Yazı

‘BAFA GÖLÜ’ ÖLMESİN! -1
‘BAFA GÖLÜ’ ÖLMESİN! -1 

Asil S. Tunçer

Kapıkırı Köyü ve Herakleia Antik Kenti kamuoyunda daha çok dantel satan kadınların turistleri rahatsız ettikleri yönündeki söylentilerle gündeme gelir.

Oysa bundan daha önemli olarak Latmos Herakleiası yani bildiğimiz adıyla Bafa Gölü ve Kapıkırı Köyü’nün çözümlenmeyi bekleyen sorunları bulunmaktadır: 
 
Ay Tanrıçası Selene’nin saçlarını taradığı ve ayna olarak kullandığı anlatılan göle, DSİ tarafından yapılan kanaletlerle, yıllardır nehirlerin ve derelerin akmasının önlendiği, bu nedenle de gölün kurumaya yüz tuttuğu belirtiliyor. 65 km2 büyüklüğündeki Bafa Gölü’nün suyundaki oksijenin gün geçtikçe azaldığı ve doğal hayatın sona ermek üzere olduğu artık gözle görülüyor. 2 yıl önce binlerce ölü yayın, sazan ve gümüş balığının kıyıya vurduğu gölde artık ölü ya da diri kıyıya vuracak balık neredeyse bulunmuyor. Gölde tek bulunan şey atıklar ve ölü su yosunlarının çevreye yaydığı pis koku… Bir ara 1.26’lara kadar düşen su seviyesi geçen baharda 1.66’lara yeniden çıkmış olsa da bu gölü kurtarmaya yetmiyor.   
 
Bafa Gölü, Ege Denizi’nin Latmos Körfezi iken, Büyük Menderes Nehri’nin taşıdığı alüvyonlarla denize bağlantısı kesilince bir göl haline dönüştü. Bitki örtüsü ve yaban hayatı zenginliğine sahip tabiat parçası olan, 6.708 hektar yüzey alanına sahip, 25 m derinliğindeki gölün ana su kaynağını, Büyük Menderes Nehri ve etrafındaki dağlardan gelen yeraltı ve yerüstü suları oluşturuyor. Büyük Menderes Deltası’nın sahip olduğu ekosistem özelliklerini bünyesinde barındıran, nesli tehlike altındaki birçok kuş türüne üreme ve kışlama ortamı sağlayan göldeki adacıklar, dünyada nesli tükenme tehlikesi altında bulunan kaşıkçı kuşlarına ev sahipliği yapıyor. Bu konuda başta WWF (World Wild Fund for Nature) yani Doğal Hayatı Koruma Vakfı ile Ziraat Odaları ve üniversiteler, kısacası bu konuda fikir ve eylem üretecek herkes bir araya gelip bir şeyler yapmalılar; yapmalıyız…
 
Göl çevresinde daha önce 250 bitki türünün varlığı bilinmekteydi. Almanya'dan gelen bir heyetin yaptığı araştırmada bu rakam 450’ye yükseldi. Bilim adamlarınca yapılan çalışmalarda bölgenin bitki ve hayvan zenginliğini içeren bir harita oluşturulmaya çalışılıyor. Yaklaşık 2 yılı aşkın sürdürülen araştırmalarda Bafa Gölü ve civarında dünyada daha önce rastlanmamış 10 yeni bitki türü tespit edilmiş… Ak kuyruklu kartal ise gölün bitişiğindeki Beşparmak Dağları’nda ürüyor. Kış aylarında göle barınmak amacıyla küçük batağan, bahri, karabatak, küçük karabatak, tepeli pelikan, boz ördek, elmabaş, patka, bataklık kırlangıcı, mahmuzlu kızkuşu, sakarmeke ve flamingo gibi kuşlar geliyor. Bu nedenle de önemli kuş barınma alanı olan Bafa Gölü, zengin doğal ve kültürel değerleri nedeniyle 8 Ağustos 1994’te 12.281 hektarlık alanı kapsayacak şekilde Tabiat Parkı ilan edilmiş.
 
Bafa Gölü yaklaşık 65 bin m2lik bir alan demek. Basit bir hesapla Gölde 650 milyon m3 su var ama her geçen gün bu miktar türlü nedenlerle azalmakta. Kapıkırılılar, bundan oldukça şikâyetçiler ve bu durumdan Menderes’in suyunun kesen DSİ sorumlu tutuluyor. Bu arada su çekilsin de tarla olsun diyenler de yok değil hani. DSİ, gölü besleyen ırmağın suyunu kanaletlere verince Bafa’nın atardamarlarından biri kesilmiş sanki.
 
1985’te göl etrafında taşkınları önlemek için yapılan yükseltilerle birlikte kuraklık başlamış. Seddelerin kurulmasıyla birlikte yılan balıkları ve kefaller, yumurtalarını bırakmak için denize gidip yumurtalarını bırakıp yavru balık olarak geri dönmeleri gerekirken, DSİ’nin yaptığı barikatlar nedeniyle bunların hiçbiri gerçekleşmiyor. Denize su gitmiyor, oradan da su gelmiyor. Diğer atardamarı da köylüler kendi kendilerine kesmişler; göl suyunu tarla sulamakta kullandıkları için. Buraya kurulan motopomplar ve artezyenler Bafa Gölü’nün kurumasına adeta yardım ediyor.
 

Burada gözlerden kaçan bir başka husus ta Bafa Gölü’nün kirlenmesine öncülük eden balık çiftliklerinin atıkları… Özellikle Serçin Köyü’ne yakın Kılıç Balık Yem ve Serçin Balık Yem Şirketleri tüm atıklarını Bafa Gölü’ne akıtmakta. Göldeki tuzlanma oranı son yıllarda 4 kat artmış. Öte yandan Kapıkırı’nda çöp toplama sistemi yok. Çevreye duyarlı ve bilinçli bir-kaç kişi hariç çöpü göle boşaltıyor. Bunda belki Kapıkırı’nın henüz belediyelik olmayıp muhtarlıkla idare ediliyor olması da büyük etken. Bafa da nüfus azlığı yüzünden belediye olamıyor ve bu yüzden de mahkemelik ve duyduğum kadarıyla mahkemeyi de kaybetmiş ve o artık bir köy.



1 Kasım 2008  18:10:55 - Okuma: (688)  Yazdır




İstatistik