Yazı

Bunu Yapan İnsan Olamaz
Bunu Yapan İnsan Olamaz 

Özcan Nevres

Dün gece yine büyük bir vahşetin haberiyle kahrolduk. İstanbul Güngören’de küçük bir patlama olmuş.

Meraklarını yenemeyen insanlar nereden bileceklerdi o patlamanın büyük bir facianın planının bir parçası olduğunu. Vahşeti planlayanlar meraklı insanların yoğunlaştığı an uzaktan kumanda ile ölüm kusan ikinci bombayı patlatıverdi. Yirmiye yakın ölü ve yüzü aşan yaralıyla ortalık kan gölüne dönüverdi. Gerçek anlamda insan olan bir insan günahsız insanların üzerine ölüm kusmaz. O bombaları masum insanları katletmek için tasarlayıp koyanlar insan olamaz. İki ayaküstünde yürümekle ne yazık ki insan olunamıyor.
Aslında görünen köy kılavuz istemez. Zira bu yaşanan vahşet için hazırlıklar yapıldığının ihbarı görevlilere yapılmıştı. Büyük ve kalabalık yerleşim birimlerinde bombalı saldırılar yapılacağı bildirilmişti. Bu konuda İzmir Emniyet Müdürlüğü çalışanlarını kutlamak gerekir. Zira onlar gerekli hassasiyeti göstermişler ve terör yuvası olması olasılığı olan yerlere baskınlar yaparak İzmir için görev alan vahşet çetesini hazırlık aşamasında yakalayarak çökertmişti.
Peki, bu vahşet olaylarının en çok gerçekleştirildiği İstanbul’da Emniyet Müdürlüğü ne yaptı? Yalnızca yaşanan faciadan sonra vali ile Emniyet Müdürü Başbakan yardımcısıyla boy gösterdiler. Dün gece Silivri Yoğurt Festivali’nin açıldığı günden beri Silivri halkının yoğun ilgi gösterdiği Gece Pazarındaydık. Her geceki gibi yoğun bir kalabalık vardı. Kalabalık vardı ama görünürde tek bir polis dahi yoktu. Belki de diyecekler ki Silivri olaysız bir yöredir. Bu nedenle halkın huzurunu kaçırmamak için polis görevlendirmiyoruz. Oysa Silivri polisin çok aktif olmasını gerektiren bir ilçedir. Fuhuş sektörünün en aktif olduğu bir bölgedir. Özellikle cumartesi ve Pazar günleri Silivri’ye İstanbul merkezine yakınlığı nedeniyle denize girmek için gelenlerin sayısı oldukça fazladır. Bunu fırsat bilen yasa ve kural tanımazlar da Silivri’ye gelmektedir. Bu Pazar gecesi Silivri’ye motor sıkletle gelen ve görgü tanıklarının tinerci olduklarını iddia ettikleri bir grup ile Silivrili gençler arasında bir arbede yaşanmış ve Silivrili bir genç bıçaklanarak yaralanmıştır. Yaralı genç ambulansla hastaneye kaldırılmıştır.
Silivri’de hırsızlık olaylarının en çok yaşandığı yer yazlık bölgelerdir. Hırsızlık olayları en çok da sabahın üçünden sonra gerçekleşmektedir. Gecenin üçünden sonra polisin bu alanlarda yoğun olarak denetimde bulunması gerekir. Belki de diyeceklerdir ki yararı olur mu? Evet olur. Muğla Merkez Ortaokulu Müdürü Sayın Faik Ay anlatmıştı. Öğretmeni olmayan sınıflara gidiyorum. Kiminde bir eldivenimi, kiminde ise diğer eldivenimi ve çantamı unutuyorum. Unutmuyorum da unutmuş gibi yapıyorum. Öğrenciler müdürümüz çantasını veya eldivenini almaya gelecek diye çıt çıkarmadan uslu, uslu derslerini çalışıyorlar demişti. Polisin yerleşim alanlarda dolaşması hırsızlar üzerinde aynı etkiyi yapacaktır. Polisin dolaşıyor olması hırsızlar üzerinde mutlaka etkili olacaktır.
Yaz günleri her gece sahil boyunda gezeriz. Amacımız zaman öldürmekten ziyade yürüyüş yapmaktır. Dün gece yaşananlardan sonra sahilde yürümeme kararı aldık. Zaten bu yürüyüşler sırasında bisikletliler ve motor sıkletliler insanlara fazlasıyla rahatsızlık veriyorlar. Merak ediyorum. Dünyanın hangi ülkesinde trafiğe kapalı bir caddede bisiklet ve motor sıklet yarışı yapılabilir. Dün gece yedi sekiz bisikletlinin yaptığı gibi. Bir de orta yaşlı birinin motor sıkletiyle yaptığı hız denemesi gibi bir denemeyi yapabilirler.
Yedi sekiz bisikletinin yarışı bizim gibi bir hanım efendiyi de şok etmişti. Belki de bebek arabasındaki bebeğinin zarar görebileceğinden korkmuştu. Şu rezilliğe bakın. Avrupa Birliğine girmekten söz edenler Avrupa’da bisikletlilerin yalnızca bisiklet yollarından gidebileceklerini biliyorlar mı? Bu mu Avrupalılık demişti. Silivri’yi yönetenlere sormak gerekir. Bu kural tanımaz ve çoğu ehliyetsiz olan bu sürücülerle baş etmek o kadar çok zor mu? Özellikle tamamı ışıksız olan, hatta kedigözleri bile olmayan bisikletleri toplamak o kadar zor mu? Mutlaka zordur. Zira onları toplamak için görevlilerin rahat koltuklarından kalkmaları gerekir. Yetkililerin görevi koltuklarda oturmak değil halka huzurlu bir ortam yaratmaktır. O koltuklardan kalkılıp görev başı yapıldığı gün tüm olumsuzluklar ortadan kalkar. Tüm cadde ve sokaklarda yaşanılan kirlilikler bile sona erer.
Özcan Nevres www.ozcannevres.com


28 Temmuz 2008  10:03:00 - Okuma: (561)  Yazdır




İstatistik