Yazı

Eski Sokak
Eski Sokak 

Ahmet Mocan

Uzun, ıssız, sadece bir arabanın geçebileceği kadar dar bir eski zaman sokağı…

Arnavut kaldırıma mahsus, küçük kare taşlarla döşenmiş yol, üzerinden geçen araçlara yer yer boyun eğmiş. Bazı yerlerinde –belki yılların verdiği yorgunluğu kaldıramayarak, belki de göz boyamak isteyen belediye başkanları yüzünden sık sık sökülüp takıldığı için- çukurlar oluşmuş.
 
 Yolun sağında ve solunda sıralanan cumbalı evlerin cumbalarını ayakta tutsun diye çakılan tahtalar, yaşlı bir kadının yüzündeki kırışıklıklar gibi bazı yerlerde derin izler taşımakta. Kim bilir ne hüzünlere, ne mutluluklara tanıklık yaptılar.
 
 Onlar da yaşlı anneannelerimiz, babaannelerimiz gibi arada sırada da olsa hâl hatır sorulmasını bekliyorlar belli ki… Evde yaşayanları yıllarca üzerinde taşıyan, orada kim bilir ne muhabbetlere kulak misafiri olan cumbaların, biraz da olsa buna hakları var bence…
 
 Yolun başında bu sokağa ve yaşayan tarihe hayran hayran bakan, sokağın ve cumbalı evlerin fotoğraflarını çekmeye çalışan gençler var.  
 
 Yolun karşı tarafından ise pembeler içinde, sapsarı ipek gibi saçlarını başının iki tarafında toplamış, yanakları güneşten biraz kızarmış, beyaz tenli, güleç yüzlü, küçücük bir kız çocuğu; hayatı boyunca yaşadıkları yüzündeki çizgilerden, gerdanındaki ve ellerindeki kırışıklıklardan fazlasıyla belli olan anneannesinin elinden tutmuş, fotoğraf çeken gençlere doğru geliyor.
 
 Yaşlı anneanne ve torun yolun sağındaki ve solundaki cumbalı, eski evlerle yolun sonundaki dört katlı, dar pencereli, yeşil, yeni apartman gibiler… Biri yılların güngörmüşlüğüyle donanmış, yıllara meydan okurcasına ayakta, diğeri ise hayata yeni adım atmış, yaşamın onu zorlayacağı koşullarda ne yapacağı belirsiz durumda…
 
*Nisan 2007’de, Çocuk Edebiyatı dersi için “betimleme” olarak yazılmıştır.
 
Ahmet Mocan


5 Ağustos 2008  23:18:22 - Okuma: (478)  Yazdır




İstatistik