Yazı

İrfan Çeşmesi
İrfan Çeşmesi 

Nuri Gökgöz

“Öğretmen, Öğrencilerinin Üzerine Titreyendir. Gömleğimizin Düğmesi Acılınca Eliyle Kapatan, Alnımız Terleyince Mendiliyle Kurulayan, Ayağımıza Taş Dokunsa Bizden Önce Üzülendir”

Evet değerli okurlarım, işte yine elleri öpülesi öğretmenlerimizin o özel ve bir o kadarda anlamlı olan 24 Kasım Öğretmenler günü. Bende; bu özel günde yazımı öğretmenlerim için yazıyorum.
 
Yıllar önce BAŞÖĞRETMENİM ATATÜRK kürsüden şöyle seslenmişti halkına.
 
Milletleri Kurtaranlar; Yalnız Ve Ancak Öğretmenlerdir. O nedenle de “ÖĞRETMENLER YENİ NESİL SİZİN ESERİNİZ OLACAKTIR”
 
Bu sözünün arkasından yıllar geçti. Okumayı yazmayı öğrenip ilkokulu bitirdikten sonra, kader beni 12 yaşımda Denizli Acıpayam’dan alıp Van Ercis Alpaslan Öğretmen okuluna götürdü. Öğretmen olmak istiyordum. Orada 2 yıl okuduktan, sonra şu anda Osmaniye iline bağlı olan Adana’nın Bahçe İlçesinin Haruniye köyünde bulunan eski köy enstitülerinden Düziçi Öğretmen Okuluna geldim. Okulumuzun ana meydanda büyük bir çeşme vardı. Adı, çok dikkatimi çekmişti.
 
İRFAN ÇEŞMESİ
 
İlk baktığımda bir anlam verememiştim. Okul kütüphanesine gittim. İlk işim “İRFAN” kelimesin anlamını bulmak oldu. Kültür anlamına geldiğini görünce o çeşmeden su içmek çok farklı bir anlam kazandı o günden sonra. Bir gün rüyamda gördüm bende iz bırakan o “İRFAN ÇEŞMESİNİ”. Musluklarından ışık akıyor, akan ışıklı sular damla damla gökyüzüne doğru süzülüyor ve saman yolunda toplanıp yol oluyordu. O yolda çiçekler güller açıyordu. Uyandığımda terlemiştim boncuk boncuk. Ellerim defterimle kalemime uzandı ve şu dizeleri yazdım o günün anısına.
 
“Öğretmen bir bahçıvandır. En güzel gülleri o yetiştirir. Hiç yorulmadan bıkmadan usanmadan bahçesindeki güllere su verir ve onların bakımını titizlikle yapar”
 
BAHÇIVAN
 
İyi bir bahçıvandı o
Küçücük bahçesinde
Çeşit çeşit güller ve çiçekler ekerdi
 
Gözleri gibi gülerdi yüreği
Beslerdi sevgiyle
 
İşlerdi parmaklarıyla nakış nakış
Sanki bedeninden bir parçaydı onlar.
 
Birinin üzerinde bir damla çiğ görse üzülür,
Yeşeren her yaprakta sevince bürünürdü.
 
Tanırdı onu herkes severdi sayardı
Saçlarının her telinde, ayrı bir renk vardı
Ve farklı renklerden Buram buram memleket kokardı
 
İyi bir bahçıvandı o
Elindeki kalemiyle
Dağları delen ferhat’a benzerdi
 
Gülümsemesi gibi sıcaktı yüreği
Fikirleri güneşti
 
Aydınlatırdı karanlıkları nakış nakış
İçindeki filizdi sanki onlar
 
Birini dalından koparılmış görse üzülür,
Açan her yeni tomurcukta sevince bürünürdü.
 
Parmaklarının her birinde ayrı bir zevk vardı
Ve işlediği topraktan buram buram memleket kokardı
 
İyi bir bahçıvandı o
İrfan çeşmesindeki doyumsuz suyu hiç tükenmezdi
Bakışları gibi mertti yüreği
 
Avuçlarıyla can verirdi
Usanmazdı gezerdi adım adım
İçindeki pınardı sanki onlar
 
Birinin oluğundan su akmadığını görse üzülür
Damlaların göle dönüştüğünde sevince bürünürdü
 
Musluklarının her birinde ayrı bir tat vardı
Ve akan sulardan buram buram memleket kokardı
 
Büyük kurtarıcımız Mustafa Kemal Atatürk’ün “ öğretmenler; yeni nesil sizin eseriniz olacaktır “ diye emanet ettiği, yarınlara ışık saçan, gelecek nesilleri yetiştiren ve yetiştirecek olan öğretmenlerimiz. Yıllarca bıkmadan usanmadan, acılarımızı hüzünlerimizi ve sevinçlerimizi paylaşan, kendi acılarını bizlere yansıtmadan zor koşullar altında yaşayan, her türlü zorluğa sabreden Dünyanın en değerli varlıkları olan, “SİZ” çiçek yetiştiren Bahçıvan öğretmenler, öğretmenlerim. Bu gün “Türk öğretmeninin şeref günüdür. Ona olan sevgiyi yenileme günüdür”. Sizler; toplumun gerçek mimarları, sizler, yurdumun dört bir yanına, karanlıktan aydınlığa bir mum gibi ışık verirken kendi eriyip giden eli öpülesi insanlarsınız.
 
 
Böyle anlamlı günde, başta BAŞÖĞRETMENİM MUSTAFA KEMAL ATATÜRK olmak üzere hepinizi saygıyla selamlıyor öğretmenler gününüzü kutluyorum.
 
Nuri Gökgöz (Toprağın Sesi)

23 Kasım 2008  16:48:56 - Okuma: (1381)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik