Yazı

Çekilmezmiş
Çekilmezmiş 

Özcan Nevres

Cumhurbaşkanlığına aday Sayın Abdullah Gül AKP nin ordumuzdan yediği muhtıraya rağmen çekilmem diyor.

Ankara’da Tandoğan’da, Burhaniye’de ve İstanbul’da yapılan çok yüksek katılımlı mitinglerden sonra halen bu inadını sürdürmesini hayra yormak pek olası değil. Bir süre önce yazmış olduğum bir yazımda, gelişmeleri dikkate alarak tarih tekerrür mü? Edecek demiştim. Yirmi yedi Mayıs bin dokuz yüz atmış darbesini yaşamış olanlar ve o günleri anımsayanlar yaşadıklarını gözlerinin önüne getirsinler. Darbe öncesi bazı emekli generaller ülkenin hali ne olacak diye toplantılar yapmışlardı. Hem de Demokrat Partinin uygulamakta olduğu olağan üstü baskıya rağmen. Demokrat Parti yönetimi uyarı niteliğindeki bu toplantıları dikkate almadı. Zira o günkü Genel Kurmay Başkanı Rüştü Erdelhun’a çok güveniyorlardı. Oysa darbe harekâtı başladığında ilk tutuklanan Rüştü Erdelhun olmuştu. Daha sonra tutuklamalar başlamıştı. Yurt gezisinde olan Başbakan Adnan Menderes darbe haberini aldığında kaçmayı denemişti. Havcı General İrfan Özaydınlı’nın başarılı bir operasyonu ile yakalanıp Ankara’ya gönderilmişti.
Bin dokuz yüz elli seçimlerinde Demokrat Parti ezici bir çoğunlukla iktidarı elde etmişti. CHP nin bıraktığı dış itibar, dolu bir hazine ve Amerika’nın Marşal planı çerçevesinde yapmış olduğu yardımlar sayesinde ilk dört yıl çok iyi geçmişti. Halk yamalı pantolon dirsekleri yamalı ceket ve keten gömlek giymekten kurtulmuş, alım gücü de oldukça artmıştı. Avrupa ülkelerinin sundukları krediler sayesinde küçük çiftçiler bile traktör sahibi olmuşlardı. Kredili diye ithal edilen traktörlerde kalite hiç aranılmamıştı. Modası geçmiş pürmüz ile ısıtılarak çalıştırılabilen Lanz marka tek silindirli traktörler en çok ithal edilen traktördü. Bu kadar bol para karşısında Başbakan Adnan Menderes her söylevinde her mahallede bir milyoner yaratacağız. Damı kiremitsiz ve kerpiç ev bırakmayacağız diyordu.
Bin dokuz yüz elli dörtte yapılan seçimde CHP büyük bir hezimete uğramıştı. Altı yüz milletvekilli parlamentoda yalnızca otuz dört milletvekilliği kazanabilmişti. Bu başarı Demokrat Partinin iflas politikasına daha da büyük bir ivmelik kazandırmıştı. Üretimdense ithalata ağırlık vermiş olan hükümet, incik boncuğa kadar düşen ithalatı yüzünden ticari borçları ödeyemez olmuştu. Çok hızlı bir hayat pahalılığı dar gelirlilerin bütçesini kasıp kavuruyordu. Kilosu otuz beş kırk kuruşluk fasulyenin fiyatı yedi buçuk liraya fırladığında halkın en popüler şarkısı oy fasulyem yedi buçuk lira. Hem kaynasın, hem oynasın olmuştu. Hükümet başını alıp giden fiyatlar karşısında çaresizdi. Kurtuluşu Milli Koruma Kanununu çıkarmakta bulmuşlardı. Fahiş fiyata mal satan büyükler ceplerini bol para ile doldururlarken küçük esnaf üç beş kuruşluk bir fark yüzünden hapishanelerde çürütüldü. Kurtuluşu halkın beli tam bükülmeden seçim yapmakta bulmuşlardı. Seçimi bir yıl öne alarak kazanmayı başarmışlardı. Seçim kazanmak kötü gidişi durdurmaya yetmedi. Çiftçi sabanının burnuna ekletecek demiri bile bulamaz olmuştu.
Hükümet çaresizlik karşısında ağır bir baskı rejimi kurdu. Doğruyu yazan gazeteciler bile neden yazdın diye ceza üzerine ceza alıyorlardı. Pulyamzedeler çok ağır cezalar aldılar. Hükümetin körüklemesiyle halkın arasında büyük bir ikili yaratıldı. Vatan Cepheliler ve halkçılar. Halkçılar dedikleri CHP liler komünist olmakla suçlanıyorlardı. Hükümet iç siyasette olduğu kadar dış siyasette de oldukça başarısızdı. Hükümete karşı bu günlerde yaşamakta olduğumuz gibi büyük tepkiler oluştu. Her yerde düzenlenen mitinglerle hükümet istifaya zorlanıyordu. Başbakan bu tepkileri organize edenleri sindirmek için gerekirse sehpalar kurarız diyebilmişti. Muhalefet lideri İsmet Paşanın tepkisi çok sert olmuştu. Tarihe mal olmuş olan şu sözlerle karşılık vermişti. Sehpalar kurulur ama kime çalışacağı belli olmaz. Dediği gibi de oldu. Sehpalar Demokrat Partinin üç ası için kuruldu.
Cumhuriyete ve laikliğe sahip çıkan halk düzenlenen mitinglerde irticaya geçit vermeyeceğiz diyerek haykırmakta ve Sayın Abdullah Gül’ün adaylığına karşı çıkmaktadır. Genel Kurmay Başkanlığı da duyduğu rahatsızlığı ağır bir muhtıra ile dile getirmiştir. İpler olabildiğince gerilmiştir. Buna rağmen Sayın Abdullah Gül adaylıktan çekilmeyeceğim diyerek gerilimi daha da arttırmaktadır. Tarihin tekerrür etmemesi için iktidarın sağduyulu davranmaktan başka umarı yoktur. Halkın ve askerlerin uyarılarını dikkate almak zorundadır.
Özcan Nevres


30 Nisan 2007  23:48:22 - Okuma: (648)  Yazdır




İstatistik