olan Batum'un işgal edilmesi meselesi Sovyet Ruslarla görüşmeler sonrasında halledilmeliydi.
 
            Bir taraftan Sovyet Rus diğer taraftan Türk işgalinin yaşandığı Gürcistan'da Batum gibi stratejik önemi olan bir bölgenin işgali meselesi iki taraf arasında sorun yaratacağı gayet açıktı. Ancak Türkler Ahıska'nın ardından 11 Mart 1921'de Batum'u, 14 Mart 1921'de de Ahılkelek'i işgal etmiştir. Gürcü Hükümeti'nin 17 Mart'ta Batum'u terk etmesi üzerine Batum'da Türk Sivil İdaresi de kurulmuştur. Gerek Türkler gerekse Ruslar açısında stratejik önemi bulunan Batum'un daha sonra Türklerin eline geçmesi üzerine 17–20 Mart 1921 tarihleri arasında bölgede Türk birlikleri ile Kızıl Ordu birlikleri arasında yer yer çatışmalar çıkmıştır. İki taraf arasında gittikçe önemi artan bu sorun fazla sürmeden 16 Mart 1921 Moskova Antlaşması ile Ruslar lehine çözümlenmiştir. 16 Mart 1921'dc TBMM ile Sovyet Rusya arasında imzalanan Moskova Antlaşması ile Ahıska, Ahılkelek ve Batum Türk sınırları dışında bırakılmıştır. Böylece Moskova Antlaşmasıyla Türkler, Kars ve Ardahan'ı almış ancak Batum'u Sovyet Rusya'ya bırakmak zorunda kalmıştır.
 
 ...sürecek...


21 Mayıs 2007  09:01:26 - Okuma: (1008)  Yazdır




İstatistik