Yazı

Selçuk Sürgünü
Selçuk Sürgünü 

Ali Can

“Kaçalım arkadaşlar, bizi öldürecekler” diyerek öne atıldı. Arkadaşları: “Ulan deli Yörük otur oturduğun yerde, bizi Selanik’e götürecekler, sonra da salıverecekler” dediler ve onu durdurmaya çalıştılar.

Ancak herkes biliyordu ki bu büyük bir aldatmacaydı. Kuşadası’ndan Selçuk’a giden yol uzun ve karanlıktı. Kenarda yürüyen,  yorgun Yunan Askerleri ise kendi aralarında fısıldaşıyordu: “Bu uzun boylu Türk çok konuşuyor.”
 
SELÇUK SÜRGÜNÜ
 
Telgrafname
 
Söke Kaymakamlığı’ndan alınan raporda, üç İtalyan otomobiliyle eşraftan Necati, Ali Rıza, Mustafa Bey ile ayrıca İtalyan konsolos vekili ve İtalyan papazının Kuşadası’ndan geldiğini, kendileriyle yapılan tahkikatta dün sabah (7 Eylül 1922) Yunanların, Ada Hükümet Konağı’nı ve çarşıyı, mahallattan Hasan Bey’in(Hasan Bozkurt, Mahmut Esat Bey’in babası) evini ateşledikten sonra islamlardan 40 kişiyi beraberine alarak Selçuk’a çekildiklerini ve götürdükleri kişilerden ikisini ikişer yüz lira fidye-i necat karşılığında bırakmışlarsa da diğerlerinin idam edildiklerini ve içlerinden birisinin de yaralı olarak firar ettiği… bildirilmekle   Bera-yı malumat…..
Aydın Mutasarrıflığı
8 Eylül 1338(1922)
 
Birinci Dünya Savaşı’nın(1914-1918) ardından Mondros Mütarekesi’nin imzalanmasıyla başlayan işgaller herkes tarafından bilinir.
Paylaşım antlaşmalarının bir sonucu olarak, Kuşadası 1919 Mayıs’ında İtalyanlar tarafından işgal edildi. TBMM ve itilaf devletleri arasında varılan antlaşma gereği İtalyanlar Kuşadası’nı Nisan 1922’de terk ettiler. Ancak terk etmeden önce yerel halka Yunan işgalinin başlayacağını duyurdular. Pek çok insan tüm varlıklarını bırakarak Kuşadası’ndan göç etti.
İtalyanlar Kuşadası’ndan çekildi ve Yunan işgali başladı. 7 Eylül 1922 tarihinde de Söke istikametinden gelen Türk Akıncı Birlikleri, Kuşadası’nı Yunan mezaliminden kurtardı.
 
MAHMUT ESAT BOZKURT’UN KARDEŞİ, MAHMUT ESAT BOZKURT, TEĞMEN LUCA VE ŞÜKRÜ SARACOĞLU.  MİLLİ MÜCADELE YILLARINDA KUŞADASI…
İtalyan Teğmen UGO LUCA Yunanlılar, Kuşadası’nı işgal ettikten sonra Kuva-yi milliye için çalışmıştır.)
(ANCAK; aynı LUCA Selçuk’taki kuva-yi milliye çalışmaları hakkında Rodos’ta bulunan İtalya komuta Merkezi’ne raporlar da göndermiştir.)
 
Selçuk ise daha başından beri Yunan işgali altındaydı.(aslında İtalyanlar Kuşadası ile birlikte Selçuk’u da işgal etmişti ancak; Yunanlıların İzmir’i işgal etmelerinin ardından Aydın’a yürümeleri üzerine İtalyanlar Selçuk’tan çekilmiştir. İtalyanların çekilmesi üzerine bölgeyi Yunan askerleri ve çeteciler işgal etmişti.)Özellikle Rumların yoğun olduğu bölgede(Şirince köyü) asayiş bozulmuştu. Bozulan asayişi yeniden sağlamak üzere Söke 135. Alaydan Yüzbaşı Behram Efendi komutasında elli kişilik bir kuvvet Selçuk’a gönderilmişti.
         Yerel halk İtalyanlar ile fazlaca sorun yaşamamıştı. Hatta İtalyanları sevenler dahi olmuştu. Ancak Yunanlıların durumu biraz farklı idi. Aydın’da Yunan İşgalinin başladığı ilk aylarda her taraftan kan ve barut kokuları yayılıyordu. Öldürülen yaşlılar, süngülenen çocuklar, tecavüze uğramış kızlar, gözü yaşlı analar… Kısacası, karanlık günlerdi Aydın’da.
Gerisini 1341 (miladi 1925), Selçuk-Sultaniye doğumlu Ahmet ÜYÜCÜ anlatıyor: “Dedem Mehmet ÜYÜCÜ uzun adamdı, çok uzundu. Onlar işgal zamanı Kuşadası’ndaydı. İtalyanlar iyiydi, onlarla sorunları yoktu. İtalyanlar hastane kurmuş, ilaç getirmiş, bizimkilere(Kuvayi Milliye) yardım etmişler. Ama Yunan, ah o Yunan var ya…İnim inim inletmişler insancıkları. Evleri başmışlar; süngüleme,yağma, garet, ırza taarruz her türlü mikropluk… Ama  işler sonra değişiyor. Ortalık toz duman, Yunan kaçmaya durmuş. Mustafa Kemal Paşa şimşek gibi çakıyor.
 
