Yazı

Cadde
Cadde 

Ali Can

Su kemerleri; ilçemizin merkezindeki abidevi eserler. Hemen her gün önünden, içinden geçtiğimiz bu tarihsel yapılar, kaynak ile şehir arasında köprü olan ve Efes’e su taşıyan, su yollarıdır.

Efes’e su ileten 4 ayrı su yolu olduğu bilinmektedir. Bu yollardan biri olan Kayapınar (Kaystros) su yolu, Belevi yöresinden başlayan macerasını, uzun bir yolculuktan sonra, son olarak 650 metre uzunluğundaki Selçuk su kemerlerinden geçerek Ayasuluğ Tepesi’nde tamamlamaktadır.
 
Su kemerlerinin kalıntılarını ilçemizin muhtelif yerlerinde görmek mümkündür.
Efendim; elbette size su kemerlerini anlatmayacağım. Konumuza yavaş yavaş geçebiliriz. Üstteki resimde en önde görünen su kemerinin üzerinde Osmanlıca bir ifade bulunmaktadır.
 
 
 
          “Kuşadası caddesi” ve caddenin istikametini gösteren bir ok.
 
 
Selçuk’un yerlileri, ileri gelenleri “eşraf ve ayandan zevat” ile yaptığım görüşmelerde, şimdilerde  yaşları 70-80 arası   olanların, ilçede “Kuşadası Caddesi” diye bir yeri hatırlamadıklarını (bilmediklerini) birinci elden öğrendim.
1930’dan sonra doğanlar bilmediklerine göre bu isim daha eski olmalı idi.
Zaten ifadenin Osmanlıca olduğu da düşünülürse eskiliği daha da net anlaşılmaktadır.(Harf İnkılabı 1928)
Yaptığım görüşmelerde eski Kuşadası-Selçuk yolunun güzergahını tam olarak öğrenmeye çalıştım. Çünkü Kuşadası caddesi, cadde adı olmasından ziyade Kuşadası istikametini işaret eden bir yön levhası olarak da düşünülebilirdi.
Belki de Tren istasyonundan çıkan yolculara Kuşadası Yönünü gösteren yön levhasıydı aynı  zamanda  Cadde adıydı.
  
     Tren istasyonundan hareketle eski Kuşadası yolu (büyük bina Tekel)
 
 
         Benim için asıl  önemli olan ise  o yazının,  “Kuşadası caddesi” ifadesinin, önünden  o zamanlarda hep birilerinin  geçmiş olmasıydı. Özellikle de birinin geçmiş olması…
Mustafa Kemal Atatürk yaşamı boyunca Aydın İli ve ilçelerine dört kez ziyarette bulunmuştur. Mustafa Kemal Paşa’nın Aydın ve ilçeleri içerisinde ilk ziyaret ettiği yer Söke olmuştur. Gazi’nin Söke ziyareti, kendisinin yakın çalışma arkadaşlarından Kuşadalı Mahmut Esat(Bozkurt) Bey’in Gazi’yi Kuşadası’na daveti üzerine gerçekleşmiştir.
 
Büyük Önder, 8 Şubat 1924 günü özel trenle, Kuşadası’na gitmek üzere İzmir’den hareket etmiştir. Trendeki heyet arasında kendilerini davet etmek üzere İzmir’e giden Söke’nin ileri gelenlerinden Hacı Halil Paşanın oğlu Hüseyin Avni (ÖZBAŞ) ve Mahmut Esat (BOZKURT) Bey’de (-ki ilerleyen haftalarda Mahmut Esat BOZKURT’un Selçuk ile ilgili anılarına da değineceğiz) bulunuyordu.
Mustafa Kemal Paşa ve beraberindekiler aralarında Kuşadası Kaymakamı Ekrem Bey ve Cemal (ÖZBAŞ) Bey’in bulunduğu kalabalık bir heyet tarafından Selçuk İstasyonu’nda karşılandılar. Burada trenle birlikte gelen otomobillere binilerek Kuşadası’na hareket edilmişti. Hüseyin Avni Bey ve Cemal (ÖZBAŞ) Beyler ise Kuşadası’nda kafileden ayrılarak gerekli hazırlıkları yapmak üzere Söke’ye gitmişlerdi.
Büyük Önderimiz Mustafa Kemal ATATÜRK’ün 8 Şubat 1924’de Kuşadası’na gitmek üzere İlçemize gelmesi  ve aracının (muhtemelen) Kuşadası caddesi” işaretinin önünden hareketle Kuşadası’na doğru gitmesi İlçemiz tarihine düşülen önemli bir nottur.
Atatürk’ün bölgeye her ziyaretinde kendisini coşkulu, heyecanlı büyük kalabalıklar karşılamıştır. Çoğu kısa konaklamalar şeklinde gerçekleşen seyahatlere rağmen bölge halkı Atatürk’e saygısının bir ifadesi olarak yüzünü bir kez olsun görebilmek için saatlerce yağmur, soğuk, sıcak demeden ikamet ettiği mekanın etrafında   ve istasyonda beklemiştir.
Bir şair, “tarih; yollara düşmenin kedere benzeyen yönüdür ve yolculuklarla anlatılır ancak” demişti.
Yolculukların, tarihin ve de o tarihi yazanların tanığıydı su kemerleri…
 Nice  yolcuları karşılamış nicelerini de uğurlamıştı.
 29 Ekim Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun. Saygılarımla ALİ CAN


25 Ekim 2008  20:05:25 - Okuma: (1357)  Yazdır




İstatistik