Yazı

Ser Mimar Sinan–1
Ser Mimar Sinan–1 

Asil S. Tunçer

9 Nisan; Mimar Sinan’ın ölüm yıldönümü. Doğumu ise 15 Nisan. Bunun tam tersini yani 9 Nisan’ın doğum 15 Nisan’ın ise ölüm yıldönümü olduğunu söyleyen kaynaklar da çok. Biz ortaya konuşalım; diyelim ki Mimar Sinan, nisan ayında gözlerini dünyaya açtı ve yine nisan ayında kapadı.

Bu nedenle önümüzdeki hafta Kayseri-Ağırnas’ta büyük kutlamalar yapılacak. Mimar Sinan’ın doğum gününe izafen yapılan bu kutlamalar çok anlamlı. Sahip çıkılmayana sahip çıkıyorlar da o yüzden anlamı büyük buradaki anmanın. Büyük Mimar (1490–1588), bundan tam 420 yıl önce dünyaya gelmişti. Geçen geçen yıl da yani 419.doğum/ölüm yıldönümünü ÇEKUL Vakfı, Sinan’ın doğum yeri olan yine Ağırnas'ta andı. Programa, ÇEKUL’un yanı sıra Ağırnas Belediyesi, Atlas Dergisi ve TRT2 katıldı. Sembolik olarak Sinan’ın doğduğu ev kabul edilen "Mimar Sinan Müze Evi” anma töreninde ziyarete açıldı.
 
Mimar Sinan’ın doğduğu ev ise Ağırnas Belediyesi tarafından satın alınarak Kayseri Valiliği, Erciyes  Üniversitesi ve ilgili kurumların yardımlarıyla restore edilmektedir. Mimar Sinan’ın adına layık bir biçimde restorasyon işlemi tamamlanarak ziyarete açıldı.  
 
Ağırnas, bildiğiniz gibi Kayseri merkeze bağlı bir kasaba; uzaklığı 25km. Bünyan’a ise çok daha yakın (yanılmıyorsam yaklaşık 10km kadar mesafede). Kasabaya, (meşhur ve türküsü olan) Gesi Bağları’nın içinden ve iki heybetli tümülüsün arasından geçilerek ulaşılmaktadır. Ağırnas, İç Anadolu Bölgesi’nin en yüksek noktası olan Erciyes Dağı’nın ve yine bölgenin yüksek dağlarından olan Koramaz Dağı’nın kaidesinde kurulmuştur. Yerleşim tarihi kesin olarak bilinmemekle birlikte, gerek yakın çevrede bulunan Tümülüsler gerekse yeraltı şehirlerinde mevcut olan arkeolojik bulgular, yöre tarihinin Geç Hitit dönemine kadar uzandığını göstermektedir.
 
Ağırnas’ın bu alanda kurulmasında en temel etken, su kaynaklarına yakınlığıdır. Ağırnas, içinden Akbin Deresi’nin aktığı yeşil bir vadide kurulmuştur. Bu özelliği ile Ağırnas, her dönemde önemini korumuştur. Ağırnas halkı arazi şartlarına göre geçim imkânını sağlamıştır. Bunu yapabilmek için de çevre şartlarıyla hem mücadele etmiş hem de onunla uyum içinde yaşama yollarını keşfetmiştir. Yaklaşık nüfusu 5.000 yüzölçümü ise 75 milyon m2dir.
 
Kasabadaki ilk Hıristiyanlık  dönemine ait olduğu bilinen yeraltı şehri, hastaların dertlerine deva bulduklarını düşündükleri yeraltı ocakları, Mimar Sinan’ın doğduğu ev, Agias Prokopis Kilisesi ve Mimar Sinan Kültür Merkezi gibi tarihi mekânlar  karşımıza çıkar. (Büyük) Mübadele’de Ağırnas’tan Yunanistan’a göçen Ağırnaslılarla  buluşmanın da gerçekleştiği Ağırnas Kültür ve Turizm Festivali ile kasaba Kayseri’deki en önemli turizm etkinliklerinden birini gerçekleştirmektedir.
 
Günümüzden en az 3.000 yıl öncesine dayanan bir yerleşime sahne olan Ağırnas, 1071 Malazgirt Meydan Muhaberesi’nden 200–250 yıl kadar önce Karadeniz’in kuzeyinden gelerek Balkanlara inen Uz, Peçenek ve Kuman gibi Türk boylarının Bizans Devleti tarafından Anadolu'nun muhtelif yerlerine yerleştirildikleri yerlerden birisi olmuş Anadolu coğrafyasında…
 
Ağırnas'ın Selçuklu hâkimiyeti dönemlerine ilişkin çok veri bulunmadığı söyleniyor. Osmanlı kaynaklarında ise özellikle Sinan’ın köyü olmasıyla önem kazanmıştır. Döneme ait 1500 yılında yapılan tahrir defterine; Ağırnas, Kayseri'de bulunan 9 nahiyeden biri olan Koramaz nahiyesine tabi olarak kaydedilmiştir. Bize ulaşan bilgilerde köyde 53 hanenin Hıristiyan (Gebran hane), 3 hanenin ise Müslüman olduğudur. Ayrıca köyün 2 adet değirmeni, 4 adet bezirhanesi bulunmaktadır. Ağırnas, Hazineye 18 bin akçe vergi ödeyen hem nüfus hem de ekonomik yönden oldukça büyük bir köy olarak da kaydedilmiştir.
 
Sadece 3 hanenin Müslüman olması, Sinan için Hıristiyan hatta Ermeni olduğu yönünde çok güçlü söylentiler vardır. Bunun karşılığını ve doğru yanıtına geçmeden önce Ağırnas hakkında sizlere biraz daha ayrıntı vermek istiyorum.  
 
Köyün tarımsal gelirleri düşük çünkü arazi hem verimsiz hem de kıraç. Bunun nedeni toprağın çoğunluğunun volkanik karakterli olması. Bu topraklarda ekim yapılsa dahi ertesi yıl nadasa bırakma zorunluluğu ortaya çıkıyor. Bu nedenle Ağırnas eşrafı geçmişten bugüne geçimlerini başka meslek dallarında sağlama eğilimi göstermiştir. Örneğin; 16. ve 17. yy.da Osmanlı topraklarından İngiltere’ye ihraç edilen mallara ait listenin ilk sırasında Ağırnas’ta dokunan kumaşlar yer almaktadır. Bilhassa Ağırnas Boğası denilen ince yumuşak beyaz pamuklu bez başta İngiltere, Fransa ve Hollanda’da çok aranan, rağbet gören ticari mallar arasında görülmektedir.
 
1875 kayıtlarında; Ağırnas'ta bir kumaş boyahanesinin var olduğunu, çok sayıda el tezgâhlarının bulunduğunu ve bu tezgâhlarında oldukça kaliteli ve bol miktarda kumaşın dokunup yurt dışına satıldığı belirtilmektedir.  
 
El dokumacılığının dışında Ağırnas eşrafı “taş işleme”, “duvarcılık”, “nakkaşlık”, “boyacılık”, “sıvacılık” gibi inşaat işçiliğini ve ustalığını oldukça benimsemişlerdir. Ağırnaslı ustaların, 15 ve 16. yy.dan itibaren İstanbul, Kahire, Cezayir, Rodos, Girit, Kıbrıs, Şam, Halep, Kırım, Belgrad, Edirne gibi İmparatorluğun önemli merkezlerindeki tarihi binaların inşaatlarında emekleri, imzaları bulunmaktadır. Bu vesileyle çalıştıkları yerlerde gördükleri üstün maddi kültürel değerleri de kendi köylerine kazandırmışlardır aynı zamanda.  
 
Mutfak zenginliği, ev nefaseti, giyim kuşamdaki ince zevk ve zarafeti; kullanılan ev gereçlerinin zarif ve güzel (İstanbul) işçiliği Ağırnası basit bir Anadolu köyünden farklı kılmıştır. Ayrıca Ağırnaslıların Kayseri şivesinden daha çok İstanbul (her nedense) ağzına yakın bir şiveyle konuşmaları Ağırnas sanatı ile kültürün itibar görmesine sebebiyet vermiş, bu da köydeki sosyal yapının gelişmesinde etkili olmuştur.
 
Sürecek…


11 Nisan 2008  16:31:22 - Okuma: (1028)  Yazdır




İstatistik