Yazı

İmama Bak İmama
İmama Bak İmama 

Özcan Nevres

ART de Cevizkabuğu programını izliyorum.

Hem de gripten yorgan döşek yattığım halde. Programa katılan aydın bir ilahiyat profesörü. Konu Şapka İnkılabı. Mustafa Kemal karşıtları İskilipli İmam Hayri nin şapka giymeyi reddettiği için idam edildiğini seksen yıldan beri ileri sürmüşler ve Mustafa Kemal devrimlerini sürekli karalamışlardır. Oysa o imam şapka giymeyi reddettiği için değil, bir hayli yüklü olan dosyaları yüzünden idam edildi. Zira o imamın adı her suikast girişimine ve isyanlara karışmıştı diyor. Bu arada bir imam telefonla programa katılıyor ve soruyor. Müslüman olarak giysilerimizde peygamberimizi taklit etmemiz gerekmez mi? Mustafa Kemal şapka kanunuyla bizim gavurlar gibi giyinmemize neden oldu diyor. Profesör her ülkenin insanı ülkelerindeki iklim koşullarına göre giyinmek zorundadırlar. Buzullar içinde yaşayan eskimolar yaşadıkları koşullara göre giyinmek zorundadırlar diyor ama dinleyen kim? Belli ki imam beynini yıkadıkları şekilden başkasını kabul etmiyor. Tartışma uzadıkça uzuyor. Sonunda Hulki Cevizoğlu imamın bağlantısını kesiyor.
Programa katılmak isterdim ama hasta yatağımdan nasıl kalkar ve kısılmış sesimle nasıl konuşabilirdim. O imama bu satırlarla yanıt vermek isterdim. Ey imam efendi senin müslümanlıkta yeri olmadığı halde mevlit okumak için birbirinizle nasıl yarıştığınızı biliyoruz. O mevlit okutanlardan aldığınız para Türk parası değil mi? Mevliti okutanlardan neden peygamberimizin kullandığı paradan istemiyorsun. Her ay bankaya tıpış tıpış gidip almakta olduğunuz maaşı da sana Türk parası olarak ödemiyorlar mı? O halde o maaşı neden alıyorsun? Peygamberimiz çıktığı seferlerde deveye biniyordu. Peki sen neden otomobile, otobüse ve trene biniyorsun? Peygamberimiz evini kandille aydınlatıyordu. Sen neden gavur icadı elektriği evinde kullanıyorsun? Neden evini kandille aydınlatmıyorsun? Bu çağda kandil ile aydınlanmaya kalksan gözlerin mi bozulur a imam efendi? Çölde defi hacette bulunanlar kıçlarını kumla siliyorlardı. Peki sen kıçını neden su ile yıkıyorsun?
Bu adam gerçekten imam mıydı? Yoksa kendini imamlardan daha çok bilgili sanan biri miydi? Gerçekten imam olan biri o safsatalarla bir ilahiyatçının karşısına çıkmaya cesaret edemezdi. Gerçi imamlar içinde de beyinleri bu imam gibi yıkanmış olanlar var. Bir gün bir imam camide vaaz veriyordu. İyi ki cami dışındaydım. Eğer cemaatin içinde olsaydım soracağım soru yüzünden belki de canımdan olurdum. İmam diyor ki; Ey!!! cemaati müslimin.... Her kim ki evinde resim bulundura (Atatürk resimlerini ima ediyor) her kim ki resim çeke ve çektire (resim değil fotoğraf demesi gerekir) serapa kafirdir. Cemaat arasında olsaydım o imama şöyle derdim. İmam efendi kendine gel kendine. Senin cebindeki paralarda Atatürk resmi yok mu? Olduğuna göre sende kafirsin. Bunu söylediğim an da ayvayı yerdim. Sen bu imam gibi bir ulemaya bunları nasıl söylersin diye.
Bir gün İzmir de Bayram yerindeki küçük caminin karşısındaydım. Beklediğim bayan arkadaş biraz gecikince imamın vaazını dinlemek zorunda kalmıştım. O da coşmuştu. Ne kadar büyük bir ulema olduğunu belirtmek için var gücüyle haykırıyordu. Türk üz diyorlar. Türk lük ne ola ki? Osmanlılar Türk tü ama Macarlara kılıç çekmişlerdi. Aklınca Türk olmayı küçümsüyordu. Zira o Türk olmayı değil ümmet olmayı yeğliyordu. Ona sormak isterdim. Kerbela da Hazreti Ali nin oğullarını kimler katlettiler. Üstelik onlar peygamberimizin en çok sevdiği torunlarıydı. Katledenler Müslüman değil miydiler?
Nedense dinle beyinleri yıkanmış olanlar kendilerine Türk olmayı yediremiyorlar. Oysa ırk kandandır. Din üstümüze giydiğimiz elbise gibidir. İstediğimiz zaman değiştirebiliriz ama kanımızı asla değiştiremeyiz. Son zamanlarda misyonerlerin faaliyetleriyle bir çok insanımızın dinlerini değiştirdiklerini duyuyoruz, okuyoruz.
Ben imam hatip okullarında okuyup mezun olanların halen hurafelerle uğraşmalarına, halen çağdaşlığın ne kadar önemli olduğuna anlayamamış olanlara hayretle bakıyorum. Söyleyen boşuna söylememiş. Herkes aya biz yaya. Biz bu kafayla ileri ülkelerin arkasından daha çooook nal toplarız. Aydınlık bir Türkiye de yaşamak dileğiyle.
Özcan Nevres www.ozcannevres.com

15 Aralık 2008  23:23:52 - Okuma: (773)  Yazdır




İstatistik