Yazı

'Müze-Kart' Paradoksu
'Müze-Kart' Paradoksu 

Asil S. Tunçer

Hedef Yine Rehberler...

Madde 3- Aşağıda belirtilenler müze ve ören yerlerine ücretsiz biletle girerler.
a) 17 yaş ve altındaki Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı gençler ve çocuklar
b) 65 yaş ve üstü Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları
c) Gaziler, şehit ve gazilerin eş ve çocukları
d) Engelliler ile bir refakatçisi
e) Er ve erbaşlar
f) ICOM, ICOMOS ve UNESCO kartı sahipleri
g) Basın kimlik kartı sahipleri
h) Kültür ve Turizm Bakanlığı personeli ve emeklileri ile eş ve çocukları
i) Yabancı resmi konuklar ve refakatçileri
j) Kültür ve Turizm Bakanlığı Tanıtma Genel Müdürlüğünce ağırlanan konuk ve heyetler, bunların refakatçileri ile yabancı tur operatörleri.

Yukarıdaki karara göre müze ve ören yerlerine ücretsiz giriş hakkından mahrum bırakılan biz rehberler, günlerdir bu uygulamanın bir mesnedini ve mantığını aradık durduk ama maalesef bulamadık, çok üzgünüz. Dünyanın hiçbir yerinde böyle tur esnasında rehberi dışlar bir uygulama yok ve her nedense tek bizde başlatıldı.

Geçen hafta bir yetkili, rehberlerin müze kart alarak müze ve ören yerlerine girmelerini, istatistik bilgi oluşturmak açısından değerlendirmeyi hedeflediklerini, bu anlamda da rehber kokartlarını da çipli hale getirmeyi planladıklarını ifade etmişler.

Bu açıklama da bizleri tatmin etmedi çünkü Türkiye’nin her yerinde henüz turnike giriş sistemi yok. Bergama-Asklepion’da benim müze-kartım nasıl işleyecek? Kart okuma sistemi bulunmayan Sagalasos’ta veya Euromos’ta yahut Laodikya’da kartı bir yana bırakıp tekrar turist gibi bilet almak zorunda kalacağım demektir. Efes-Yamaç Evler, Göreme-Karanlık Kilise ve daha niceleri…

Müzeye girişte benden para talep eden bir yaklaşım o zaman uçağı uçuran pilota da bilet kesmeli, araç kullanan şoförden de bilet parası talep etmelidir. Gemi kaptanları da aynı şekilde… Hatta müze ve ören yerlerinde çalışanlardan da her sabah mesaiye başlarken kendilerinden önce birer giriş bileti talep edilmelidir. Her yıl yüzlerce, binlerce ziyaretçi bilmem nerenin misafiri veya filancanın tanıdığı kisvesi altında müzelere bedava sokulurken, rehberden para alınmasını ben hiçbir gerekçe ve maruzata sığdıramıyorum. Kusura bakmayın! Profesyonel Turist Rehberlerinin müze ve ören yerlerinden dışlanması, sıradan kart satın alınmaya zorlanarak mesleki onurlarının ayaklar altına alınması kesinlikle kabullenilemez.

Arkadaşlar! Devlet yönetimi ciddiyet ister. Alınan kararların isabetli ve ihtiyacı karşılar olması ile uygulamalardaki akılcılık, bir ülkenin prestijini ve saygınlığını ortaya koyar. Turist grubumun önünde müzeye girmek için para ödemek zorunda bırakıldığımda neler hissettiğimi ve insanların bana nasıl baktıklarını sizlere anlatamam. Durumu anladıklarında benim biraz önce otobüste ülkemi anlatırkenki çırpınışlarımın ne denli boşa gittiğini, kariyerimizin nasıl iki paralık olduğunu hiç mi hiç söylememe gerek yok.

Bu müze-kart paradoksu ortaya çıktığından beridir inanın uykularım kaçtı; her sabah uyandığımda da acaba bugün yeni ne duyacağız veya ne tür yeni bir uygulamayla karşılaşacağız diye kendi kendime soruyorum. Ne yaptığım işten bir zevk alır oldum ne de kendimi işime verebiliyorum. Verim ise zaten sıfır. Bu işte en büyük kayıp biz rehberlerin çünkü itibarımız yok edildi. Daha sonra ise olan turiste oldu çünkü son günlerde yapılan çoğu turun ben rehberlik yönüyle çok verimli geçtiğini ve turisti tatmin ettiğini sanmıyorum. Dolayısıyla bundan memleket büyük zarar görecek yani ülkenin de kaybettiği bir gerçek. Peki, kim kazandı diye soracak olursanız onu inanın bilemiyorum. Aynı bu müze-kart bilmecesini de bilemediğim gibi…


27 Ekim 2008  20:16:45 - Okuma: (623)  Yazdır




İstatistik