Yazı

Muhalefetin Büyük Başarısı
Muhalefetin Büyük Başarısı 

Özcan Nevres

İktidar partisi AKP’nin tarafsız olması gereken ama açık açık AKP’li olan Meclis Başkanı Sayın Bülent Arınç üç yüz atmış yedi gerekmez…

Diyerek hedef saptırma çabası tutmadı ve muhalefet oturuma katılmayarak Sayın Abdullah Gül’ün seçilmesine ilk engeli koydu. Sayın Arınç’a sormak gerekir. Mademki üç yüz atmış yedi oya gerek yoktu, neden üç yüz atmış yediyi bulmak için bu kadar çırpındınız. Amacınız, nasıl olsa üçüncü, dördüncü turdan sonra yüz seksen dört oyla da seçilir. Bunun için salondan kaçmanıza gerek yok diyerek gerekli oy sayısını sağlamak değil miydi? Neyse ki muhalefet bu aldatmacaya aldanmadı ve yapmaları gerekeni yaparak bu iktidardan kurtulmayı arzu edenlerin tümünün takdirlerini kazandılar.
Bu satırları yazdıktan az sonra Genel Kurmay’ın muhtıra gibi açıklaması geldi. Yazmayı bırakıp yatağa girip gelişmeleri izlemeye başladım. İnsanları ahmak yerine koyanlara karşı çok gıcık olurum. Gazetecilerin görüşleri alınırken Mehmet Ali Ilıcak’ın annesi Nazlı Ilıcak’ın da görüşleri alındı. Hanım efendi diyor ki “biz bu darbeye karşı sonuna kadar direneceğiz” Acaba hanımefendi neden direnecek? Kötü giden gidişata dur denildiği için mi? Bu konuda konuşması gereken en son kişi Sayın Nazlı Ilıcak’tır. Oğlu Akşam gazetesi kuponları ile dar gelirli insanlarımızı buzdolabı ve televizyon sahibi yapacaktı. Önce kuponlara düşük bir ücret uygulandı. Çıta her geçen gün biraz daha yükseltildi. Sonunda kuponcular pes ettiler ve birçoğu haklarını kaybettiler. Birçoğu da lanet olsun diyerek ellerindeki kuponları yırtıp çöpe attılar. Bu arada Nazlı Ilıcak’a oğlunu şikâyet edenler oldu. Nazlı hanımın yanıtı çok netti. Oğlum reşittir. Ben onun yaptıklarından sorumlu değilim. Ne de olsa dün dündü. Bu günse bu gün. Oğlu Amerika’ya kaçtığında o ara evlendiğinde yeni eşi Sayın Emin Şirin halkın karşısına mal teslim projesiyle çıktı. Ellerindeki kuponları atmayan çok az kişi alacağını aldı ve ortada hukuki bir sorun kalmadı. Mehmet Ali Ilıcak ortamın yatışmasını fırsat bilerek Türkiye’ye döndü ve annesi ile birlikti Tercüman gazetesini yayınlamaya başladılar. Oysa Tercüman ismi Akşam gazetesi ile birlikte Karamehmet grubuna satılmıştı. Karamehmet grubu isim yüzünden yargıya başvuruda bulunduğunda davayı kaybedeceklerini bildiklerinden Bugün gazetesini yayınlamaya başladılar. Tüm bunlar yaşanırken Nazlı Hanım oğlum reşittir. Ben onun işlerine karışmam demedi. Hem yayın işini birlikte yönettiler. Hem de gazetenin köşe yazarlığını yaptı. İşte bu Nazlı Hanım Türkiye’deki kötü gidişe dur diyenlere karşı çıkıyor ve meydan okuyor. Karşı çıkacağız diyor. Belli ki sırtı çok kaşınıyor.
On dört nisan mitingini izledikten sonra, gereken kıvılcımın çaktığını, laiklik meşalesinin yurdun her yerinde yakılacağını söylemiştim. Bu gün Burhaniye’deki mitinge on binler katıldı. Yarın İstanbul’da yapılacak mitinge kanımca milyonlar katılacak. Atatürkçüler laikliği ve cumhuriyeti koruma görevini Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün emirleri doğrultusunda üstlenmiş bulunmaktadırlar. Ok yaydan fırlamıştır. İrticanın kökü kazınıncaya kadar görevlerini sürdüreceklerdir. Bu ülke hiçbir şekilde ve zamanda şeyhler, müritler ve tarikatçılar ülkesi olmayacaktır. Türk gençliği buna asla izin vermeyecektir.
 Özcan Nevres   


28 Nisan 2007  21:11:53 - Okuma: (650)  Yazdır




İstatistik