Yazı

İKTİDAR PARTİSİNİN SON TAVIRLARI
İKTİDAR PARTİSİNİN SON TAVIRLARI 

Etem Kutsigil

“BENDEN SONRA TUFAN”

Tarih dersinde öğretmen öğrenciye sorar;
“Oğlum Malazgirt Meydan Savaşını anlatır mısın? Kimler arasında oldu? Kimin zaferiyle bitti?”
Öğrencide biraz bilgi var ama, yeterli değil. Öğretmen ısrarla sorar.Oğlum anlatsana savaş nasıl oldu, nasıl bitti?
Öğrenci anlatır. “Hocam çok yaman bir savaş oldu. İki taraf bir birine girdi, ortalık toz duman oldu. Küfürler   feryatlar, dereler gibi kan aktı, inlemeler gırla...” “Tamam oğlum” der öğretmen. “Sonuç ne oldu?”
“Hocam o kadar çok toz duman vardı ki, kimin yendiğini  göremedim.” der.
Şu günlerde de memlekette öyle bir hava var ki, toz dumandan ferman okunmuyor.
...........................
İki yıl önce Sayın Turgut Özakman’dan, daha sonra  merhum Attila İlhan’ın konuşmalarından “Aşağıdan gelen bir dip dalgası” terimini ilk defa dinlerken, olmayacak duaya “Âmin” denmez diyor, ama büyük bir ümitle de “Acaba kendisini gösterecek mi bu dip dalgası?” diye sormaktan da kendimi alamıyordum.
Fakat, Ankara Tandoğan Toplantısını gururla ve sık sık gözlerimdeki yaşları sile sile izlerken DİP DALGASINI âyan beyan gördüm. Bu gurur İstanbul’da da, diğer şehirlerimizde de devam etti. Hele her metrekaresinde adeta ayak izimin bulunduğu İzmir Gündoğdu Toplantısında şahlandı.
Bu toplantılar su katılmadık HALK’ın toplantılarıydı. HALK sorunu pişirmiş, kotarmış ve siyasîlere “Atatürk’çüler birleşiniz ve Türkiye’yi 100 yıl geriye gitmekten kurtarın” diyerek siyasîlere sunmuştur.
Yarın aynı Alayda savaşmamak için, bu gün aynı partide birleşiniz.
 
Fakat o ne?... Pis siyasetçi yine mi kişisel çıkarı için, tekere çomak soktu? Ve arzulanan birleşme gerçekleşmedi? Bilemiyoruz. Her şey kapalı kapılar arkasında konuşuluyor.
DYP ve ANAP’ın birleşmesi ne zamandan beri olması gereken bir olaydı. Memleketimize hayırlı olsun.
Gelelim adeta Atatürk İlkelerini ve Türkiye Devletini temelden sarsma misyonuyla (Göreviyle) seçime girip, çarpık seçim yasasının bir cilvesiyle aldığı bunca milletvekili sayısına güvenerek, Türkiye’nin devlet düzenini, hukukunu, Özal’dan bu zamana kadar hiç görmediği kadar keyfince kullanan iktidar partisine. Bir yasa hortumlamaya mı engel?... Değiştirin. Bir suçtan sanık mısınız?..... Suçu, suç olmaktan çıkaracak bir yasa çıkarın.....Vergi borcunuz mu birikti? ..... Bir vergi affı yasası çıkarın.
Böylece dört buçuk yıl geçti. Ama bizlerin kalbini deldi de geçti.  
Sıra Cumhurbaşkanı seçmeye geldi. Hemen “bir yumurta üçüzleri” üzerlerindeki eğreti rol elbiselerini çıkararak, gerçek rollerini oynamak üzere sahneye çıktılar.
............................
Cumhurbaşkanlığı yüce bir makamdır. Bu yüzden, oraya çıkacak olan kişide üstün niteliklerin bulunması gerekir. Özet olarak o Makama oturacak kişinin sıfatı DEVLET ADAMI olmalı. Pazarlamacı değil! Molla hiç değil ! Ve nihayet....
Cumhurbaşkanlığı Makamını ele geçiremediniz mi? İnat için Anayasayı öyle dar zamanda ve öyle değiştirin ki, onu izleyecek yıllarda devlet düzeni karmakarışık olup, yıllarca kendisini toparlayamasın. Türkiye bu günleri arar hale gelsin.
Hepinizin yaşı benden küçük olduğu için belki bilmezsiniz. Bunun için ben yazayım. Sizin bu tavrınız
“BENDEN SONRA TUFAN” tavrıdır.
Sayın okurlarım; Bu günler daha seçim öncesi günleri... Pehlivanlarımızda oyun çok. Diğer oyunlarını önümüzdeki günlerde, önümüzdeki aylarda göreceğiz. Hazır olun, filmimiz daha epey zaman sürecek...Yetmiş iki kısım tekmili birden...
Yüce ALLAH Türkiye’mizin yardımcısı olsun


16 Mayıs 2007  00:46:39 - Okuma: (803)  Yazdır




İstatistik