Yazı

Ay ve Gün Adları
Ay ve Gün Adları 

Ahmet Mocan

Bugünkü takvimde kullandığımız ay ve gün adları nereden geliyor, hangi dillerden dilimize geçmiş, başka dillerde benzer sesler taşıyor mu bu yazıda bunlara göz atacağız.

 Ocak ayının eski adı “kânun-i sâni, ikincikânun, sonkânun”dur. Kânun, ocak, fırın anlamına gelen bir sözcüktür. Eski takvimde ocak, on birinci aydı ve adı 1945 yılında çıkarılan bir yasayla “ocak” oldu.  
 Şubat, Süryanice Şabat sözcüğünden gelir. Rumi takvimde yılın son ayıydı.
 Mart, Roma Savaş Tanrısı Martius’tan gelir. Kış aylarında ara verilen savaşlar, mart ayıyla birlikte tekrar başlardı. Bu nedenle bu aya bu ad verilmiştir. Mart, birçok dilde de benzer seslerden oluşur: Maerz (Almanca), Mars (Fransızca), Marzo (İspanyolca, İtalyanca), March (İngilizce), Maris (Arapça). 
 Nisan sözcüğünün kaynağı da Süryanice “nisanna”dır. Arapçası nisan, Akadçası nisānu, İbranicesi nîsāndır. İngilizcesi olan April, Latince aprilis(aperire: açmak)ten gelir. Ağaçların çiçek açmasını ima eder.
 Mayıs, Bereket Tanrıçası Maia’nın bayramının kutlandığı aydır. Bu yüzden bu ad verilmiştir.
 Haziran, Süryanice sıcak anlamına gelen “hazıran”dan dilimize geçmiştir.
 Temmuz, Sümercede Bereket Tanrısı için kullanılan dummuzi ve İbranice tammuzdan gelir. Ayrıca Eski Türkçede tamu, cehennem(sıcak) anlamındadır. Temmuzun İngilizcesi olan July, Julius Sezar’a ithafen verilmiştir.
 Ağustos da adını başka bir imparator, Roma İmparatoru Augustus’tan alır. Bir rivayete göre Augustus, kendi ayının da Julius Sezar’ın ayı temmuz gibi otuz bir gün çekmesini istediği için ağustos ayı da otuz bir gündür.
 Eylül, Süryanice üzüm demek olan aylûl (üzüm ayı)dan gelir.
 Ekim ve kasım aylarına eskiden Teşrinler (o da Süryanice) denirdi. Ekim, birinciteşrin, ilkteşrin iken; kasım da ikinciteşrin, sonteşrindir. 1945 yılında çıkarılan yasa ile adları ekim ve kasım olarak değiştirilmiştir.
 Eskiler yılı, Rûz-ı Kasım ve Rûz-ı Hızır diye ikiye ayırırlarmış. 6 mayısta başlayan Hızır günleri, kasım günlerine kadar devam edermiş.
 Aralığın eski adı da kânunuevvel, ilkkânundur. 1945’teki yasayla o da değiştirilmiştir.     
 Ocak ayı, aralıktan önce olmasına rağmen ikincikânunken, neden aralık ilkkânundur? Şimdi de ona bakalım:
 Ocak eski takvimde on birinci aydı. Rumi takvim 13 Mart 1840 (1 Mart 1256)’dan başladı. 1 mart yılbaşıydı ve günler 13 gün eksikti. 8 Şubat 1332 (1916)’de Jülyen Takvimi yerine, Gregoryen esaslı Rumi takvime geçildi ve on üç gün silinerek 15 Şubat 1332 tarihi, 1 Mart 1333(1917) sayıldı. 1334 (1918) yılından itibaren de 1 ocak yılbaşı, 26 Kânunusani 1341 (1925) tarihinde de Miladî takvim kabul edildi. Bu değişikliklerden sonra onuncu ay olan Birincikânun(aralık) on ikinci, on birinci ay olan ikincikânun(ocak) birinci ay oldu. Bu nedenle ikincikânun, birincikânundan önce geliyordu, 1945 yılında çıkarılan yasayla dört ayın adları(ocak, ekim, kasım, aralık) değiştirildi.  
 Ay adlarından sonra, bir de gün adlarına bakalım.
 Pazar, Farsça “bâzâr”dan gelir. Bâzâr da alışveriş yeri demektir.
 Pazartesi, Farsça bâzâr ve Türkçe ertesi sözcüklerinin birleşmesiyle oluşmuştur.
 Salı, Arapça selase(üçüncü gün)den ya da Farsça seşenbe(üçüncü gün)den gelir.
 Çarşamba sözcüğü de dilimize Farsça dördüncü gün anlamındaki “çehar-şenbe”den geçmiştir.
 Perşembe de tıpkı çarşamba gibi oluşmuştur ve beşinci gün anlamındaki “penc-şenbe” sözcüğünden gelir.
 Cuma, Arapça “cem” (toplanma) sözcüğünden türemiştir ve “toplanma günü” anlamına gelir.
 Cumartesi de pazartesi sözcüğü gibi oluşmuştur. Arapça cuma ve Türkçe ertesi sözcüklerinin birleşmesiyle meydana gelmiştir.
 Pazar, birçok Avrupa dilinde “güneş günü” anlamına gelir. Anadolu’da “girey”, “gira”, “girey gün” de denir.     
Ahmet Mocan


30 Haziran 2008  00:10:48 - Okuma: (1322)  Yazdır




İstatistik