Yazı

CHP’nin Yeni Açılımı
CHP’nin Yeni Açılımı 

Yaşar Varış

CHP Genel Başkanı Sayın Deniz Baykal’ın İstanbul’un bir semtinde çok sayıda vatandaşın partiye katılımı nedeniyle düzenlenen törende Türbanlı ve çarşaflı birer kadına CHP rozeti takması günlerdir medyada tartışılıyor.

         Sanırım bu gelişmeden en fazla keyif alan Sayın Deniz Baykal’dır. Çünkü “reklamın iyisi-kötüsü olmaz” diye bir söz vardır. Bu olay nedeniyle son hafta medyada en çok adı geçen, konuşulan parti CHP olmuştur.
         Yıllardır insanların başörtüsünü oy avcılığı için kullanan kesimler elinden oyuncağı alınmış bir çocuk gibi bağrışmaktadırlar... “Bu olayda CHP samimi değil, yaklaşan seçimler nedeniyle böyle davranıyor” demektedirler.
         CHP bir kitle partisidir. Türkiye de yaşayan ve CHP’nin söylemlerine inanan herkes CHP ye üye olabilir. Kendisine üye olmak istiyorum diyen bir vatandaşa hangi parti “hayır olmaz, seni almıyorum” diyebilir. İkincisi, Üye olmak için toplanan binlerce kişiye rozet takmak için giden hangi genel başkan “sen üye olabilirsin, bana oy verebilirsin ama sana rozet takamam” diyebilir? Böyle bir şey olur mu?
         Kaldı ki, Ne CHP genel başkanı, ne parti yöneticileri bu güne kadar başına türban takan veya çarşaf giyen kadınlarımıza karşı olumsuz bir tavır göstermemişlerdir. Bence bu yeni bir açılım değildir. Eskiden beri partinin uyguladığı bir politikadır.
 CHP’nin karşı çıktığı olay; topluma hizmet veren bazı mesleklerin yapılmasında, bir siyasal simge haline gelen türbanlıların görevlendirilmemesi şeklinde olmuştur. Yoksa toplumsal bir realite olan ve kamusal alanlarda aktif görev yapmayan kişiler CHP’nin karşı olması düşünülemez.
Bu eleştiriler kasıtlı ve CHP’yi yıpratma amacına yöneliktir. Samimi değildir.
Bence CHP’nin asıl yanlışı, daha doğrusu eksik olan tarafı bunu yeterince bu güne kadar iyi anlatamamış olmasından kaynaklanmaktadır.
CHP’nin ikinci yanlışı ise uyguladığı politikalarda batılı sosyal demokrat partiler gibi sınıfsal bir bakış açısını topluma yerleştirememiştir. Veya bunu yeterince topluma anlatamamıştır.
Batı toplumlarında sosyal demokrat partiler; çalışan, emeği ile geçinen toplumsal sınıf ve katmanların partileridir. Bunlar başta işçiler, köylüler, memurlar, küçük esnaflar, küçük girişimciler, bürokratlar, hatta tekelleşen sermaye düzeninde tekel dışı kalmış ulusal sermaye sahipleridirler.
Bunlar toplumun büyük çoğunluğunu oluştururlar. CHP bu söylemi iyi işlese, halka anlatabilse zaten kendiliğinden iktidara gelir. Ve iktidar olmanın nimetlerini bu insanlarla paylaşır.
Geçmişte rahmetli Bülent Ecevit bunu biraz işledi. Buna yönelik sloganlarla seçimlere gitti. E“Toprak işleyenin, su kullananın”-“mek en yüce değerdir”, “Kalkınma köylüden başlayacak” dedi. Bu bile yetti. %42 civarında oy almıştı.
Şimdi CHP’nin yapması gereken de budur. Din üzerine, türban üzerine, ırk üzerine politika yapmak sağ partilerin işidir. CHP bu oyunu bozmalıdır. Sınıfsal olarak yapılacak bir politika Türban sorununu da çözer, Kürt sorununu da,
Çünkü o zaman aynı sınıftan olan, aynı işi yapan, çıkarları ortak olan insanlar kendiliğinden yan yana gelirler. 26.11.2008

26 Kasım 2008  16:47:25 - Okuma: (537)  Yazdır




İstatistik