Yazı

Şehir Adları II
Şehir Adları II 

Ahmet Mocan

Şehir Adları II

8. Ağrı: Adını il sınırları içerisinde bulunan Ağrı Dağı’ndan almaktadır. Ağrı adı, Eski Türkçede “yüksek” anlamına gelen “ağrı” kelimesinden gelmektedir. Ağrı adının Şamanizm devri Türkçesinden gelmiş olasılığı fazladır. Çünkü Pekarsky’nin Yakut Dili Sözlüğü’nde “ağr” veya “ağri”, “kocaman” ya da “tanrı” anlamındadır.
9. Kilis: Kilis adı ilk kez Arap tarihçi Kudama bin Cafer’in 928 dolaylarında yazdığı yapıtında, Arap Devleti’nin Doğu Roma İmparatorluğu sınırında bir kalesi olarak, “El Kilis” diye anılır. Şehre bu adın, 8. yüzyılda bölgeye gelen Müslüman Türkler tarafından verildiği veya Türk-Yakut ağzında Kilis sözcüğünün, “düz, perdahlanmış” anlamında kullanılması nedeniyle, günümüze böyle ulaştığı tahmin edilmektedir.
10. Trabzon: M.Ö. 7. yüzyılda Miletli denizciler tarafından bir ticaret kolonisi olarak kurulur. Yerleştikleri yörede yüzey şekillerinin masayı andıran şekiller biçiminde kıyıya doğru alçaldığını gören Miletliler, Eski Yunanca “masa” sözcüğünün karşılığı olan “trapeza”dan esinlenerek, kente “Trapezus” adını verirler. Zamanla “Trapezus”, “Trapezund” ve “Trebizond” gibi bazı değişimler geçiren bu ad, daha sonra Trabzon şeklinde söylenmeye başlamıştır.
11. Denizli: Türklerin Anadolu’ya gelişlerinden sonra, Tonguzlu, Tonuzlu, Donguzluğ, Tenguzluğ, Tunuzlu olarak çeşitli biçimlerde kullanılmıştır. 16. Yüzyılda bu adlar Denizli’ye dönüşmeye başlamıştır.
Cihannümâ’da kent, “keseret-ül enhâr” yani, suları çok ve gür olarak belirtilmektedir. Sularının çokluğu nedeniyle kente Denizli adının verildiği savı, oldukça kabul edilen bir sav olmuştur. İbn-i Batuta, Donguzlu adının, “Domuzlar Kenti” anlamına geldiğini yazar. Söylentiye göre, Hristiyan nüfusun çoğunlukta olduğu dönemlerde, kentte çok domuz yetiştirildiği için buraya “Donguzlu” adı verilmiştir.
12. Afyon: Afyon kentinde 220 m. Yükseklikte, oldukça dik bir tepe üzerinde kurulmuş olan Afyonkarahisar Kalesi, M.Ö. 1350’de Hitit İmparatoru II. Mürşit tarafından yaptırılmıştır. O zamanki adı “Hapanova” olan kale, Bizans egemenliği sırasında “Akroenus” adını alır. Bölgenin Selçukluların eline geçmesinden sonra, burada oturan boylardan bazıları, üstünde kurulu olduğu kayalara bakarak kaleye “Karahisar” adını verirler. Osmanlı Padişahı II. Selim döneminde onarım gören kaleye Osmanlılar, en iyi Türk afyonunun bu çevrede yetişmesi nedeniyle Afyonkarahisar adını verirler.
13. Kütahya: Kütahya’nın yerleşim tarihi M.Ö. 1200 yıllarına kadar dayanır. Ancak kentin bu dönemdeki adı bilinmemektedir. Roma Dönemi’nde Kotys tarafından yeniden kurulunca onun adına atfen “Kotiaeion” adını alır. Kotiaeion adı, “Kotaion”, “Cotyaeium”, “Cotyaium” ve “Cotyaium” gibi biçilmede kullanılmıştır. Selçuklu Türklerinden beri “Kütahya” adı kullanılmaktadır.
14. Manisa: Manisa adının, Yunanistan’da, Teselya bölgesinin doğusunda, Magnesia’da yaşayan Magnetlerle ilişkili olduğu sanılmaktadır. Yunan tarihçilerine göre, Magnetler Anadolu’ya gelerek, biri Büyük Menderes(Maiandro/Meander) diğeri de Gediz(Hermos) kıyısında iki kent kurarlar. Gediz kıyısında, Spilos Dağı’nın kuzey eteklerinde kurulan kent, “Magnesio upo Spilo” adıyla anılmaktadır. Bu ad, Roma Dönemi’nde “Magnesia ad Spylum” olur. Manisa adı da Magnesia sözcüğünün değişime uğramasıyla bugünkü biçimini alır.
Ahmet Mocan
 
[KAYNAK: İbrahim Güner, Mustafa Ertürk, Türkiye İl Merkezi Kent Adlarının Kaynakları Üzerine Bir Araştırma, Muğla Üniversitesi SBE Dergisi, Bahar 2004, Sayı 12]


29 Nisan 2008  01:50:55 - Okuma: (711)  Yazdır




İstatistik