Yazı

Panik Başladı mı?
Panik Başladı mı? 

Özcan Nevres

Atatürkçü, laik ve Cumhuriyetçi kesimin düzenlediği o muhteşem mitinglere katılan muhteşem kalabalık belli ki hükümet yandaşı gazeteleri ve gazetecileri iyice korkutmuş durumda.

Görevleri hükümete yaranacak yazılar yazmak olan köşe yazarları şimdi de güya halktan yana tavırlarını koymaktalar. Şişman ve oldukça iri, gözlüklü yazarın Sabah gazetesinden şutlanması bir rastlantı mı? Bu durumlarda hep Meddah Hakkı Acar’ı rahmetle anarım. Yirmi yedi mayıs bin dokuz yüz atmış günü büyük bir coşku içindeydik. Meddah Hakkı Acar dükkânıma gelmişti. Benim coşku içinde olduğumu gördüğünde “acele etme evlat. Biz ne devrimler gördük” demişti. Belli ki onda karşı darbe korkusu vardı. Bu nedenle başıma bela açmamdan korkuyordu. Geçmişte kalemlerini iktidara satanlar şimdi büyük bir korku içinde yaşıyorlar. Şimdilik kesin tavırlarını koymuş değiller. Yazılarında hem iktidara, hem de muhalefete yaranmaya çalışıyorlar. Bir fıkra vardır. Yahudi bir seçim öncesi yaşasın, yaşasın diye bas bas bağırıyormuş. Biri merak edip sormuş. Daha seçim sonuçlanmadı ama sen durmadan yaşasın diye bağırıyorsun? Yahudi kuzum demiş kim kazanırsa o yaşasın. Bazı köşe yazarlarının durumları da aynı.
CHP ve DSP seçime ortak girme kararı alınca dinci ve Fettullahçı basın olabildiğince saldırganlaştı. Yeni şafak adlı dinci ve gerici gazeteye göre CHP Kanalturk’e dört trilyon lira verdiği ve defterlere işlenmediği için de kapatılması için dava açıldığını yazmaktadır. Kanalın sahibi Sayın Tuncay Özkan bu iddiayı kesin bir dille yalanlamakta ve bu iftiraları atanlarla yargıda hesaplaşacaklarını açıkça söylemektedir. Kanal Türk aylardır maliye müfettişlerinin denetimi altındayken böyle bir usulsüzlüğün yapılması mümkün olabilir mi?
Bir de Ankara’da stadyumda yapılan törene bir göz atalım. Uzun zamandan beri Cumhurbaşkanımız Sayın Ahmet Necdet Sezer AKP lilerce, dinci ve Fettullahçı gazetelerce yoğun bir karalama kampanyasıyla karşı karşıya kalmıştı. Stadyumdaki halkın Sayın Cumhurbaşkanımıza gösterdiği olağanüstü sevgi bu kişilere ve dinci basın ile Fettullahçılara çok iyi bir kapak olmuştur. Olmuştur ama anlayacaklarını da sanmıyorum.
Sağlığımızı özel hastanelere emanet etmek ve sağlık yükünü hükümetin omuzlarından atmak isteyen AKP hükümetinin nasıl yanlış bir yolda olduğunu anlaması ve bu konuda geri adım atması gerekmektedir. Her gün özel hastanelerle ilgili bir rezalet haberine tanık olmamak olası değil. Ameliyatlarda teknolojinin bu denli ilerlemiş olmadığı dönemlerde bile bademcik ameliyatı ölümle sonuçlanmazdı. Oysa özel bir hastanede bademcik ameliyatı yapılan beş buçuk yaşındaki kız ne yazık ki yaşamını yitirmiş bulunuyor. Yaşamın tadına varmadan ameliyatı yapan doktorun duyarsızlığı ve beceriksizliği yüzünden yaşama veda etmiş olması ne acı bir durum. Allah annesine, babasına ve yakınlarına sabır versin.
Nedense bazı hekimler bademciklerdeki rahatsızlığın müzminleşmiş olup olmadığına bakmadan hemen ameliyat diyorlar. Kızımın da ara ara bademcikleri şişerdi. Götürdüğüm doktor her defasında ameliyat demişti. Ameliyattansa başka bir hekimin antibiyotik tedavisi uygulamayı yeğlemiştim. Kızım bu gün kırk altı yaşında. Bademcikleri ile en küçük bir sorunu yok. Bu nedenle her bademcik şişmesinde ameliyat öneren doktorlara güvenmesinler. Gidecekleri başka doktorlar da ameliyat diyorlarsa ancak ondan sonra ameliyata rıza göstermelidirler.
Şüphesiz özel hastanelerde olduğu gibi devlet hastanelerinde de hastalarını zora koşanlar var. Örneğin yaklaşık on yıl önce tansiyonum için özel muayenehanesine gittiğim bir devlet hastanesi doktoru önce tahlil istemişti. Devlet hastanesinde yapılan tahlilleri beğenmedi ve özel bir tahlil laboratuarına gönderdi. Karaciğerimde emzim ölçümleri yüksek çıkmıştı. Doktorum bu tahlillere göre sende ya siroz başlangıcı veya Allah korusun daha beteri var. Yani kanser olabilir demişti. İki ay süresince kanser miyim yoksa siroz muyum? korkusuyla yaşamıştım. Meğer safra kesesi ameliyatımdan sonra aşırı bir miktarda almış olduğum ağrı kesiciler yüzünden karaciğerimi hasta etmişim. Sağ olsunlar. Doktor Hasan Türkoğlu ve Şefik Mas’ın (Menemen) ilaç kullanmayacaksın uyarıları sayesinde hastalığımı atlattım. Bu arada bitkisel ilaçlardan da yararlandığımı belirtmek isterim. Siz siz olun. Ameliyat dediklerinde mutlaka başka doktorlara da muayene olun ve kararınızı ondan sonra verin. 
Özcan Nevres   


20 Mayıs 2007  21:16:31 - Okuma: (503)  Yazdır




İstatistik