AHMET ÜYÜCÜ- 2008
“Dedem uzun adamdı hem de çok uzundu, ikibuçuk  metreydi” dedi.
O sırada masada oturan ihtiyarlardan biri “yok, beş metreydi” diyerek alay etti.. Ahmet Amca’yı tutabilene aşk olsun….Bunun üzerine açtı ağzını yumdu gözünü…
 
Dedem çok kuvvetli ve kendine çok güvenen biriymiş. Mehmet çarşıya inme, Yunan dolaşıyor, kimi bulduysa alıp gidiyor demişler ama dinletememişler.
Onlar bana bir şey yapamaz dermiş, arkadaşlarına güvenirmiş. Yaşı elliye yakın ama sıhhati hayli yerindeymiş. Çarşıya inmiş, iki Yunan Askeri yanında peyda oluvermiş, almışlar Kervansaray’ın içine hapsetmişler. Sonra bunları toplayıp Selçuk’a doğru yola çıkarmışlar. Yolda Dedem, Kaçalım arkadaşlar, bizi öldürecekler” diyerek öne atılmış. Arkadaşları: “Ulan deli Yörük otur oturduğun yerde, bizi Selanik’e götürecekler, sonra da salıverecekler” demişler. Yunan Askerleri ise kendi aralarında fısıldaşıyormuş: “Bu uzun boylu Türk çok konuşuyor.” diyorlarmış.
(Yunanca konuşmaları, Mehmet ÜYÜCÜ ile birlikte Selçuk’a götürülen ve Yunancayı iyi bilen Mehmet isimli arkadaşı çeviriyormuş) Yunan Askerleri vuralım bunu demişler. Diğeri sakın vurmayın, ötekiler de isyan eder. Selçuk’ta hallederiz diyormuş. Yunanca bilen ve askerlerin aralarındaki konuşmaları dinleyen arkadaşı: “Üyücü, fazla zırvalama seni şimdi vuracaklar” diyormuş. Selçuk’a gelince diğerlerini Akıncılar Mescidi’ne dolduruyorlar. Ancak dedemi öldürmek için istasyona doğru götürüyorlar. Dedem bir fırsatını bulup süngülü iki Yunan askerini iki tarafa savuruyor ve istasyona doğru kaçıyor. İstasyon ana-baba günü, kalabalık. Rumlar trene binmek için oluk oluk istasyona akıyor. Bozgun zamanı, ortalık mahşer. Daha sonra bir Yunan subayı dedemi tutuyor. Ölümden kurtuluyor ve kaleye hapsediyorlar.(Ayasuluğ Tepesi) Kalede durmadan adam öldürülüyor. Dedem yine kaçalım diyor, birkaç arkadaşıyla kale surlarından atlıyorlar. Yolları iyi bildiği için doğru Şirince’ye… Kurtuluyor.
 Ahmet ÜYÜCÜ’nün dediğine göre telgrafnamede geçen, firar eden kişi dedesidir.
Mehmet ÜYÜCÜ bu sayede, ölüm ile neticelenmesi muhakkak sürgünden sağ olarak kurtulur. Daha sonra pek hikâye anlatmaz geriden gelenlere ama unutamadığı bir anısı vardır ki onu hep paylaşır:”Ben Yunan Askerlerinin elinden kurtulup istasyona doğru kaçarken Rumlar trene binme telaşındaydı. Buranın insanıydı onlar, Yunanlılar gibi değillerdi, komşularımızdı. Ve trene binip buralardan giderken hep şu sloganı atıyorlardı; Kahrolsun venezilos, Yaşasın Mustafa Kemal…
ALİ CAN-2008

2 Aralık 2008  18:25:25 - Okuma: (1896)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik