Yazı

CHP’NİN KARA ÇARŞAFI
CHP’NİN KARA ÇARŞAFI 

Etem Kutsigil

21. yüzyılda, halâ kara çarşafla dolaşanların CHP’ye girmesini ve Baykal tarafından parti rozetiyle ödüllendirilmesi,

tek kelimeyle CHP adına “siyasî hezimet”! (Aslına bakarsanız rezalet, iki yüzlülük gibi tanımlamalar da yapabilirdi, fakat ne de olsa Atatürk’ün partisi olduğu için, benzer tanımlamaları yazmaya elim varmadı) Olayı ise, Baykal için siyasî intihar olarak vasıfladırıyorum. Yazık 1960’lı yıllardan bu yana CHP için önemli bir şahsiyet olan Baykal’a! Yazık, geleceği şüpheli üç-beş oy uğruna, CHP simgelerini kurban ederek, bu olayı kotaran zavallılara! Yazık TV’lerde bu ikiyüzlülüğü savunan, üstelik ikisi kadın olan yalaka milletvekillerine! Yalnız bir hanım milletvekili gördüm, benim gibi içi kan ağlayarak olayı kabullenmediğini açıkça söyleyen. Ellerinden öperim onun!
              
Yukarıdaki resme dikkat edin. Bunlar CHP’ye giren son çarşaflı kadın grubu değil. Bubir posta kartı. 1900’lü yıllarda Girit’teki Ortodoks kadınlarını gösteriyor. Benziyor değil mi, Müslüman kadın kıyafeti diye bize yutturulan kadın kıyafetlerine?
Baykal’ın da, Erdoğan’ın da biraz daha tarih okuması gerekiyor. Özellikle, II. Abdülhamit dönemini... O zaman görecekler ki, “Halife-i ru i zemin efendimiz Abdülhamid-i sâni Han” çarşaf giyilmesini yasaklayıp, yakalananlara eşarp ve manto dağıttırmış ve giydirtmiştir.
Halifeden daha mı Müslüman bu AKP’liler, Fazilet Partililer ve Baykal? İranlılardan mı, Afganistanlılardan mı, Suudilerden mi öğreneceğiz Müslümanlığı?
Baykal Beyefendi! Daha düne kadar kara çarşafa nazaran, daha ehven-i şer (kötünün iyisi) olan türban hakkında söylemediğinizi bırakmazdınız. Sonra geldiniz kapkara çarşaflı kadınları, törenle CHP’ye kaydedip üstüne üstlük bir de rozet taktınız. Bir Atatürk’ün göğsündeki CHP amblemine, bir de kara çarşaflıların göğsündekine bakın... Yakıştırabiliyor musunuz? Bunu düşünmek bile beni çıldırtıyor! Aklıma her gelişinde, o manzara tüylerimi diken diken ediyor. Nerede kaldı Atatürk’ün yobaza, “Adam olmak demektir” dediği devrimleri...
Kadınları dinliyorum. Hepsi pahalılıktan şikâyetçi. İşsizlikten şikâyetçi... Çoğu da türbanlı hanımlar... “Günaydın” demeli. Bedava kömürleri, gıda paketlerini alırken AKP, bu kötü siyasî gidişin kazığı batınca “Yetiş CHP !!!” Merhum İsmet İnönü iktidara gelişlerinin birisinde, halka boşuna ümit vermemek için; “Elimde sihirli değnek yok.” demişti. Şimdi ekonomik yönden enkaza döndürülen yurdumuzda, bu hanımlar Bayal’dan ne umabilirler? Ve en kötüsü bu kalitesiz politikacılardan Türkiyemiz ne umabilir?
Sözün özeti; biz bunlara lâyık mıydık??????
Etem Kutsigil
 
Not: Tarihimizde çarşafın erkekler için tek faydalı yanı olmuştur. İstanbul’un işgali sırasında yabancı postanelere açıkça giremeyen Türk erkekleri, çarşaf giyerek kimliklerini gizlerler, askeri inzibatlar kuşkulansa bile, kadın zannedip yakalayamazdı. Kimi suçlular da kaçmak için çarşafa girmişlerdir. (bkz H.E. Adıvar’ın Sinekli Bakkal romanı ile Kemal Tahir’in Yorgun Savaşçı romanı)


26 Kasım 2008  19:45:25 - Okuma: (1435)  Yazdır




İstatistik