Yazı

Sağlıklı Beslenme
Sağlıklı Beslenme 

Özcan Nevres

Sağlıklı beslenmenin yolunun Akdeniz usulü beslenmeden geçtiğini hepimiz öğrenmiş bulunuyoruz.

Özellikle roka, tere, maydanoz ve dereotu gibi bitkileri sabah kahvaltılarında soframızdan eksik etmemeliyiz. Evinde balkonu olan ve balkonu biraz büyük olan herkes bu yararlı bitkileri evinde yetiştirebilirler. Balkon eğer güneye bakıyorsa çok iyi ürün alınabilir. Menemen’de yaşarken evimin yedi buçuk metre uzunluğundaki balkonuna tam yirmi bir saksı yerleştirmiş ve her birine ikişer marul dikerdim. Orta boy üç çamaşır leğeninden birine maydanoz, ikincisine dereotu ve üçüncüsüne roka dikerdim. Tüm bunları dikebilecek arazilerimiz olduğu halde ben bunları evimin balkonunda yetiştirmeyi yeğlerdim.
Şimdi daha şanslıyım. Zira sahibi olduğum villanın küçük de olsa üç bahçesi var. Şu an hasata gelmiş roka, dereotu ve maydanozların gelişmekte olan yedekleri de var. Rokaların bir bölümü hasata gelmiş, ikinci bölümü hızla büyümekte üçüncü bölümü ise topraktan yeni boy göstermektedir. Ön bahçede ise İstanbulluların bilmedikleri, tanımadıkları rezeneler var. İstanbullular rezeneyi yalnızca gaz giderici ilaç olarak tanıyorlar ve yemeğinin olduğunu bilmiyorlar. Sayemde bu yararlı bitkinin lezzetli yemeği olduğunu öğrenmeye başladılar. Örneğin komşum ödüllü ressam ve öğretmen Ayşe Hanım da bahçesine rezene dikmiş bulunuyor. Zira geçen sene ona rezene yemeğinden ikram etmiştik. Her yıl en azından bir kilo rezene tohumunu hendeklere ve orman içlerine atmayı düşünmeme rağmen bir türlü bu idealimi gerçekleştiremedim. Zira burada tohumu ilaç niyetine satılıyor olması fiyatının çok yüksek olmasına neden oluyor. Bayram ertesi Menemen’e gittiğimde İzmir’deki Kestane pazarına gidip birkaç kilo alacağım ve uygun gördüğüm doğaya saçacağım. Rezeneden yemek yapıldığı bilinmediği için önümüzdeki yıllarda kendi tohumlarıyla hızla yayılırlar ve herkese yetecek kadar çoğalırlar.
Yıllardır narın yaralarından söz etmekteyim. Bu bağlamda örnek olabilmek için on iki dönüm nar bahçesi yapmıştım. Ne yazık ki diktiğim narlar ürün vermeye başladığında her yaz bataklığa dönen yolu yüzünden bahçeyi satmak zorunda kalmıştım. Şüphesiz bu kararıma üç oğlumun da İstanbul’a yerleşmiş olmaları da etkili olmuştu. Bir arkadaşına bilgisayar öğretmeye çalışan Ormancı Orhan Koç bir rastlantı sonucunda www.ozcannevres.com adresindeki siteme girmiş. Benim nar yetiştiriciliğiyle ilgilendiğimi görünce bana şu maili gönderdi.   Selamlar. Bir arkadaşa interneti kullanmayı öğretirken sizin yazınızı okuduk. Hemen cevap yazdım. İlgilendiğiniz için teşekkür ederim. Ben Emirâlem de 6 yıldan beri ikamet eden ormancıyım. üç yıldan bu yana çekirdeksiz nar fidanı üretip satıyorum. Geçen yıl 5 bin fidan üretip sattım bu yıl yine 5 bin civarında çıplak köklü ve torbada olmak üzere fidanım var. İnternet sayesinde satmam zor olmuyor. Geçen yıl çıplak kök fidanları…liraya tüplüleri … liraya sattım ve yetmedi. Fiyatlar yine geçen yılki gibi olur.selamlar Ormancı Ahmet Koç 05423271682  Not: Geçen yılın fiyatları değişir diye fiyatını es geçtim.
Öncelikle bu girişimci arkadaşımızı yürekten kutlarım. Bilindiği gibi nar kalbin dostu olan en önemli meyvedir. Nar çekirdeğinden yapılmış ve sağlık destek ürünü olarak satışa sunulmuş olan ürünün bir kutusu kırk beş lira. Önümüz nar mevsimi. Bu mevsimde bol, bol nar tüketerek kalbimizi güçlendirmemizde yarar var. Ahmet Koç arkadaşımızın telefon numarasını özellikle veriyorum. Evinde bahçesi olan herkesin bu yararlı meyvenin fidanı sağlayıp ağacını yetiştirsin diye.
Evimin arka bahçesinde iki kiraz bir vişne ve bir de kayısı fidanı dikili ve hızla büyüyorlar. Kalan boşluğa en az üç nar fidanı dikeceğim. Fidanları da Menemen’e geldiğimde Ahmet Koç arkadaşımızdan alacağım. Keşke arkadaşımız kadınarı da yetiştiriyor olsaydı. Nedenine gelince çekirdeksiz narların kısa zamanda tüketilmesi gerekiyor. Oysa kadınarı uygun koşullarda toplanıp kasalanır veya uygun bir şekilde eskilerin yaptığı gibi tavana asılırsa en az dört ay nar yeme olanağı sağlar. Hasat zamanını da eklersek bize en az beş ay kalbin dostu bu yararlı ürünü doya doya yememize olanak sağlar. Bir de Emiralem ve Değirmendere’de yetiştirilen kakaolu Trabzon hurması var. Tadına doyum olmayan bir meyvedir. Bir yetişkin ağaç dört yüz kilo meyve verir. Uygun bahçesi olanlara bu ağacı yetiştirmelerini de öneririm.
Özcan Nevres www.ozcannevres.com

5 Ekim 2008  11:12:20 - Okuma: (600)  Yazdır




İstatistik