Yazı

50. yılı türkü tadında kutlandı
50. yılı türkü tadında kutlandı 

Nuri Gökgöz

Selçuk İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü 2007–2008 Eğitim ve Öğretim yılında da yapmış olduğu etkinliklerle birçok dalda takdir topladı.

10 Haziran 2008 Salı günü bu etkinliklerden biri de Selçuk Lisesi Müzik Öğretmeni Nurgül BEYDEMİR ve öğrencileri tarafından Selçuk Belediyesi Amfi Tiyatroda gerçekleştirildi. Yapılan Türk Halk Müziği konserinde birbirinden güzel türkülerle dinleyicilerin karşısına çıkan genç yetenekler bol bol alkış aldı.
 
Gecenin sunuculuğu yapan başarılı öğrencilerimizden Özge NAMDAR’ ın: “Bazen toprağa düşen su damlaları gibi düşüp yüreklerimize ayrılık ateşini söndürmüş, Yağmur Olup bizi vuslatına erdirmiş bazen. Bizim canımız, coğrafyamız, anamız, yârimiz, gurbet ellerde tek teselli kaynağımız olmuş türküler. Memleketin başı dumanlı dağlarından yemyeşil ovalarından, bağlarından pınarlarından turnalarla haber beklemiş seher yelleriyle selam yollamışızdır sevdiklerimize türkü türkü.
 Türküler değil midir? Buram buram hasret kokan toprak gibi; Emek gibi, ekmek gibi, ter gibi, bir çocuğun elindeki taze somun gibi türküler değil midir? Dünyanın en muhteşem gelini, en sabırlı anası.
 
Türküler değil midir? Özümüz, sözümüz, gözümüz; yollarda yoldaş olup dağlar denizler aşan bizimle. Selçuk Lisesi, aynı bir türkü gibi, acısıyla, tatlısıyla, hüznüyle, sevinciyle, özlemiyle, kederiyle elli yılını geçirdi. Bizlerde “Selçuk Lise” sinin 50. yıl etkinlikleri kapsamında size türkü dolu, sevda dolu, gurbet ve özlem dolu bir gece hazırladık. Türkü dolu bu geceye hoş geldiniz. Sizleri türkülerin yüreğiyle selamlıyorum.” diye başlayan sözleriyle renk almaya başladı türkü gecesi.
 
Sinan Çakır yorumuyla “Uzun İnce Bir Yoldayım” Türküsüyle yolculuğumuza; Müzik öğretmeni Nurgül BEYDEMİR, Bağlamada Emrah BOZTEPE, Yunus KARADAĞ, Selin KOCATÜRK, Kabak Kemanede Volkan ŞERAN, Ritim Perkusyonda Koray YALDIZ ve Ali TABAK, Gitarda Meriç BALLIKAYA, Bas Gitarda Hüseyin DERELİ  eşliğinde başladık,
 
Ardından Korodan güçlü sesler yükseldi. Dört bir yana türkü dostlarını aradı türkü dostlarına seslendi. “Nerdesin Sen” diyerek. Ardından Yeşim KART “Acem Kızı” Merve BEKTAŞ “Mihriban”la inletti semayı.
 
Yolculuk başlamıştı artık sazlar altın sesler ve koradan yükselen kuş sesleri “ Bülbülüm Altın Kafeste, Alim’de Gitme” Eylen Sunam Eylen” Sunalar eğlenmez olur mu hiç? Aycen YILMAZ ses verdi sevilen türkümüzdeki “Hey Onbeşli Onbeşli” yle.
 
Sonra Müşerref AYTEKİN geldi mikrofona “Elmaların Yongası” dedi Korodan yükseldi yine sesler “Ayrıldım Güler Miyim?” “Dane Dane Benleri Var” ellerimiz durmuyordu, yolculuk hareketli ve neşe içinde alkışlarla devam ediyordu. Bu türküyü dinlerken, gözlerimizle gökyüzünün nokta nokta benlerini sayıyorduk.
 
Döndü Dudu kızımızın “Kahveyi Kavururlar” türküsüyle mola verdik sıcacık kahvelerimizi yudumlamak için. Kahvelerin dadı damaklarımızda kalmıştı. Gecenin sunucusu Özge NAMDAR kızımızın mikrafondaki o güzel sesi bir kez daha duyuldu. Nuriye Dündar’a ait olan türkü kokulu şiiriyle.
 
Bir türkü söyle can
Bir türkü şöyle kınalı keklik seksin yüreğimde
Ceylanlar dile gelsin türkü söylesin.
 
Mor dağlarıma kartallar insin
Birde allı turnalar uçur başımın üstünde
Uçurda tez elden selamın gelsin.
 
Bir türkü söyle can
Söyle bizim oralardan bir gelin indir çoban çeşmesine
Sürmeli gözlerinde marallar gezsin
Ak güvercinler yuvalansın göğsüne.
 
Bir türkü söyle can
İçinde kamalı efeler olsun.
Çevremde döne döne zeybek oynasın.
 
Bir türkü söyle can
İçinde ucu yanık mektuplar olsun.
Şöyle bam telimi koparan bir sevda dökülsün ezgilere
Ak bilekler desen desen kilim dokusun.
 
Bir türkü söyle can
Bizim oralardan batı Anadolu’dan
İçinde bir testi suyun olsun
Yüreğimi soğutsun.
Cana türkü söyle denir de, canlar türkü söylemez mi? Başladılar yine, birbirinden güzel kır çiçekleri, bahar kokularıyla, bağlamaların eşliğinde nağmelere.
 
Önce Münevver Çetin “ELA GÖZLÜM” le Canan Boztepe “ DOSTUM DOSTUM”la, Korodan “ BEN BU YIL YARİMDEN” türküsünü dinledikten sonra, Aycen Yılmaz bir kez daha geldi mikrafona “ CAN YARİM” le. Sonra Mevra Seden Eyüpoğlu “ AYRILIK” la ve gecenin büyülü sesi Koray Yaldız “YAĞMUR YÜREKLİ” ile ıslattı bizleri.
 
Ardından bir zeybek sesi duyuldu bülbül dağının eteklerinden “HALİL İBRAHİM” geliyordu Volkan ŞERAN’ ın gür nefesiyle. İnletti dağları taşları ve bedeni görüntü pistte Cem Sinan VARVAR’ ın küçüçük bedeninde o kocaman heybetiyle.
 
Güzel gözlü kızımız Nafiye Gazi” GÖKMEN KIZI” türküsüyle gecenin son solo parçasını seslendirdi. Ardından koronun yorumladığı “KIZILCIKLAR OLDUMU”,” ŞAPKAMIN TEREĞİ DÜZ”, “PÜSKÜLÜDÜR PÜSKÜLLÜ”, “GÖKTE YILDIZ AYMIDIR “ türküleriyle uyanıverdik.
 
Gözlerimizi açtığımızda 50.yılını kutlayan Selçuk Lisesinin pırıl pırıl öğrencileri doldurmuştu sahneyi. Sunucu kızımıza ait olan şu sözler geldi aklıma.  
“Düşlerde yaşanan gerçektir Efes. Gerçekte eriyen bir düş. Dört bin seneyi sinesinin mermer nakışlarına ılgıt ılgıt işlemiş bir gerçek. Bir gerçek ki hülya türüne bürünmüş ılık süt kıvamında bir masal. Bir masal ki dokunduğunuz mermer ve granitlere oyulmuş nakışlara katılır kadar gerçek”
 
Bu geceyi bizleri yaşatan Selçuk Lisesine teşekkür ediyorum. Sevgiyle kalın, türkü tadında kalın, birde şiirimi yazdım, lütfen okuyun.
BİZİ ANLATAN TÜRKÜLER
 
Bir dut dalı ve telleri sapa asılmış,
Usta bir elde, ayar edilmiş düzenler,
Yedi bölgemizde notalara dökülmüş,
Gözlerimizden damlayan yaştın türküler.
 
Bize dost, bize can, bize yoldaş nefesi,
Türkü yolculuğumuzda toprağın sesi,
Gelmez mi hiç şimdi, canlarımın neşesi?
Yüreğimizden haykıran aşktır türküler.
 
Her mızrap vuruşunda delinir yürekler,
Düşmesin kalemlerden dillere sözler,
Onsuz çekilir mi dostlar, gurbet eller?
Pınarımızdan fışkıran sudur türküler.
 
Düğünlerde zeybektir, kınalardan ağıt,
Askerde namedir,sevda elinde kağıt,
Genç kızlarımızın azgında olur zılgıt,
Dostlarımızdan süzülen sözdür türküler.
 
13.09.2007 Nuri Gökgöz (Toprağın Sesi)


16 Haziran 2008  01:10:45 - Okuma: (2225)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik