Yazı

Telekulak ve Yasalarımız…
Telekulak ve Yasalarımız… 

Yaşar Varış

Son günlerde bazı önemli kurumların veya yöneticilerinin izlendiği, telefon konuşmalarının dinlendiği gazete başlıklarını süslemeye başladı.

Önce Genelkurmayın dinlendiği,buradan elde edilen bilgilerin bir internet sitesine servis edildiği, daha sonra bazı Siyasi parti liderlerinin dinlendiği söylendi.
Geçtiğimiz günlerde Anayasa mahkemesi başkan vekili sayın Osman Paksüt’ün izlendiği, hatta telefon konuşmalarının dinlendiği söylendi.
Son olarak da CHP genel sekreteri sayın Önder Sav’ın odasında Eski Bolu valisi ile yaptığı özel bir görüşmenin muhalif bir gazeteye verildiği yazıldı.
İnsanlarımız, devlet ve yargı mensubu kişiler dinlendikleri konusunda endişe içindeler.
Çünkü anayasamıza ve yasalarımıza göre özel hayatın ve haberleşmenin gizliliği esastır. Mahkeme kararı olmadıkça kimsenin özel telefonları dinlenemez. Kim dinlerse suç işlemiz sayılır.
Anayasamızım 22. maddesi bu konuda açıktır.Buna göre “ Herkes haberleşme hürriyetine sahiptir.Haberleşmenin gizliliği esastır. Milli güvenlik,kamu düzeni,suç işlenmesinin önlenmesi, genel sağlık ve genel ahlakın korunması sebeblerinden biri veya birkaçına bağlı olarak usulüne göre verilmiş Hakim kararı olmadıkça haberleşme engellenemez ve gizliliğine dokunulamaz.”
Hal böyle iken bazı kurum ve kişilerin dinlenmesi anayasamıza,ve yasalarımıza aykırıdır. Bu gelişme, demokrasimiz için kabul edilemez bir durumdur.
Amerika da geçmişte böyle bir durum meydana geldiğinde başkan istifa etmiştir. Batı demokrasilerinde hükümetler ve ilgili bakanlar istifa etmişlerdir.
Bu tür yasa dışı dinlemelerden kim sorumludur?
Elbette ki hükümet ve onun bu konu ile ilgili başta iç işleri, ulaştırma ve adalet bakanları sorumludurlar. Başta başbakan ve ilgili bakanlar gerekli önlemleri almalı ve bu tür suçların işlenmesinde haberleri yoksa bunu derhal önlemelidirler.
Yoksa herkesin bu şekilde baskı altında tutulması, bu yolla sindirilmeye çalışılıyor izleniminin verilmesi demokrasi ile bağdaşmadığı gibi insan hakları ile de bağdaşmaz.
Mahkemelerimizde yasaya aykırı olarak bu şekilde elde edilen ses kayıtları delil bile kabul edilmemektedir.
Bu ayıp ülkemizin üzerinden bir an önce kaldırılmalıdır.İnsanlarımız “acaba dinleniyormuyuz” endişesinden kurtulmalıdır. Devlet gücü, siyasi iktidarı elinde bulunduran partilerin lehine kullanılmamalıdır.
Bu haliyle idarenin adı demokrasi değil,polis devleti olur ki bunu kabul etmek mümkün değildir. 28.05.2008


3 Haziran 2008  00:22:16 - Okuma: (651)  Yazdır




Haftanın Hit Haberleri

İstatistik