Yazı

Bu mu Çağdaşlık
Bu mu Çağdaşlık 

Özcan Nevres

Büyük Millet Meclisinin tek başına muhalifi Kamer Genç’e elliye yakın AKP li milletvekili tekme tokat saldırıyor.

Resmen linç girişimi. Neyse ki CHP ve MHP milletvekilleri etten bir duvar örerek bu çirkin saldırıyı önlemeyi başarıyorlar. Konu Sayın Başbakana iletildiğinde ise bizimkiler öyle şey yapmaz diyor. Yani açıkça yaşanan o çirkin olayı onaylıyor. Tarih tekerrürden ibarettir. Bin dokuz yüz elli dörtte CHP nin otuz dört milletvekili ile yaptıkları muhalefeti yaşı atmış beşin üzerinde olanlar anımsayabilirler. Otuz dört CHP li milletvekilinin yaptığı sert muhalefete bile Demokrat Partililer böylesine bir davranışta bulunmadılar. Demokrat Partililerde sertleşme bin dokuz yüz elli yedi seçimlerinden sonra başlamıştı. Zira CHP çok hızlı bir yükselişe geçmişti. CHP nin yükselişindeki nedenin kendi beceriksizliklerinden kaynaklandığını idrak edemediklerinden CHP yi sertlikle durdurmayı yeğlemişlerdi.
Demokrat Parti döneminde ekonomi çökmüştü. Ülke büyük bir yokluğun içinde yaşıyordu. Ne radyolara pil, ne de sabanın burnuna eklenecek bir demir parçası bile bulunamıyordu. Başta araba ve traktör lastikleri olmak üzere her ürün karaborsaya düşmüştü. Buna rağmen Türkiye radyoları açılışından kapanışına kadar sürekli Vatan Cephesine katılanların adlarını yayınlıyordu. Adlarının radyolarda yayınlanmasından hoşlananlar neredeyse her gün Vatan Cephesine geçtiğini bildiriyordu. Bu nedenle aynı kişinin adı listede onlarca kez yayınlanıyordu. Şimdi ise anketörlere bu görev veriliyor. Anketörler de aldıkları parayı hak etmek için anketlerini AKP yi başarılı bulanlarla yapıyorlar. Sonra da ilan ediyorlar. AKP nin oyları yüzde atmışı, yüzde yetmiş ikiyi geçti diye. Silivri’de yaptırılan ankette ne hikmetse Silivri halkının yüzde doksan bir buçuğu belediyenin çalışmalarından çok memnunmuşlar. Her gün bu anket sonuçlarını okumak zorunda kaldığımdan ne kadar da azmışız diye hayıflanıyorum. Ne de olsa yüzde doksan bir buçuğa karşı yalnızca yüzde sekiz buçuk kişiyiz. Oysa sokağımızdaki dört haneden üçü belediyenin çalışmalarından memnun değiliz demişti. Vatan Cephesi ilanlarında elli milyon nüfuslu ülkemizin nüfusu dört yüz milyonu aşmıştı. Ona bakarak bu yüzde doksan bir buçuğa şükretmeliyiz. Zira memnun olanların sayısı yüzde dört yüzleri aşabilirdi.
Zam yangını başladıktan sonra hükümet ucuz pirinç dağıtarak yangını söndürmeye çalışıyor. Oysa pirinçten daha çok beslenmede yer alması gereken bakliyat türlerinden söz eden yok. Sanki halk her gün pirinç yediği için pirinç bu denli önemli. Pirinç tarımı bol su gerektirmektedir. Neredeyse diz boyu su içerisinde yetiştirilmektedir. Üstelik arıklardaki suyun çok sık değiştirilmesi de gerekiyor. Bu özelliği yüzünden yokluk yaşanabilir. Mısır da su kurbağası gibidir ama arık sulaması mısır tarımında yeterli olur. Fasulye türlerinde de arık veya yağmurlama sulaması yeterlidir. Bakliyatlardan bakla ve bezelye buğday türleri gibi kış ürünleri olduklarından sulama gerekmez. Meğerki yıl çok kurak gitsin. Kış aylarında ırmaklarda, derelerde ve çaylarda iyi kötü bu ürünleri sulayacak kadar su bulunabilir. Buna rağmen bu ürünleri yeteri kadar yetiştiremiyorsak bu işte çok büyük bir yanlışlık var demektir. Nedir bu yanlışlık? Öncelikle çiftçiye yeteri kadar destek verilmemesinden kaynaklanmaktadır. Buna mazottaki, gübredeki ve tarımsal ilaçlardaki aşırı pahalılığı da eklediğimizde çiftçinin elinin kolunun bağlandığını görürüz.
Gübrede de aynı oyunun oynanıp oynanmadığını bilmiyorum. Tarımsal ilaçlarda korkunç bir oyun oynanmaktadır. İlaç üreticileri tarafından çiftçilerimiz resmen kazıklanmaktadır. Örneğin. Bayi tarafından elli liraya satılan ilaç bayilere yirmi beş yirmi altı liraya verilmektedir. İlaç kutusunun ve şişesinin üzerine de satış fiyatı elli liradır diye yazmaktadırlar. Bazı bayilerin ilaçlarda yüzde yirmi, otuz indirim yapabilmeleri bu oyundan kaynaklanmaktadır. Bazı bayiler bu tür uygulamadan kaçındıkları için yüzde yüze yakın bir kar marjını ceplerine indirmektedirler. Bu arada ziraat odalarının nasıl bir fiyat politikası uyguladığını merak etmiyor değilim. Bayilerin elli liraya sattığı ilacı yüzde yirmilik bir karla otuz otuz iki liraya satmalı ki oda tarımcının yararına varlığını sürdürmüş olsun.
Özcan Nevres       ozcannevres@hotmail.com   www.ozcannevres.com


15 Mayıs 2008  20:23:23 - Okuma: (517)  Yazdır




İstatistik