Yazı

Artık Ayaklar Yere Basmalı
Artık Ayaklar Yere Basmalı 

Özcan Nevres

Kalkınmayı toprak ev kalmayacak sloganıyla başlatan Demokrat Partinin ekonomisi beş yılda duvara toslamıştı.

Bin dokuz yüz atmış sonrası kurulan İnönü kabinesinde kalkınmanın plan ve program içerisinde mümkün olabileceği gerekçesiyle beş yıllık planlı dönemi başlatıldı. Daha sonra Adalet Partisi Genel Başkanı Süleyman Demirel planlı kalkınmayı alay konusu yaparak biz plan değil pilav istiyoruz sloganlarıyla sürdürdüğü seçim propagandalarında başarılı oldu. Her ne kadar beşer yıllık kalkınma planları uygulanıyor görünmüş olsa da Allahım sen rast getir seçeneği ekonomiye yine hakim olmuştu. O dönemde de inşaat sektörü inşaat ekonominin lokomotifidir gerekçesiyle atağa geçti. İçinde ortalama bir ay dahi oturulmayan yazlık konut inşaatlarında büyük patlamalar oldu. Akaryakıttaki ucuzluk nedeniyle hafta sonları giderim düşüncesi bu patlamada oldukça etkili oldu. Şimdiki akaryakıt fiyatları yüzünden bırakınız hafta sonlarını, yaz aylarında bile yazlık olarak sahiplenilmiş olan evlere gidilmez oldu. İnşaat sektörü de duvara toslayınca yeni bir ekonomik lokomotif keşfedildi. Uzun vadeli eskiye göre çok ucuz kredilerle kampanyalar başlatıldı. Halk elverişli kredilerle otomobil sahibi olmak için sıraya girdi. Taksitli otomobil kampanyaları büyük rağbet gördü. Akaryakıt fiyatlarındaki olumsuzluklar bu lokomotifi de gözden düşürdü. Tüm bu kampanyalar uygulamaya başlatıldığında üretim hep göz ardı edildi. Tarımda kendi kendine yetebilen sayılı ülkeler arasındayken ülke ithal ürünlere mahkûm edildi. Oysa üretimini arttıramayan ülkeler sonunda yokluğa ve yoksulluğa boyun eğmek zorunda kaldılar.
Ali Kırca’nın Siyaset Meydanı adlı programında Almanya vatandaşı ve parlamenteri olmuş iki Türk’ün söyledikleri beni yeterince sinirlendirmesine rağmen bir süre daha programı izledim. Alman vatandaşlarından sonra Profesör Eser Karakaş söz aldı ve incilerini döktürdü. Eser hoca diyor ki, Türkiye’deki trafik kazalarının yüzde seksenine eski taşıtlar neden oluyor. Koskoca profesörün oturduğu yeri ile konuşmasına çok şaşırdım. Programda katılımcı olmuş olsa idim şu sorumu yöneltirdim. Siz kaza yapan araçların son model araçlar olduklarını neden görmek istemiyorsunuz? Neden o eski dediğiniz araçların trafikten kaldırılmasını istiyorsunuz? Otomobil üretici ve satıcılarının adına mı konuşuyorsunuz diye sorardım. Oysa kazaların nedeni ne son model ne de eski model arabalardır. Kazaların tek nedeni sürücü hatalarıdır. Büyükçekmece’de şehir içi geçişlerde kaç TIR aşırı hız yüzünden devrildiğini biliyorlar mı? Şehir içi hız sınırına kaç sürücü uymaktadır. Trafik kuralları uzun araştırmalar sonucu kurallaştırılmıştır. Her sürücü hız kurallarına gerektiği gibi uyum sağlasalar trafik kazaları neredeyse sıfıra düşer. Bir de uykusuz, alkollü ve dikkatsiz araç kullanımlarını da göz ardı edemeyiz.
İkinci Dünya Savaşında istilaya uğramış Yunanistan’da felç olan ekonomi yüzünden nice Yunanlı açlıktan ölmüştü. Çocukluğumuzda Yunan parasının değersizliği alay konusu idi. Bir sepet para ile pazara çıkıyorlar ve bir sepet yiyecekle evlerine dönüyorlar derlerdi. Gerçi kötü yönetimlerle onların durumuna ülkemiz de düşmüştü ama paramızdan altı sıfır atılarak Yunan parasına benzemekten direkten döndü. Akıllı ve ilerisini gören devlet adamlarının yönetimindeki Yunanistan bu kötü gidişten akıl yoluyla kısa zamanda kurtuldu. Ayaklarını yorganlarına göre uzatarak sefalet zincirini kırmayı başardılar. Bizde fert başına ulusal gelir bin beş yüz dolarla yerlerde sürünürken Yunanistan kısa zamanda fert başına ulusal gelirinde on bin doları aştı. Peki, bunu nasıl başardı. Az önce dediğim gibi ayaklarını yorganlarına göre uzattıkları için. Yunanlılar yıllarca lüks tüketime değil, üretime değer verdiler. İkinci dünya savaşından kalma hurda cemseleri onarıp yük kamyonlarına ve yolcu otobüslerine çevirdiler. Halk bırakınız lüksü, o otobüslere ve kamyonlara sahip olmalarına sevindiler. Ta ki ekonomileri yeterince düzelinceye kadar.
Ekonomik kalkınma ancak üretimle gerçekleştirilir. Hayaller kurarak kalkınma olamaz.
Özcan Nevres     www.ozcannevres.com


14 Nisan 2008  23:53:19 - Okuma: (506)  Yazdır




İstatistik