Yazı

Çanakkale-Gelibolu Savaşları–2
Çanakkale-Gelibolu Savaşları–2 

Asil S. Tunçer

Çanakkale-Gelibolu Savaşları–2

         c- Kara Harekatı
          Çanakkale Boğazı'nın donanma ile geçilmesinin mümkün olmadığını anlayan itilaf devletleri, bu defa da kara harekatı ile ilgili hazırlıklar yapmaya başladılar.
İtilaf Devletleri'nin planına göre;
          Kuzey Çıkarma Grubu'nu oluşturan Anzak Kolordusu kuzeyde Kabatepe bölgesine, güney çıkarma grubu ise Seddülbahir bölgesine çıkarılacaktı. Planlar, asıl taarruz güneyde olacak şekilde hazırlanmıştı. Türk savunmasının güney kanadını tespit maksadı ile 1 Fransız tugayı Kumkale bölgesine çıkarma yapacak, Bolayır ve Beşiğe bölgesine de amfibi gösteri icra edecekti. İtilaf Devletleri'nin planı Gelibolu müstahkem mevkiine kısa sürede el atarak, donanmayı savunmasız bir boğazdan geçirme ve İstanbul'a el atma düşüncesine dayanıyordu.
26 Mart 1915'te kurulan 5.inci Ordu'ya komutan olarak atanan General Liman Von Sanders, Türk savunmasının esasını teşkil eden "düşmanın çıkmasına izin vermeden imhasını sağlama" şeklindeki ana fikri terk ederek, "kıyılarda nispeten zayıf kuvvetlerle düşmanı karşılama, derinlikte güçlü ihtiyatlarla imha" ana fikrini benimsemişti.
Mustafa Kemal ise 29 Eylül 1913'de Sofya'ya Ataşemiliter olarak tayin edilmişti. Osmanlı Devleti'nin harbe katılmasından sonra Yarbay Mustafa Kemal, vatan müdafaasında aktif görev almak için, Harbiye Nazırı Enver Paşaya başvurup vazife istemiştir.
"Arkadaşlarım muharebe cephelerinde ateş hattında bulunurken, ben Sofya'da ataşe militerlik yapamam " diyen Mustafa Kemal Çanakkale'de 19.uncu Tümen Komutanlığı'na atanmıştır.
25 Nisan gündüz taarruzlarında emrindeki 57.inci Alayı emir beklemeden muharebeye sokan Yarbay Mustafa Kemal'in icra ettiği koordineli taarruz, kıyı başının genişlemesini engelleyen ilk ciddi direnmedir.
Tümen komutanı Yarbay Mustafa Kemal'in, Conkbayırı'nda karşılaştığı bir olay onun kahramanlığını dile getirir.
Yarbay Mustafa Kemal Conkbayırı'na vardığı zaman, tümene bağlı 57.nci Alay'dan küçük bir müfrezenin "cephanemiz tükendi" diyerek çekilmekte olduğunu, onların gerisinde de kalabalık düşman askerlerinin ilerlediğini ve Conkbayırı'na ulaşmak üzere olduğunu görür.
Mustafa Kemal duruma derhal müdahale eder ve askerlerine "Düşmandan kaçılmaz - cephaneniz yoksa süngünüz var" diyerek o anda kaybedilmekte olan inisiyatifi tekrar ele geçirir.
Conkbayırı, süngü savaşı ile o an düşman eline düşmekten kurtulmuştur. Yarbay Mustafa Kemal'in "Kazandığımız an bu andır" dediği bu durum, düşmana karşı kazanılan bir zaferi simgelemektedir.
Taarruz emrini alan kahraman 57.inci Alay'ın tümü komutanı dahil şehit olmuştur.
Arıburnu muharebelerinde amacına ulaşamayan düşman daha sonra sırasıyla Kirte ve Anafartalar bölgelerine taarruz ederek talihini denemişse de sonuçta karşısında Mustafa Kemal'in sevk ve idaresindeki kahraman Mehmetçiği bularak geri çekilmek zorunda kalmıştır.
Açılan bu cephelerde de arzu ettiği sonuca ulaşamayan İtilaf Devletleri artık çekilme hesaplarına başlamıştır.
Nitekim alınan kararlar doğrultusunda Anafartalar ve Arıburnu bölgesi 8-20 Aralık 1915 arasında, Seddülbahir bölgesi ise 28 Aralık 1915 – 9 Ocak 1916 arasında tamamen tahliye edilmiştir. Çok ustaca hazırlanmış tahliye işlemi hiç zayiat vermeden gerçekleştirilmiştir.
Mustafa Kemal'in ani karşı taarruzlarla düşmanın imhasını öngören düşüncesi, katıldığı her muharebede felaketin büyümesini önlemiştir.
Çanakkale kara muharebelerinde kendine özgü bir atılganlık şuuru içinde şahlanan Türk ordusu kahraman bir millet olarak varlığını bütün dünyaya duyurmuştur.
          d- Sonuçlar:
Bu muharebelerin en belirgin sonucu; Atatürk'ün Çanakkale muharebelerinde, kazandığı askeri başarılar sonucu "ulusal bir kahraman" olarak Türk halkının kalbinde engin bir yer kazanmasıdır.
Çanakkale Zaferi'nden çıkarılan sonuçları diğer boyutları ile inceleyecek olursak;
*İtilaf Devletleri'nce, mahalli ve kolay bir harekat görüşüyle başlatılan Çanakkale seferi, sonunda sadece bir askeri olay olmaktan çıkmış ve İtilaf Devletleri'nin iç işlerine kadar etki yapan çok yönlü bir dünya olayı düzeyine erişmiştir.
         *Öncelikle; İtilaf Devletleri'nin azamet ve gururları kırılmış, ve ülkelerin bağımsızlık hareketlerine güç vermiş, örnek olmuştur. Birçok ülke bağımsızlık fikrinin temelini Çanakkale'den almıştır.
         *Hala tarafsız olan Balkan Devletlerini, özellikle Yunanistan, Bulgaristan ve Romanya'yı İtilaf Devletleri safına çekmek.
*Çanakkale ve İstanbul Boğazları'nın kapatılmasıyla, itilaf devletleri ile irtibatı kesilen ve lojistik desteği alamayan Rusya, harbi kaybetmiştir.
*Çanakkale muharebeleri; İngiliz devlet adamı Churchill'in deyişiyle, Viyana'dan Hindistan'a kadar dünya siyasi haritasının değişmesine, İtilaf Devletleri'nin harpten evvel anlaştıkları dünya düzeninin kurulamamasına neden olmuştur.
*İstanbul'un tüm anıt yapıları ve kültür değerleri harap olmaktan ve talan edilmekten korunmuştur.
*Tarihin her devrinde olduğu gibi Çanakkale, yine İstanbul'u savunmuş ve kurtarmıştır.
*Çanakkale zaferi; yıllardan beri, parçalanmaktan büyük ölçüde nasibini almış yüce Türk Milleti'nin benliğine kavuşmasına ve kendine güvenini kazanmasına neden olmuş, böylece Çanakkale'de Ulusal Kurtuluş mücadelesinin temelleri atılmıştır.
*Aynı zamanda, bize ve tüm insanlığa; asker, devlet kurucusu, fikir adamı ve insanlık aşığı büyük Atatürk'ü armağan etmiş, yeni Türkiye Cumhuriyeti'nin temeli olmuştur.
Bize bu günleri armağan eden, başta ulu önderimiz Büyük Atatürk olmak üzere, aziz şehitlerimizi ve kahraman gazilerimizi minnet ve şükranla anıyor, aziz hatıraları önünde saygıyla eğiliyoruz;
 
"Dur yolcu!
Bilmeden gelip bastığın bu toprak, bir devrin battığı yerdir.
Eğil de kulak ver, bu sessiz yığın, bir vatan kalbinin attığı yerdir.
Bu ıssız, gölgesiz yolun sonunda, gördüğün abide Anadolu'da,
İstiklal uğrunda, namus yolunda, can veren Mehmet'in yattığı yerdir."

27 Nisan 2007  19:47:27 - Okuma: (1085)  Yazdır




İstatistik