Yazı

Harvard'la iki hafta–3
Harvard'la iki hafta–3 

Asil S. Tunçer

Efes’in hakkı Efes’e

Efes Müzesi’nin giriş ücretini 2 YTL gibi çok komik bir rakamdan daha yukarı çekip en az 5 YTL (Efes’in yarısı mantığını kullanarak) yapmak gerekli. Ayrıca öğle arası yemek saatinde Efes Müzesi’nin kapanması hiçte hoş değil çünkü orası Efes Müzesi ve çok özel bir yer; alelade bir yer değil. Efes’te çalışan insanlar da çok özel insanlardır ve öyle de olmalıdırlar zaten. Müzeye girişteki bilet kesilen banktan karşı basamaklı bölümde boş vitrinlere kadar birçok kısımda çevre düzenlemesi ve estetik çalışması yapılmalı ve ayrıca müze büyütülmelidir. Efes gibi bir ören yerinden çıkarılan eserlerin bu küçücük (Efes’e nazaran) müzede sergilenmesi ve diğer yüzlerce eserin depolarda tutulması mantıksızlığını benim mantığımın alması mümkün değil. Yememeli, içmemeli mutlaka yeni müzemize kavuşmalıyız. Yılda yaklaşık 2–3 milyon ziyaretçi kabul eden bir ören yerinin müzesi böyle olmamalı, mali ve idari sorunlarla boğuşmamalıdır. Para yoksa para bulunmalı, yer yoksa yer aranmalı; mutlaka ama mutlaka bu sorun çözülmelidir. Selçuk’a Gaziantep’teki bir Zeugma Mozaikleri Müzesi tarzında hoş ve çok estetik çizgilere sahip bir müze ne kadar yakışır Selçuk’a ve Selçuklulara değil mi?

Tuvaletleri çoğunlukla kokan mevcut Efes Müzesi’nin en kısa zamanda daha iyi bir alt yapıya sahip, büyükçe bir binaya taşınması elzemdir. Tuvaletleri yaparken lütfen erkekler tuvaletindeki toplam klozet ve pisuvar sayısı kadar bayanlar tuvaletine klozet koyunuz. İfade tarzımı yadırgamış olabilirsiniz: bunu özellikle bu soruna daha çok dikkat çekmek için bilhassa bu şekilde ifade ediyorum. Türkiye’de erkek sayısı ile kadın sayısı eşit. Ülkemize gelen erkek ziyaretçi kadar kadın ziyaretçi de geliyor. Ayrıca kadın-erkek eşitliğine tuvalet hususunda da dikkat etmek gerekir. Ama her nedense kadınlar tuvaletinde hep uzun kuyruklar vardır; neden? Çünkü erkekler pisuvar kullanma üstünlüğüne sahip olduklarından kadınlar tuvaletlerindeki haksızlık bir türlü bertaraf edilemez, edilmez. Peki neden? İnşaat mühendislerimizde mi yoksa müteahhitlerimizde mi bir sorun var? Hiç kimsede. Sorun, düşünmek ve yaratıcı olmak. Safi gördüğünü körü körüne uygulamak yerine yaratıcılığı kullanıp kendi kendini geliştirmek.

Yamaç Evler’e verilen emek ve gösterilen itinanın Efes’te her yere verilmesi ve aynı özenin gösterilmesi gerekmektedir. Şuan ki düzenleme ve levhaları ben bile zor anlıyorum. Domitian Tapınağı’nın alt ve arka kısmında bulunan galerilerde saklanan 6.000–7.000 tabletin en azından belli bir kısmının sergiye açılması ve hatta galerinin iç düzenlemesi yapılarak buranın orijinalliğine ve eski görünümüne kavuşturulması çok şık olur. ayrıca Efes Ören Yeri’ne daha fazla çöplük ve belki Domitian Ören yerine ya da Liman Agorası’nın iç tarafına (yani Kütüphane’nin yanından içeri girer girmez başka bir tuvalet uygulaması düşünülebilir. Yaptıklarımızla yetinmemeli daha fazla ve daha iyi hizmet nasıl verebiliriz bunun hesabını yapmalıyız.

Tiyatroda sadece çıplak ses ve doğal enstrümanlara yer verilmesi hiçbir şekilde ses kolonlara ve elektronik ortama müsaade edilmemesi gerekir. Gerçi şimdi restorasyonda ama ileride eminim ki tiyatro yine konserlere sahne olacak. Ben şahsen 17 Temmuz 2001’deki Elton John konserini hatırlıyorum; tam bir faciaydı. Doğal ortamında zaten mükemmel bir akustiği olan bu tarihi yapıya düz alan veya futbol sahası muamelesi yapılarak çok aptalca bir kararla sahneye apartman boyunda ses kolonları yerleştirerek haddinden çok fazla bir ses düzeni elde edilmiş, kulakları sağır eden bir konserden sonra ben 1–2 saat kısmi duyum kaybı geçirmiştim. Ses mühendislerinin hatası mı desem yoksa organizasyonun mu bilmiyorum ama inanın tek başıma olsam bırakıp konseri kaçacaktım. Alt birimdeki sıralar 100 $’dan satışla sunuldu ama orkestra çevresinde protokol yani bedavacı rezaleti yaşanmıştı. Şunu da hiç anlamam: sıradan bir vatandaşın para ödeyerek izlediği bir konseri, neden maaşı iyi olan adamlar yani vali, kaymakam ve belediye başkanı ile bunların ailesi, avenesi ve hatta yedi kuşak sülalesi bedava izler?

Söz konusu konserde işte böyle bir manzara mevcuttu. Orkestra ve çevresi bir sürü bedavacıyla doluydu. Gerçek protokolün dışında yani boynunda kravatı olan takım elbiseli e şık giyimli birkaç beyin haricindeki geri kalan avaneyi anlamak mümkün değil. Paralı seyirci kadar insan vardı Elton’un çevresinde neredeyse ve adam zor nefes aldı resmen. Ben dâhil on üç kişilik grubum 100’er dolardan bilet alarak izlediğimiz konserde sadece gürültü ve protokol kirliliği vardı resmen.

Efes çok önemli. Gerek kültürel ve tarihi anlamda gerekse ekonomik anlamda. Efes, tüm dünyanın göz bebeği olduğu gibi bizler için de tam bir nimet.
Kısaca her yönüyle milyonları ilgilendiriyor…

Sürecek…


14 Temmuz 2008  00:04:30 - Okuma: (1041)  Yazdır




İstatistik