Yazı

Türkiye de Futbol ve Güvenlik Hakkında
Türkiye de Futbol ve Güvenlik Hakkında 

Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

Hafta sonumu Antalya da geçirdim, mükemmel bir hava tıpkı yazdan kalma; Güneş Deniz ve Masmavi bir gökyüzü ama bir kez daha futbolun ülke düzeyindeki farklı bir yüzünü yaşama fırsatını buldum Antalya da.

Herkesin Şifo Mehmet diye tanıdığı eski Beşiktaş Futbolcusu ve daha yeni Milli takım antrenörü iken talihsiz bir şekilde ama dürüstçe istifa ederek ayrılan Şifo Mehmet bence düşüncelerimde ki Mehmet’i yanıltmadan Antalya’daki ikinci haftasını da 3 puanla kapattı. Bu hafta Türkiye’de futbol ve güvenlik hakkında yazmak istedim ve bu konuyu siz sevgili okurlarımla paylaşmak istiyorum;
 
Çağımızda futbolda güvenlik adına yapılanları, uygulamaları, umursamaz bir toplum olmanın örneklerini gördükçe, doğrusu çok üzüntü duydum. Pazar sabahı gazetelerin spor sayfalarını incelediğimde sporda alınan önlemlerin hala bilinen yöntemlerle güvenlik altına alınması ile ilgili uygulamaları görünce aklıma Avrupa Şampiyonasındaki Türk Milli Takımımız geldi ve üzüldüm. Biz hala spor mu? yoksa savaş mı yapmaya gidiyoruz anlayamıyorum!
 
Gazetelerde oynanacak Fenerbahçe-Galatasaray derbisi için Güvenlik Ordusu ile Şükrü Saracoğlu stadyumundayız, diye başlıklar taşıyordu; Umarım sorunsuz bir maç olur! Ve haklı olan kazanır, ama doğrusunu isterseniz bu çözümler pek sağlıklı çözümler değildir.
 
Defalarca gerek yazılı ve gerekse görsel basından anlatmaya çalıştım ve tekrar ediyorum Dünyada uygulanan yöntemlere en kısa zamanda bizlerinde başlaması gerekli, nedir bu yöntemler hatırlatmak isterim; Avrupa şampiyonası 2008 de katılımcı 16 ülkenin 12 si (Şiddet ve Irkçılığa karşı) Taraftar Koordinasyon Merkezleri aracılığı ile stadyumlarda ve stadların dışında taraftarların şiddet ve ırkçılığı önleme çalışması yaptı. Türkiye bu 12 ülke içerisinde yar aldı, hem de şunu gururla ifade etmek istiyorum ki! Gerek UEFA ve gerekse bu kurumun başı olan FSI (Futbolu Uluslararası alanda Destekleme) yani Futbol Support International kurumlarının bana ilettiği raporları Türkiye Taraftar Koordinasyon Ekibinin bu katılımcı gruplar içerisinde en iyilerinden ve en sağlıklı çalışmalar yapan ekiplerden biri olarak görev yaptığı iletti.
 
Türkiye Futbol Federasyonunun da büyük destekleri ile uluslararası bir alanda yaptığımız bu çalışmanın en kısa zamanda Ülkemiz Futbol liglerinde de başlaması gerekli! Bu konuda yapılacak tek şey; gerek Spordan Sorumlu Devlet Bakanımızın ve Gerekse Türkiye Futbol Federasyonu Başkanımızın, gerekli ve yeterli hassasiyeti göstermesi ve start vermesi. Hiç kuşkusuz Sporda ulusal güvenlik; İçişleri Bakanlığımızın denetimi altındadır ama artık globalleşen ve gelişen dünyamızdaki durumlara bakınca; hem bu alanda çalışmalar yapan bilim adamlarının ve hem de Futbol Kulüplerimizin zamana ayak uydurması gerekmektedir.
 
Buradan bir kez daha hatırlatmakta yarar görüyorum;
 
Artık stadyumlarda elleri coplu ve silahlı güvenlik sorumlularında soyutlanması,
Özel güvenliğin daha da aktif hale getirilmesi ve her şeyden önemlisi de,
İnsanların yani taraftarların kulüpleri tarafından eğitilmesi gerekmektedir. Buda kulüplerin içsel ve önemli sorunlarından bir tanesidir.
 
Hiç kimse burada; şiddete eğilimli insanlar, laftan anlamaz demesin, bence bu insanlara biz bu güne kadar doğru olanı mı anlatamadık; ya da olması gereken her şeyi ama her şeyi taraftarlarla paylaşmadık? Ya da taraftarı sadece tüketen ve kulüp başkanlarını bir koruma zırhı olarak kullanılan topluluk olarak mı gördük? Ama artık zaman değişti. Taraftarımıza bilmesi gereken her şeyi anlatmalıyız ve bunun uğruna mücadele etmeliyiz diye düşünüyorum. Hiç zaman kaybetmeden sevgili Kulüp başkanlarımıza konunun önemini anlatmalıyız ve ikna etmeliyiz. Bu görev hiç kuşkusuz Futbolun ülkede en üst düzeyde yöneten ve gelişimine katkı koyan Türkiye Futbol Federasyonuna düşmektedir. Bu konuda gereken düzenlemeleri hem futbolumuzun gelişmesi ve hem de güvenilir ortamlarda futbol oynanması-oynatılması konusunda sorumluluk taşıyan kurum olduğu için yapmalıdır.
 
Hemen burada yeri gelmişken belirtmek isterim; Sorun sadece Taraftar mı? Kuşkusuz değil, bunun yanı sıra sporculara, antrenörlere, emniyet güçlerine, kulüp başkanlarına, hakemlere ve her şeyden önemlisi medyamıza ve hatta ailelere de bu bağlamda eğitimler verilmelidir. (Tüm bu kurumda bulunan insanları aynı kefede eleştirmek kesinlikle yanlış olacağını da belirtmek isterim, Çünkü içlerinde çok duyarlı olan insanları bunun dışında tutuyorum) Nasıl mı eğiteceğiz? Bakın bu konuda söylenecek çok şey var ve hemen ilave ediyorum; Dünya bu işi nasıl başarıyorsa bizde başarabiliriz,
 
Ben ve ekibim Avrupa Futbol Şampiyonasında bu işi nasıl başardıysak Ülkemizde de bu işi başlatmaya ve başarmaya hazırız. Türkiye de bu alanda çalışabilecek o kadar çok duyarlı ve değerli insan var ki bunu buradan sizlerle paylaşmak isterim.  Bir kez daha buradan; Ağaç Yaşken Eğilir diyerek Bu alanda Genç Sporcu, hakem ve antrenörlere daha çok eğitim verilmesine özen gösterilmesini umuyorum. Rahmetli Hasan Doğan Bey ile Avrupa Şampiyonası süresince konuştuğumuzda bu konunun Avrupa Şampiyonasından hemen sonra üstünde gidilmesi ve yoğun çalışma yapılmasının gereklerini belirten konuşmalarımız hala kulaklarımda çınladığını hissediyorum. Ama ne oldu!  Hasan Doğan Bey Hakkın rahmetine ulaştı ve en önemli projelerinden biri olan bu alan yine öksüz mü kaldı acaba? Hani az yamanda çok iş başaran düşüncelerinin yaşatılacağı sözleri nerede kaldı? Tüm Futbol Kamuoyuna en içten saygılarımla.
 
Prof. Dr. Seyhan Hasırcı

10 Kasım 2008  00:12:29 - Okuma: (601)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik