Yazı

Karara kızanlar
Karara kızanlar 

Özcan Nevres

Anayasa Mahkemesinin türban konusunda vermiş olduğu karara kızanlara sormak gerekir.

AKP hükümetinin çıkardığı yasalarla yabancılara taşınmazların satılmasına niye kızmıyorsunuz? Ya şu ekmeğe yapılan zam için söyleyebilecekleri hiçbir şey yok mu? Peki, siz varoştakiler; size lütuf gibi sunulan bulguru, pirinci, şekeri ve diğerlerini kabul ederken, o poşette sunulanlar yüzünden çocuklarınızın geleceğinin karartıldığını hiç düşündünüz mü? Üretmeyen, borçlanarak sahte refah yaratan bir yönetimin bir gün borç alamayacağı için tökezleyeceğini ve size sunulan o yiyecekleri ve kömürleri bir daha sunamayacağını hiç düşündünüz mü? Birkaç gün öncesine kadar İstanbul Belediyesinin kendi fırınlarında ürettiği ucuz ekmek için saatlerce sıraya giriyordunuz. Bir sabah bir de baktınız ki en önemli beslenme kaynağınız olan ekmeğinize de yüzde elliden daha fazla zam gelmiş ve ekmeğinizin fiyatı yirmi beş kuruştan kırk kuruşa fırlamış. Üretmeyen, üretemeyen bir iktidarın sizlere attığı ilk tokat bu. Şimdi sırada daha nice olumsuzluklar var. 
Bir ülkeyi zenginleştirecek olan üretimdir. Borçlanarak hiçbir ülke kalkınamaz ve refaha ulaşamaz. Yakın zamana kadar kendi kendine yeterli olan yedi ülkeden biriydik. Ne oldu da kısa sayılacak bir zamanda kendi kendine yetemeyen ülkelerin neredeyse en alt sırasında yer aldık. Son yıllardaki beceriksiz yöneticiler bu acınacak duruma neden olmadı mı? Üretim için yeteri kadar eğitilemeyen üreticiler yüzünden yetiştirmekte olduğumuz ürünlere Avrupalıların kapıları bir bir kapanmadı mı? En son en büyük sebze alıcımız Rusya aşırı derecede ilaçlı, kabul edilemez sınırdaki domateslerimizi almama kararı aldı. Rusya alıyor diye üretilen ve insan sağlığına zararlı olduğu kesinleşmiş olan domatesleri kim tüketecek? Bizim gibi tüketiciler değil mi? Oysa hükümetin bu hatalı üretim yapılan bahçelere el koyup ürettiklerinin tümünü imha etmeleri gerekirdi. Doğulu kafası buna izin verir mi? Çernobil kazasında devletin en sorumlu bakanı radyasyonlu çayları içmenin insan sağlığına hiçbir zararı yoktur. Aksine insan sağlığına yararlıdır deyip, söylediğini kanıtlamak için de elindeki çay bardağından çayını yudumlayarak şov yapmadı mı? Peki, sonra ne oldu? Karadeniz sahil yerleşim birimlerinde kanser olaylarının önü alınamaz oldu. Zararlı toksinlerle yüklü domatesleri yiyecek olanlar da aynı durumu yaşamayacaklar mı? Yaşanmayacağına kim garanti verebilir?
Ünlü komutan Napolyon’a sormuşlar. Savaş kazanmak için en önemli üç şart nedir diye? Napolyon üç kelime ile yanıt vermiş. Para, para, para. O günden sonra da paranın diğer adı Napolyon olmuştur. Kalkınma için en önemli üç gerekçeyi sorsalar aynı Napolyon gibi yanıt verirdim. Üretim, üretim ve yine üretim derdim. Bir zamanlar borç batağında debelenirken ve borç itibarının sıfırlanmış olduğu günlerde Avrupa’nın en küçük devletlerinden biri olan Lüksemburg’un bile borç almak için kapısına dayanmıştık ama avucumuzu yalatmışlardı. Dış ülkelere borç para verebilecek kadar ekonomisi gelişmiş olan bu ülke nasıl bir ülkedir? Devletin büyüklüğü Konya’mızdan daha küçük olan bu ülkenin zenginliğinde iki ana etken vardır. Tarım ve hayvancılık. Bizim ülkemiz gibi ne sahili var, ne deniz ticareti ve ne de sahil ve eski medeniyetler ile ilgili turizmi var. Ama bilinçli hayvancılık ve bilinçli tarımla, kontrollü nüfus artışıyla zenginliğin zirvesine tırmanmışlar.
Küçücük Benelux ülkelerinin tümü de kalkınmış ülkelerdir. Tümü elektronik sanayisinde, hayvancılık ve tarımda çok ileridedirler. Sınırlı enerji olanakları yüzünden enerji üretiminde rüzgârdan ve denizdeki gel-git olaylarından yararlanmışlardır. Dünyanın en rüzgârlı ülkelerinden bir olmamıza rağmen rüzgâr enerjisinden halen yararlanılmamaktadır. Halen enerji üretiminde dışa bağımlı ve pahalı doğalgaza ve ithal kömürlere bağımlıyız. Bir iş adamımız ne güzel söylemiş. Her gün başımızın üzerinden yüz milyon dolarlık rüzgâr uçup gitmektedir. Ne yazık ki hükümetlerin hatalı tutumları yüzünden bu hiçbir kirlilik yaratmayan enerjiyi kullanamamaktayız.
Türban için vitrinlerine türbanı destekliyoruz diye yazanlar rahibe kıyafetinden esinlenmiş türban yüzünden havanda su döveceklerine üretimi desteklesinler. Üretimi desteklemeyen hükümetlere size oy yok desinler. Ama nerede o kafa? 
Özcan Nevres  


8 Haziran 2008  17:25:00 - Okuma: (809)  Yazdır




İstatistik